<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gerçek Değil, Bakış Açısı Değişir</title>
    <link>https://www.paralaksnews.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.paralaksnews.com/rss/ekonomi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 06 Sep 2026 11:51:31 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/rss/ekonomi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA['Köprü ve otoyol' özelleştirmesine peş peşe açıklamalar!]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/kopru-ve-otoyol-ozellestirmesine-pes-pese-aciklamalar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/kopru-ve-otoyol-ozellestirmesine-pes-pese-aciklamalar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) boğaz köprüleri ve otoyol özelleştirmeleri ile ilgili açıklama yaptı. Bakanlık yıllık karın 600 milyon dolar değil 300 milyon dolar olduğunu belirterek işlemin satış olmadığını işletme devri olduğunu ifade etti. ÖİB kamu varlıklarının satışını değil, "mülkiyetin devlette kalması kaydıyla işletme hakkının belirli bir süre için devredilmesi"ni esas alan bir modelin değerlendirilmesine yönelik olduğunu öne sürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün (KGM) sorumluluğundaki bazı köprü ve otoyolların özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin tartışmalara yanıt verdi. Bakanlık, kamuoyunda paylaşılan "yıllık 600 milyon dolar kâr" ve "30 yılda 18 milyar dolar kamu zararı" hesaplarının gerçeği yansıtmadığını savundu.</p>

<p>Bakanlık, yürütülen hazırlıkların doğrudan bir satış anlamına gelmediğini, mülkiyetin devlette kalması şartıyla belirli bir süre için işletme hakkının devredilmesini öngören bir modelin değerlendirildiğini açıkladı.</p>

<p><strong>"AMAÇ GELİR ELDE ETMEK DEĞİL, HİZMET KALİTESİNİ ARTIRMAK"</strong></p>

<p>Açıklamada, hazırlık çalışmalarının öncelikli hedefinin kamuya gelir sağlamak olmadığı belirtildi. Bakanlık; bakım ve yatırımların hızlandırılması, hizmet kalitesinin yükseltilmesi ve işletme verimliliğinin artırılmasının hedeflendiğini bildirdi.</p>

<p>5 Eylül 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın (ÖİB) süreç kapsamında yetkilendirildiği hatırlatıldı.</p>

<p>Bakanlık, söz konusu kararla ücretsiz otoyolların ücretli hale getirilmesi veya mevcut geçiş ücretlerine ek zam yapılmasına yönelik herhangi bir karar alınmadığının da altını çizdi.</p>

<p><strong>"600 MİLYON DOLAR KÂR DEĞİL, GELİR"</strong></p>

<p>Bakanlığın açıklamasında, otoyolların yıllık 600 milyon dolar kâr sağladığı yönündeki değerlendirmelere de itiraz edildi. Söz konusu rakamın kâr değil, brüt gelir olduğu belirtilirken, bu tutarın önemli bir bölümünün işletme giderlerine ayrıldığı ifade edildi.</p>

<p>Açıklamaya göre yaklaşık 300 milyon dolar; bakım, onarım ve yatırımlara harcanıyor. Bunun yanı sıra personel, işletme, yatırım ve yenileme giderlerinin de bulunduğu kaydedildi.</p>

<p>Bakanlık, maliyetler dikkate alınmadan yapılan hesaplamaların otoyolların gerçek ekonomik değerini yansıtmayacağını ve kamuoyunda yanlış bir algıya neden olabileceğini savundu.</p>

<p><strong>"30 YILLIK KÂR" HESABINA İTİRAZ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlık, 600 milyon dolarlık gelirin doğrudan 30 yılla çarpılarak 18 milyar dolarlık "kâr" ya da "kamu zararı" hesabı yapılmasının teknik ve mali açıdan doğru olmadığını belirtti.</p>

<p>Açıklamada, altyapı projelerinin ekonomik değerlendirmesinde trafik projeksiyonları, bakım ve yenileme maliyetleri, işletme ve personel giderleri, finansman maliyetleri ile çeşitli risklerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p><strong>ÖİB: "MÜLKİYET DEVLETTE KALACAK"</strong></p>

<p>Özelleştirme İdaresi Başkanlığı da konuya ilişkin ayrı bir açıklama yaptı. ÖİB, çalışmanın kamu varlıklarının satışını değil, mülkiyet devlette kalmak üzere işletme hakkının belirli bir süreyle devredilmesini esas alan bir modelin değerlendirilmesine yönelik olduğunu bildirdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında KGM'nin sorumluluğundaki üç otoyol ve bağlantı yolları ile bunların üzerinde bulunan bakım ve işletme tesisleri, hizmet tesisleri, ücret toplama merkezleri ve yük aktarma merkezleri gibi varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alındığı belirtildi.</p>

<p>ÖİB açıklamasında da temel hedefin gelir elde etmekten ziyade otoyollarda hizmet kalitesini yükseltmek, bakım ve yatırımları hızlandırmak ve işletme verimliliğini artırmak olduğu ifade edildi.</p>

<p><strong>ÜCRETSİZ OTOYOLLAR VE ÇALIŞANLAR İÇİN "DEĞİŞİKLİK YOK" MESAJI</strong></p>

<p>Hem Hazine ve Maliye Bakanlığı hem de ÖİB, mevcut düzenlemeyle ücretsiz otoyolların ücretli hale getirilmesine yönelik bir karar bulunmadığını bildirdi.</p>

<p>Açıklamalarda ayrıca geçiş ücretlerine ilave bir artış yapılmasına veya çalışanların mevcut haklarını kaybetmesine yol açacak herhangi bir karar alınmadığı savunuldu.</p>

<p>ÖİB'nin süreci ilgili mevzuat çerçevesinde; şeffaflık, rekabet ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda yürüteceği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Baba Ocağı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Gündem</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/kopru-ve-otoyol-ozellestirmesine-pes-pese-aciklamalar</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/09/kopru-6.webp" type="image/jpeg" length="94922"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YÖK’ten vakıf üniversitelerine ücret soruşturması...]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/yokten-vakif-universitelerine-ucret-sorusturmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/yokten-vakif-universitelerine-ucret-sorusturmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YÖK, öğrencilerden alınan öğrenim ücretlerinde belirlenen artış sınırının aşıldığı yönündeki ihbar ve şikayetler üzerine 23 vakıf yükseköğretim kurumu hakkında inceleme başlattı. Üniversitelerin 2026-2027 akademik yılı ücret politikaları mevzuata uygunluk açısından değerlendirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK), vakıf üniversitelerinin öğrenim ücretlerine ilişkin dikkat çeken bir inceleme başlattı. Belirlenen ücret artış sınırına uyulmadığı yönündeki ihbar ve şikayetlerin ardından 23 vakıf yükseköğretim kurumu Yükseköğretim Denetleme Kurulu’nun incelemesine alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>YÖK tarafından yapılan yazılı açıklamada, söz konusu üniversitelerin 2026-2027 akademik yılı için belirledikleri öğrenim ücretleri ile öğrencilere uygulanan ücret artışlarının mercek altına alınacağı bildirildi.</p>

<p><strong>23 ÜNİVERSİTEDE ÜCRET ARTIŞLARI İNCELENECEK</strong></p>

<p>YÖK, son dönemde Başkanlığa çok sayıda ihbar ve şikayet ulaştığını belirtti.</p>

<p>Başvurularda bazı vakıf üniversitelerinin öğrencilerin öğrenim ücretlerine belirlenen artış sınırının üzerinde zam yaptığı yönünde iddialar yer aldı.</p>

<p>Bu başvurular üzerine Yükseköğretim Denetleme Kurulu tarafından 23 vakıf üniversitesi hakkında inceleme başlatıldı.</p>

<p><strong>2026-2027 ÜCRETLERİ MASADA</strong></p>

<p>İnceleme kapsamında üniversitelerin 2026-2027 akademik yılı için ilan ettiği öğrenim ücretleri değerlendirilecek.</p>

<p>Ayrıca mevcut öğrencilerin ücretlerinde uygulanan artışların, ilgili mevzuata ve Yükseköğretim Genel Kurulu kararlarına uygun olup olmadığı da araştırılacak.</p>

<p><strong>ÖĞRENCİLERİN MAĞDURİYET İDDİALARI ARAŞTIRILACAK</strong></p>

<p>İnceleme sürecinde özellikle öğrencilerin eğitimlerini sürdürürken karşılaştıkları ücret artışlarının belirlenen sınırlar içinde kalıp kalmadığına bakılacak.</p>

<p>YÖK, yapılacak değerlendirmenin ardından tespit edilen aykırılıklara ilişkin gerekli işlemlerin uygulanacağını bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Baba Ocağı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Gündem</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/yokten-vakif-universitelerine-ucret-sorusturmasi</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/09/universite-7.webp" type="image/jpeg" length="28178"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kredi faizleri için kritik mesaj!]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/kredi-faizleri-icin-kritik-mesaj</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/kredi-faizleri-icin-kritik-mesaj" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, Merkez Bankası’nın faiz konusunda daha temkinli hareket edeceğini öngördü. Avdagiç, referans faiz ile gecelik faiz arasındaki 3 puanlık farkın kapanmasının ardından indirimin kredi faizlerine yansımasını beklediklerini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İTO Başkanı Şekib Avdagiç Merkez Bankasının faizler konusunda bir miktar daha ketum davranacağını gözlemlediklerini belirtip "İlk işaret bu 3 puanlık pencerenin kapanması oldu. Dolayısıyla önümüzdeki Para Politikası Kurulunda benim öngörüm, bu 3 puanlık pencerenin hayata geçmesi ama bir süre daha faizin bu şekilde devam edeceği yönünde" derken repo ihalelerine dönüşle sağlanan 3 puanlık indirime dair "Bu hafta başı itibarıyla buradaki indirimin tüm kredi faizlerine yansımasını bekliyoruz" dedi.</p>

<p>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul Finans Merkezinin katkısıyla hazırlanan Anadolu Ajansı (AA) Finans Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı. Türkiye'nin coğrafya itibarıyla hem kuzeyinde hem de güneyinde savaşların gerçekleştiği bir konumda olduğunu belirten Avdagiç, Hürmüz bölgesinde ve Süveyş'e doğru giden yollarda ortaya çıkan sıkıntıların şu anda global anlamda iş dünyasını fevkalade etkileyen süreçler olduğunu söyledi.</p>

<p>Avdagiç, ticaretin barışı sevdiğini dile getirerek, "Ticaret, barışa katkı yapmak ister ama şu anda maalesef yaşadığımız bu konjonktür sadece bölgemizi değil, bütün dünyayı etkileyen bir süreçle bizi karşı karşıya bıraktı." ifadesini kullandı.</p>

<p>Navlun fiyatlarında artış ve sigorta fiyatlarında belirsizlik olduğunu belirten Avdagiç, "Onun dışında ortaya çıkan birtakım ek maliyetler var, geciken sevkiyatlar var. Bütün bunlar herkesin önünde bir sorun olarak gözüküyor." diye konuştu.</p>

<p><strong>"EN UYGUN ŞARTLARLA TEDARİK ETMEKTEN ZİYADE, EN GÜVENLİ YERDEN TEDARİK ETMEK ÖNEMLİ HALE GELDİ"</strong></p>

<p>Şekib Avdagiç, artık en uygun şartlarla tedarik etmekten ziyade en güvenli yerden tedarik etmenin önemli hale geldiğini, Türkiye'nin bu anlamda son dönemlerde, özellikle son 10 yılda çok ciddi olumlu bir sınav verdiğini dile getirdi.</p>

<p>Türkiye'nin bu anlamda algısının son derece iyi olduğunu belirten Avdagiç, "Türkiye, güvenli tedarikçi olma avantajını yukarıya doğru taşıyacak süreçlerin üzerine kafa yormalı ve bütün bu olumsuzlukları kısmen de olsa olumluya çevirecek yöntemleri geliştirip bunları hayata geçirmesi gerekiyor." ifadesini kullandı.</p>

<p>Avdagiç, korumacılığın artık farklı bir yapıya dönüştüğüne işaret ederek, "Ülkeler arasında gümrük seviyeleri veya belirlenen hususlar vardı, belirlenen kurallar manzumesi vardı ama artık bunlar çok değişti. Her ülke, her bölge, her ekonomik birlik, açık olarak beyan ettikleri kurallar dışında bugüne kadar hiç aklımıza gelmeyen veya gündemde olmayan yeni tedbirler, tarifeler, kurallar ve tarife dışı engellerle beraber uygulamayı genişleterek devam ediyor." dedi.</p>

<p><strong>"TÜRK İŞ DÜNYASININ, BELGELENDİRMEYLE İLGİLİ BEKLENTİLERİ KARŞILAYACAK BİR YAKLAŞIM SERGİLEMESİ GEREKİYOR"</strong></p>

<p>İTO Başkanı Avdagiç, ABD Başkanı Donald Trump'ın göreve gelmesinden bu yana ABD'nin uyguladığı, dalgalı bir seyir izleyen gümrük tarifeleri sürecine dikkati çekerek, bu tarifelerin tam ve uzun süreli netleşmemesinden dolayı sürecin küresel anlamda bir belirsizliğe yol açtığını ifade etti.</p>

<p>Türk iş dünyasının, belgelendirmeyle ilgili beklentileri karşılayacak bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini söyleyen Avdagiç, "Sertifikasyonla ilgili yine buna uygun süreçleri gündeme getirmesi lazım. Sınırda karbon düzenlemeleriyle ilgili beklentileri karşılıyor olabilmesi lazım." diye konuştu.</p>

<p>Avdagiç, Türkiye'nin artan tarifelerle veya görünmeyen birtakım ilave maliyetlerle ilgili cepheyi daraltıcı önlemleri alması gerektiğini vurgulayarak, "Bakanlıklarımız da bununla ilgili çok sıkı ve kapsamlı bir şekilde çalışıyorlar ama birçok ülke öngörmediğimiz, yazılı olmayan birtakım kuralları hayata geçiriyor." ifadesini kullandı.</p>

<p><strong>"TÜRK İHRACATÇISININ ÇOK DAHA AZ SIKINTI YAŞAMASI İÇİN ÇALIŞIYORUZ"</strong></p>

<p>Şekib Avdagiç, Türk ihracatçısının çok daha az sıkıntı yaşaması için çalıştıklarını dile getirerek, kuralların ve zorlukların artacağına, ihracatçıları zorlayan yapının süreceğine işaret etti.</p>

<p>"BU HAFTA BAŞI İTİBARIYLA BURADAKİ İNDİRİMİN TÜM KREDİ FAİZLERİNE YANSIMASINI BEKLİYORUZ"<br />
Türkiye'nin bu sene enflasyon hedeflerinin bir miktar uzağında olduğunu belirten Avdagiç, şöyle devam etti:</p>

<p>"Körfez'de çıkan savaştan dolayı bazı adımlar ertelendi. Özellikle PPK'nin alacağı indirim kararlarının buna bağlı olarak ertelendiğini gözlemliyoruz. Merkez Bankasının referans faizi ile gecelik faizler arasında 3 puanlık bir fark kısa bir süre evvel kapandı. Bu hafta başı itibarıyla buradaki indirimin tüm kredi faizlerine yansımasını bekliyoruz."</p>

<p>Avdagiç, yaz döneminde özellikle tarımdaki bolluktan, tarım ürünlerindeki kapasite artışından veya daha çok ürün üretilebiliyor olmasından dolayı gıda enflasyonunda bir düşme trendinin söz konusu olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Enflasyonun belli bir seyirde devam ettiğini dile getiren Avdagiç, "Bizim gözlemlediğimiz Merkez Bankasının bir miktar daha faizler konusunda ketum davranacağı yönünde. İlk işaret bu 3 puanlık pencerenin kapanması oldu. Dolayısıyla önümüzdeki PPK'de benim öngörüm, bu 3 puanlık pencerenin hayata geçmesi ama bir süre daha faizin bu şekilde devam edeceği yönünde." dedi.</p>

<p><strong>"KOBİ'LERİMİZİN MUTLAKA BU YAPAY ZEKA SÜREÇLERİNDE ÜZERLERİNE DÜŞEN ADIMLARI ATABİLİYOR OLMALARI LAZIM"</strong></p>

<p>İTO Başkanı Avdagiç, yapay zekanın ABD'nin dünya ölçeğinde sahip bulunduğu en önemli avantaj olduğunu belirterek, şu anda dünyada sayısı yaklaşık 7 bin 500 olan yapay zeka ile ilgili veri işleme merkezlerinin 5 bin 500 kadarının ABD'de olduğuna dikkati çekti.</p>

<p>Yapay zeka yatırımları ve teknolojik gelişimleri itibarıyla ABD'nin açık ara tüm dünyanın önünde olduğunu dile getiren Avdagiç, şunları söyledi:</p>

<p>"Çok hızlı bir şekilde Çin, Amerika Birleşik Devletleri'ne yaklaşıyor. Biz yapay zekada iyi bir kullanıcı mı olacağız yoksa bunun geliştirilmesinde, bunun teknolojisinin hayata adapte edilmesinde bir geliştirici ve teknoloji üreticisi mi olacağız? Aslında kritik soru bu. Biz bunu çok iyi adapte eden bir ülke olma gibi bir hedef seçersek ki bana göre bu eksik bir hedef olur. O zaman ciddi bedeller ödeyerek ve sürekli kontrolü başka merkezlerin elinde olan bir süreçle karşı karşıya kalacağız. Yapay zekaya olan duyarlılıkları veya yapay zekâ kullanımıyla ilgili bir anket yaptığınız zaman Türkiye'nin gelişmiş Batı ülkelerinin dörtte biri mertebesinde olduğunu görüyoruz."</p>

<p>Özellikle orta büyüklükte ve büyük firmaların yapay zeka sürecine daha hızlı adapte olduğunu ve bu konuda kendilerini konumlandırmaya çalıştıklarını ifade eden Avdagiç, "Ama bizim esas üzerine odaklanmamız gereken, önem vermemiz gereken KOBİ'lerimiz. KOBİ'lerimizin mutlaka bu yapay zekâ süreçlerinde kendi üzerlerine düşen adımları atabiliyor olmaları lazım. Bu konuda kamunun vereceği destekler, katkılar önemli." diye konuştu.</p>

<p><strong>"YAPAY ZEKA UZMANLARININ SAYISINI ARTIRARAK BU İŞİ ÇÖZEMEYİZ"</strong></p>

<p>Şekib Avdagiç, gelecek dönemde üniversitelerin yapay zeka konusunda müfredatlarını geliştirmeleri gerektiğini, sadece yapay zeka uzmanı yetiştirerek bu işin çözülemeyeceğini söyledi.</p>

<p>Her sektördeki beyaz yakalıların ve birçok mavi yakalının da yapay zekanın kullanımı konusunda bilgi sahibi olması gerektiğini belirten Avdagiç, "Burada sadece yapay zeka uzmanlarının sayısını artırarak bu işi çözemeyiz. İş dünyasında faal olan iş gücümüzün önemli bir kısmını yapay zekaya hazırlama konusunda çok ciddi ve etkili programları hayata geçirmemiz lazım." dedi.</p>

<p>Avdagiç, yapay zeka konusunda hem üyelere hem de öğrencilere yönelik adımlar attıklarını dile getirerek şunları kaydetti:</p>

<p>"Bu konu 2027 ve onu takip eden yıllarda en önemli uygulama alanlarımızın başında gelecek. Bizim bu konuda geri kalma, takipçi olma, sadece ortaya konulan yeni teknolojileri gözlemleyen ve onları kısmen uygulayan bir ülke olma lüksümüz yok. Bu konuda mutlaka bu işin bir parçası, yaygın bir şekilde uygulayıcısı olma konusunda rotamızı belirlememiz lazım."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Gündem</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/kredi-faizleri-icin-kritik-mesaj</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/para-6-1.webp" type="image/jpeg" length="85043"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜİK'in enflasyon verisinin ardından eylül ayı kira zam oranı belli oldu!]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/tuikin-enflasyon-verisinin-ardindan-eylul-ayi-kira-zam-orani-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/tuikin-enflasyon-verisinin-ardindan-eylul-ayi-kira-zam-orani-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu, kiralara gelecek zamma ilişkin enflasyon verisini açıkladı. İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eylül ayında kira sözleşmesini yenileyecek milyonlarca kiracı ve ev sahibinin beklediği kira artış oranı için artık kritik güne gelindi.</p>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu, kiralara gelecek zamma ilişkin enflasyon verisini açıkladı.</p>

<p>Ağustos ayı enflasyonunun açıklanmasıyla birlikte ev ve iş yerlerine yapılacak kira artış oranı belirlendi. Türkiye İstatistik Kurumu, Temmuz ayına ilişkin enflasyon oranlarını açıkladı. Enflasyon aylık yüzde 1,84, yıllık yüzde 31,51 oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ev ve iş yerlerine yapılacak kira zammı oranı ise yüzde 31,79 olarak öne çıktı. Böylece kira kontrat süresi bu ay dolan işletme sahipleri kiralarına yüzde 31,79 oranında zam yaparak ödeme gerçekleştirecek. Geçtiğimiz ay zam oranı yüzde 31,90 olmuştu.</p>

<p>Konutlar için zam oranı artışın yapılacağı aydan bir önceki ayın TÜİK tarafından açıklanan TÜFE 12 aylık ortalamalara göre değişim oranına bakılarak hesaplanıyor. Mal sahibi bu orana eşit veya bu orandan daha az bir oranda zam yapma hakkına sahip. Örneğin zam Ekim ayında yapılacaksa TÜİK'in açıkladığı TÜFE endeksinin ilgili yılın Eylül ayındaki 12 aylık ortalamalara göre değişim verisine bakılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Gündem</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/tuikin-enflasyon-verisinin-ardindan-eylul-ayi-kira-zam-orani-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/09/site-konut-aidat.webp" type="image/jpeg" length="28784"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜİK aylık enflasyon artışını açıkladı!]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/tuik-aylik-enflasyon-artisini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/tuik-aylik-enflasyon-artisini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), merakla beklenen ağustos ayı enflasyon verilerini duyurdu. Açıklanan verilere göre ağustos ayında enflasyon yüzde 1,84, yıllık enflasyon ise yüzde 31,51 olarak hesaplandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), milyonlarca kişinin yakından takip ettiği 2026 yılı ağustos ayı enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ağustosta aylık bazda yüzde 1,84 artarken, yıllık enflasyon yüzde 31,51 oldu.</p>

<p>TÜFE, 2026 yılı ağustos ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 1,84, yılbaşına göre yüzde 22,07 ve geçen yılın aynı ayına göre yüzde 31,51 yükseldi. On iki aylık ortalamalara göre artış ise yüzde 31,79 olarak gerçekleşti.</p>

<p><strong>EN FAZLA ARTIŞ KONUTTA</strong></p>

<p>Yıllık bazda en yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunda da artış kaydedildi.</p>

<p>Gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık artış yüzde 33,79 olurken, ulaştırma grubunda yüzde 35,08, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda ise yüzde 39,77 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Yıllık enflasyona en yüksek katkıyı 8,12 puanla gıda ve alkolsüz içecekler yaptı. Bu grubu 5,94 puanla ulaştırma, 5,01 puanla konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar izledi.</p>

<p><strong>ULAŞTIRMA FİYATLARI AYLIK ENFLASYONDA ÖNE ÇIKTI</strong></p>

<p>Ağustosta ana harcama grupları içerisinde aylık bazda en yüksek artış ulaştırmada görüldü. Ulaştırma grubundaki fiyatlar yüzde 4,82 yükseldi.</p>

<p>Aynı dönemde konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunda yüzde 2,26, gıda ve alkolsüz içeceklerde ise yüzde 0,22 artış yaşandı.</p>

<p>Aylık enflasyona ulaştırma 0,82 puan, konut 0,27 puan, gıda ve alkolsüz içecekler ise 0,06 puan katkıda bulundu.</p>

<p><strong>134 ALT SINIFTA FİYATLAR ARTTI</strong></p>

<p>TÜFE kapsamında yer alan 174 alt sınıfın 2026 yılı ağustos ayındaki değişimleri de belli oldu.</p>

<p>Buna göre 134 alt sınıfın endeksinde artış gerçekleşirken, 35 alt sınıfta düşüş kaydedildi. Beş alt sınıfın endeksinde ise herhangi bir değişiklik olmadı.</p>

<p>İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içecekler, tütün ve altın hariç tutularak hesaplanan özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B) de ağustosta yüzde 1,84 arttı.</p>

<p>Çekirdek enflasyon olarak takip edilen göstergede yıllık artış yüzde 30,68 olurken, yılbaşından bu yana artış yüzde 20,97 seviyesinde gerçekleşti. On iki aylık ortalamalara göre artış ise yüzde 31,12 olarak hesaplandı.</p>

<p><strong>ENAG VERİLERİ</strong></p>

<p>Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), 2026 Ağustos ayına ilişkin E-TÜFE verilerini açıkladı. Buna göre ENAGrup Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE), ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 2,24 oranında arttı. Yıllık enflasyon artış oranı ise yüzde 49,03 olarak hesaplanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İTO VERİLERİ</strong></p>

<p>İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre İstanbul'da perakende fiyatlar temmuz ayında aylık yüzde 1,66 artarken, yıllık enflasyon yüzde 34,96 olarak açıklanmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Baba Ocağı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Gündem</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/tuik-aylik-enflasyon-artisini-acikladi</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/09/enflasyon-5.webp" type="image/jpeg" length="28606"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emeklilere maaş promosyonunda eylül güncellemesi...]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/emeklilere-maas-promosyonunda-eylul-guncellemesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/emeklilere-maas-promosyonunda-eylul-guncellemesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayına girilmesinin ardından emekli maaşlarına verilen promosyonlar da güncellendi. 3 yıllık maaş alma taahhüdü karşılığında ödenen tutarlar, maaş aralığına ve ek kampanya katılımına göre değişiklik gösteriyor. İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eylül 2026 emekli promosyon kampanyaları güncellendi. Emekli maaşını taşımak veya taahhüdünü yenilemek isteyen milyonlarca SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı emeklisi, bankaların sunduğu güncel nakit ödeme ve ek avantaj tutarlarını merak ediyor.</p>

<p>Bankalar, maaşını taşıyan emeklilere nakit ödemenin yanı sıra otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı ve ek hesap tanımlamalarıyla toplam tutarları yukarı çekiyor.</p>

<p>3 yıllık maaş alma taahhüdü karşılığında ödenen tutarlar, maaş aralığına ve ek kampanya katılımına göre değişiklik gösteriyor.</p>

<p><strong>AKBANK</strong></p>

<p>Toplam promosyon ve ek avantaj 20 bin liraya kadar çıkıyor.</p>

<p>10 bin liranın altında aylığı olanlara 6.250 TL, 10.000-14.999 lira arasındakilere 10.000 TL, 15.000-19.999 lira arasındakilere 12.500 TL, 20 bin lira ve üzerindekilere 15.000 TL promosyon ödeniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ZİRAAT BANKASI</strong></p>

<p>İlk kez emekli olan veya maaşını bankaya taşıyanlara 12 bin liraya varan promosyon veriliyor.</p>

<p><strong>VAKIF KATILIM</strong></p>

<p>Promosyon tutarı 25 bin liraya kadar çıkıyor.</p>

<p>Aylığı 9.999 liraya kadar olanlara 8.750 TL, 10.000-14.999 lira arasındakilere 14.000 TL, 15.000-19.999 lira arasındakilere 17.500 TL, 20.000-49.999 lira arasındakilere 21.000 TL, 50 bin lira ve üzerindekilere ise 25.000 TL promosyon veriliyor.</p>

<p><strong>ŞEKERBANK</strong></p>

<p>Şekerbank, yeni müşteriler ve taahhüt süresi sona eren emeklilere 35 bin liraya varan promosyon imkanı sunuyor.</p>

<p><strong>YAPI KREDİ</strong></p>

<p>Toplam promosyon ve ek ödül fırsatı 30 bin liraya kadar çıkıyor.</p>

<p>10 bin liranın altında maaşı olanlara 6.250 TL, 10.000-14.999 lira arasındakilere 10.000 TL, 15.000-19.999 lira arasındakilere 12.500 TL, 20 bin lira ve üzerindekilere 15.000 TL promosyon ödeniyor.</p>

<p><strong>GARANTİ BBVA</strong></p>

<p>Promosyon ve ödül tutarı 25 bin liraya kadar çıkıyor.</p>

<p>Maaşı 10 bin liranın altında olanlara 6.250 TL, 10.000-14.999 lira arasındakilere 10.000 TL, 15.000-19.999 lira arasındakilere 12.500 TL, 20 bin lira ve üzerindekilere 15.000 TL ödeme yapılıyor.</p>

<p><strong>ING BANK</strong></p>

<p>ING, emeklilere 32 bin liraya varan promosyon sağlıyor.</p>

<p>Koşulsuz promosyon tutarı; aylığı 10 bin liranın altında olanlarda 6.250 TL, 10.000-14.999 lira arasında olanlarda 10.000 TL, 15.000-19.999 lira arasında olanlarda 12.500 TL, 20 bin lira ve üzerinde olanlarda 15.000 TL.</p>

<p><strong>İŞ BANKASI</strong></p>

<p>25 bin liraya varan promosyon imkanı sunuyor.</p>

<p>10 bin liranın altında maaş alanlara 6.250 TL, 10.000-14.999 lira arasındakilere 10.000 TL, 15.000-19.999 lira arasındakilere 12.500 TL, 20 bin lira ve üzerindekilere 15.000 TL nakit promosyon ödeniyor.</p>

<p><strong>QNB</strong></p>

<p>QNB, emekli maaşını taşıyanlara 20 bin liraya varan promosyon sunuyor.</p>

<p>Aylığı 10 bin liranın altında olanlara 8.500 TL, 10.000-14.999 lira arasındakilere 13.500 TL, 15.000-19.999 lira arasındakilere 16.500 TL, 20 bin lira ve üzerindekilere 20.000 TL ödeme yapılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Baba Ocağı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Gündem</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/emeklilere-maas-promosyonunda-eylul-guncellemesi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/para-6-1.webp" type="image/jpeg" length="58126"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Vatandaşlık maaşı' için tarih belli oldu!]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/vatandaslik-maasi-icin-tarih-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/vatandaslik-maasi-icin-tarih-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamuoyunda “vatandaşlık maaşı” olarak bilinen Aile Gelir Tamamlama Sistemi ile hanelerin gelirinin belirli bir seviyenin altında kalmaması hedefleniyor. Sisteme göre, haneye giren toplam gelir asgari ücretin altında kalırsa aradaki fark devlet tarafından tamamlanacak. Uygulamanın 2027 yılının başında ülke genelinde devreye alınması planlanıyor. İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ortaklığında yürütülen Aile Gelir Tamamlama Sistemi ile haneye giren toplam gelir ile asgari ücret arasındaki farkın devlet tarafından karşılanarak asgari gelir güvencesi oluşturulması amaçlanıyor.</p>

<p>Çalışma Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ortaklığında yürütülen Aile Gelir Tamamlama Sistemi ile Türkiye'deki sosyal destek mekanizmasında yeni bir döneme geçilmesi planlanıyor.</p>

<p>Proje, herkese eşit miktarda ödeme yapılması yerine, haneye giren toplam gelir ile asgari ücret arasındaki farkın devlet tarafından karşılanması esasına dayanıyor.</p>

<p><strong>FARK KADAR ÖDEME YAPILACAK</strong></p>

<p>Resmi adı Aile Gelir Tamamlama Sistemi olan uygulamanın temel amacı, haneler için asgari gelir güvencesi oluşturmak. Sistem kapsamında bireysel ödemeler yerine haneye giren toplam gelir dikkate alınacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hesaplama yöntemi: Hanenin toplam geliri ile belirlenen gelir sınırı arasındaki fark esas alınacak.</p>

<p>Örnek uygulama: Tek başına yaşayan ve geliri asgari ücretin altında kalan bir yaşlının geliri, devlet desteğiyle asgari ücret seviyesine tamamlanacak.</p>

<p><strong>ERKEN EMEKLİLİK TALEPLERİNE ETKİSİ</strong></p>

<p>Sistemle temel refah seviyesinin korunması amaçlanırken, projenin kademeli emeklilik bekleyenler üzerindeki olası etkileri de gündeme geliyor.</p>

<p>Haneye giren gelirin belirli bir seviyede tutulması sayesinde, kişilerin yalnızca geçim kaygısıyla erken yaşta emekli olma ihtiyacının azalabileceği öne sürülüyor.</p>

<p><strong>ÜLKE ÇAPINDAKİ TAKVİM</strong></p>

<p>Halihazırda pilot bölgelerde yürütülen uygulamanın 2027 yılının başından itibaren Türkiye genelinde devreye alınması öngörülüyor.</p>

<p>Uygulamanın ülke çapında başlaması halinde, geliri belirlenen sınırın altında kalan hanelerin gelir açığının devlet desteğiyle tamamlanması planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Baba Ocağı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Gündem</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/vatandaslik-maasi-icin-tarih-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/para-6-1.webp" type="image/jpeg" length="33034"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kredi faizlerinde düzenleme!]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/kredi-faizlerinde-duzenleme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/kredi-faizlerinde-duzenleme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine destekli esnaf kredilerinde yeni dönem başladı. Borç şartlarını karşılayamayan esnaf ve sanatkârlara uygulanacak faiz indirimi oranları yeniden belirlenirken, geleneksel ve kaybolmaya yüz tutan mesleklerdeki istisnanın süresi 31 Aralık 2027'ye uzatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Halk Bankası tarafından esnaf ve sanatkarlara belirli şartlar altında kullandırılan Hazine destekli yatırım ve işletme kredilerinde uygulanan faiz indirimi oranları yeniden belirlendi.</p>

<p>Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>

<p>Kararla, Hazine destekli yatırım ve işletme kredisi kullandırımı sırasında kriterleri tam olarak karşılayamayan esnaf ve sanatkarlara uygulanacak faiz indirim oranları düzenlendi.</p>

<p><strong>ŞARTLAR NE?</strong></p>

<p>İlgili kanun kapsamında esnaf ve sanatkarların, en fazla 15 gün öncesine kadar alınmış belgeyle vergi dairelerine Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'un ilgili maddesi kapsamında vadesi geçmiş ve sosyal güvenlik prim borçlarının bulunmaması veya varsa yeniden yapılandırılarak yapılandırmayı bozmamış olmaları gerekiyor.</p>

<p>Kararla, söz konusu koşulun sağlanamaması durumunda esnaf ve sanatkarların Halk Bankası tarafından verilen kredi imkanından yararlanabilmesi için iki alternatif sunuluyor.</p>

<p>İlk olarak, borcun Hazine faiz desteği ile sağlanan kredinin azami yüzde 25'ine karşılık gelen kısmının kişi adına ilgili dairelere yatırılması gerekiyor. Bu kapsamda tahsil edilecek tutar yıllık 300 bin lirayı aşamıyor. Borcun faizine ilişkin Hazinece sağlanacak indirim oranı da yüzde 25 olarak uygulanıyor. Borç ödemesinin ardından kredi, esnaf ve sanatkara kullandırılıyor. Ödemeye ilişkin kullandırım ve Hazine faiz desteği tutarları, krediden bağımsız olarak ayrıca kayıt altına alınıyor ve takip ediliyor.</p>

<p><strong>FAİZ ORANLARI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İkinci olarak, yatırım ve işletme kredi faizlerindeki Hazine faiz indirim oranı, belirlenen kriterleri tam karşılayamayan söz konusu esnaf ve sanatkarlar için bazı gruplarda yüzde 50 yerine yüzde 40, bazı gruplarda yüzde 100 yerine yüzde 80 ve yüzde 60 yerine yüzde 48 olarak uygulanacak.</p>

<p>Ayrıca, karar kapsamında, aralarında el dokuma işlerinden bakır işlemeciliğine, çini ve çömlek yapımından sedef kakma ve ahşap oymaya, kaşıkçılıktan yorgancılığa kadar bazı geleneksel, kültürel, sanatsal değeri olan ve kaybolmaya yüz tutan meslek kollarına kullandırılan kredilerde söz konusu şartların da 31 Aralık 2027'ye kadar aranmaması kararlaştırıldı. Daha önce sürenin 31 Aralık 2026'da sona ermesi düzenlenmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Baba Ocağı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Gündem</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/kredi-faizlerinde-duzenleme</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/para-5.webp" type="image/jpeg" length="88593"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Altında 2027 alarmı: İşte bankaların tahminleri...]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/altinda-2027-alarmi-iste-bankalar-tahminleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/altinda-2027-alarmi-iste-bankalar-tahminleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel yatırım bankaları altın tahminlerini yukarı yönlü güncellerken, ons altında 2027 için 5 bin doların üzerindeki seviyeler öne çıkıyor. Wells Fargo ise yıl sonu beklentisini 5 bin 400-5 bin 600 dolar aralığında tutuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Altın piyasasında yılın geri kalanına ilişkin beklentiler yeniden şekillenirken, küresel finans kuruluşları değerli metal için yeni fiyat tahminlerini açıkladı. Bankaların büyük bölümü kısa vadede dalgalanma beklerken, ons altının 2027'de 5 bin dolar seviyesine ulaşabileceği görüşünde.</p><p>Fed'in faiz politikası, ABD tahvil getirileri, doların seyri, merkez bankalarının altın alımları ve jeopolitik gelişmeler fiyatların yönünü belirleyen başlıca faktörler arasında gösteriliyor.</p><p>J.P. Morgan, fiziki altın talebindeki zayıflama ve Fed'in faiz indirimlerinden yeniden faiz artırımlarına yönelebileceği beklentileri nedeniyle kısa vadede daha temkinli bir görünüm çiziyor.</p><p>Banka, ons altının 2026'nın üçüncü çeyreğinde ortalama 4 bin 300 dolar, son çeyreğinde ise yaklaşık 4 bin 500 dolar seviyesinde seyretmesini bekliyor.</p><p>Merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme amacıyla yaptığı alımların ve fiziki yatırım talebinin 2027'ye doğru fiyatları yeniden destekleyeceği öngörülüyor.</p><p>Wells Fargo, ons altın için 2026 yıl sonu tahminini 4 bin 900-5 bin 100 dolar, 2027 yıl sonu tahminini ise 5 bin 400-5 bin 600 dolar aralığında belirledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Banka, yüksek faizlerin ve ABD para politikasının kısa vadede küresel altın talebini sınırlayabileceğini değerlendiriyor. Buna karşılık yatırım talebi, merkez bankalarının alımları ve rezerv çeşitlendirmesinin uzun vadeli görünümü desteklemeyi sürdüreceğini düşünüyor.</p><div></div><div></div><p>UBS, ons altının 2026 sonunda yaklaşık 4 bin 600 dolar seviyesinde olacağını tahmin ediyor. Bankaya göre altın, 2027'nin ilk yarısında 5 bin dolara ulaşabilir.</p><p>Fed'in 2026 boyunca faizleri sabit tutması, 2027'de yeniden faiz indirimlerine başlaması, doların zayıflaması ve merkez bankalarının yıllık 750-1.000 ton aralığındaki alımlarının altını desteklemesi bekleniyor.</p><p>UBS, yüksek tahvil getirileri ve para politikasına ilişkin belirsizliğin ise kısa vadede oynaklığı artırabileceği uyarısında bulunuyor.</p><p>Goldman Sachs, Fed'in faiz indirimlerini geciktirebileceği ve para politikasının beklenenden daha sıkı kalabileceği beklentisiyle Aralık 2026 için ons altın tahminini 5 bin 400 dolardan 4 bin 900 dolara indirdi.</p><p>Banka, yüksek faizler ve güçlü doların kısa vadede altını baskılayabileceğini ancak merkez bankalarının alımları ile yatırımcı talebinin orta vadeli görünümü desteklemeye devam edeceğini belirtiyor.</p><p>Morgan Stanley, daha önce belirlediği yaklaşık 4 bin 450 dolarlık dördüncü çeyrek hedefine beklenenden önce ulaşıldığına dikkat çekiyor.</p><p>Banka, Fed'in faizleri sabit tuttuğu bir senaryoda bile merkez bankalarının alımları, ETF talebi ve güvenli liman arayışının etkisiyle ons altının 2027'de 5 bin doların üzerine çıkabileceğini tahmin ediyor. Piyasa koşullarına bağlı olarak bu seviyenin daha erken görülmesi de olasılıklar arasında gösteriliyor.</p><p>HSBC, 2026 yılı için ortalama ons altın fiyatı tahminini 4 bin 560 dolar, 2027 tahminini ise 4 bin 925 dolar olarak açıkladı. Bankanın yıl sonu hedefi 2026 için 4 bin 750 dolar, 2027 için 5 bin 25 dolar seviyesinde.</p><p>HSBC'ye göre sıkı para politikası, yükselen faiz beklentileri ve doların değer kazanması kısa vadede altın fiyatlarını baskılayabilir. Bütçe açıkları, kamu borcu, ekonomik belirsizlikler ve merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme politikaları ise uzun vadeli yükseliş beklentisini destekleyen unsurlar arasında bulunuyor.</p><p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Baba Ocağı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/altinda-2027-alarmi-iste-bankalar-tahminleri</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/altin-38.webp" type="image/jpeg" length="10310"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ATM'lerde yeni dönem: Belli tutardaki paralar artık çekilemeyecek]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/atmlerde-yeni-donem-belli-tutardaki-paralar-artik-cekilemeyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/atmlerde-yeni-donem-belli-tutardaki-paralar-artik-cekilemeyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankaların ATM’lerde yaptığı yeni düzenlemeyle birlikte 10, 20 ve 50 TL’lik banknotların kullanımı büyük ölçüde sona erdi. Bu değişiklik, ATM’lerden çekilebilecek tutarları da etkiledi. Örneğin yalnızca 200 TL’lik banknot bulunan bir cihazdan 250 TL veya 350 TL çekmek mümkün olmuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bankaların ATM’lerde yaptığı yeni düzenlemeyle birlikte 10, 20 ve 50 TL’lik banknotların kullanımı büyük ölçüde sona erdi.</p><p>ATM’lerin sınırlı para hazneleri nedeniyle bankalar, artan nakit talebini karşılayabilmek için cihazlara ağırlıklı olarak 100 ve 200 TL’lik banknotlar yerleştirmeye başladı.</p><div><div></div></div><h2>50 VE KATLARI TUTARLAR ÇEKİLEMİYOR</h2><p>Bu değişiklik, ATM’lerden çekilebilecek tutarları da etkiledi. Örneğin yalnızca 200 TL’lik banknot bulunan bir cihazdan 250 TL veya 350 TL çekmek mümkün olmuyor. ATM, istenen miktarı mevcut banknotlarla karşılayamadığı için işlemi reddediyor. Böyle durumlarda kullanıcıların 200, 400 ya da 600 TL gibi mevcut banknotun katları olan tutarları seçmesi gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h2>BANKALAR NEDEN KÜÇÜK BANKNOTLARDAN VAZGEÇİYOR?</h2><p>Düzenlemenin arkasında özellikle nakit taşıma ve ATM’lere para yükleme maliyetlerini azaltma hedefi bulunuyor. Yüksek değerli banknotlarla doldurulan ATM’lerin daha uzun süre hizmet verebilmesi ve para bitmesi nedeniyle devre dışı kalma sürelerinin azaltılması amaçlanıyor.</p><p>Değişikliğin bir başka sonucu ise küçük tutarlı ödemelerde nakit kullanımının azalması olacak. Bankacılık sektörü, bu tür harcamalarda kart, temassız ödeme ve mobil ödeme yöntemlerinin daha fazla kullanılmasını hedefliyor. Yeni uygulama farklı bankaların ATM ağlarında kademeli olarak devreye giriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/atmlerde-yeni-donem-belli-tutardaki-paralar-artik-cekilemeyecek</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/i-m-g-0484.jpeg" type="image/jpeg" length="24276"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Merkez Bankası'ndan dikkat çeken 'yastık altı altın' kararı!]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/merkez-bankasindan-dikkat-ceken-yastik-alti-altin-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/merkez-bankasindan-dikkat-ceken-yastik-alti-altin-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TCMB, fiziki altınların finansal sisteme kazandırılmasına yönelik 2022/11 sayılı tebliği yürürlükten kaldırdı. Kaldırma kararı 22 Ağustos 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenleme 14 Mart 2022 tarihinden bu yana, yani yaklaşık 4 yıldır yürürlükteydi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), vatandaşların ve şirketlerin fiziki altınlarını bankacılık sistemine dahil ederek Türk lirası mevduat veya katılma hesabına dönüştürmesine imkan sağlayan uygulamayı sona erdirdi.</p><p>“Altın Cinsinden Fiziki Varlıkların Finansal Sisteme Kazandırılması Hakkında Tebliğ (Sayı: 2022/11)’in Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Tebliğ”, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p><p><strong>ALTINLARIN SİSTEME AKTARILMASINA YÖNELİK DÜZENLEME SONA ERDİ</strong></p><p>Yeni düzenlemeyle, yurt içinde yerleşik gerçek ve tüzel kişilerin fiziki altınlarını yetkili kanallar aracılığıyla bankacılık sistemine aktararak TL cinsinden mevduat veya katılma hesabına çevirmesine yönelik uygulama kaldırıldı.</p><p>Düzenleme kapsamında sisteme dahil edilen altın sahiplerine sağlanan ilave getiri mekanizması da uygulamanın sona ermesiyle birlikte kaldırılmış oldu.</p><p><strong>DAHA ÖNCE AÇILAN HESAPLARDA HAKLAR KORUNACAK</strong></p><p>Tebliğin yürürlükten kaldırılması, uygulama kapsamında daha önce açılmış vadeli hesapları etkilemeyecek.</p><p>Fiziki altınlarını sisteme dahil ederek karşılığında vadeli TL mevduat veya katılma hesabı açtıranların mevcut hakları korunacak. Söz konusu hesaplar, açılış sırasında belirlenen sözleşme şartları çerçevesinde vade sonuna kadar devam edecek.</p><p><strong>UYGULAMA 2022'DE BAŞLAMIŞTI</strong></p><p>Fiziki altınların finansal sisteme kazandırılmasına yönelik düzenleme, 14 Mart 2022’de yürürlüğe girmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Düzenlemeyle yurt içinde yerleşik gerçek ve tüzel kişilerin ellerindeki fiziki altınları yetkili kuyumcular ve rafineriler üzerinden veya doğrudan banka şubelerine teslim ederek finansal sisteme dahil edebilmesinin önü açılmıştı.</p><p>Uygulama kapsamında sisteme aktarılan fiziki altınların TL mevduat ve katılma hesaplarına dönüştürülmesine ilişkin esaslar belirlenirken, hesap sahipleri için de ek getiri sağlayan bir destek mekanizması oluşturulmuştu.</p><p><strong>FİZİKİ ALTINLAR TL'YE ÇEVRİLİYORDU</strong></p><p>Sisteme dahil edilen altınların has altın karşılığı, belirlenen dönüşüm fiyatı üzerinden Türk lirasına çevriliyordu. Ardından hesap sahipleri adına 3 ay, 6 ay veya 1 yıl vadeli TL mevduat ya da katılma hesabı açılıyordu.</p><p>Dönüşüm işleminin tamamlanmasının ardından bankalar, sisteme aktarılan fiziki altınları belirlenen dönüşüm fiyatı üzerinden TCMB’ye satıyordu.</p><div></div><div></div><p>Yeni kararla birlikte bu dönüşüm mekanizması sona ererken, daha önce uygulamaya dahil edilmiş ve vadesi devam eden hesaplar için mevcut sözleşme şartları geçerliliğini koruyacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Baba Ocağı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Gündem</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/merkez-bankasindan-dikkat-ceken-yastik-alti-altin-karari</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/altin-37.webp" type="image/jpeg" length="95387"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu: "Emeklinin sofrasını küçülten, yıllarca ödediği primi yok sayan bu düzen böyle gitmez"]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/kemal-kilicdaroglu-emeklinin-sofrasini-kuculten-yillarca-odedigi-primi-yok-sayan-bu-duzen-boyle-gitmez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/kemal-kilicdaroglu-emeklinin-sofrasini-kuculten-yillarca-odedigi-primi-yok-sayan-bu-duzen-boyle-gitmez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Ömrü boyunca bu ülkenin kalkınmaıs için çaba harcayan insan hayatının sonbaharında yeniden ekmek kavgası vermeye mecbur bırakılmamalı. Emeklinin sofrasını küçülten, yıllarca ödediği primi yok sayan bu düzen böyle gitmez" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Ömrü boyunca bu ülkenin kalkınmaıs için çaba harcayan insan hayatının sonbaharında yeniden ekmek kavgası vermeye mecbur bırakılmamalı. Emeklinin sofrasını küçülten, yıllarca ödediği primi yok sayan bu düzen böyle gitmez" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>CHP'nin sosyal medya hesabından "Emeklinin sofrasını küçülten, yıllarca ödediği primi yok sayan bu düzen" başılığıyla emekliler ile ilgili bir video paylaşıldı. Videoda, emekliler yaşadıkları geçim sıkıntısını anlattı.</p><p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, videoda yer alan açıklamasında, "Ömrü boyunca bu ülkenin kalkınmaıs için çaba harcayan insan hayatının sonbaharında yeniden ekmek kavgası vermeye mecbur bırakılmamalı. Emeklinin sofrasını küçülten, yıllarca ödediği primi yok sayan bu düzen böyle gitmez" ifadesini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/kemal-kilicdaroglu-emeklinin-sofrasini-kuculten-yillarca-odedigi-primi-yok-sayan-bu-duzen-boyle-gitmez</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/b49665ce-bbec-46c4-8bc0-4b9f005466be.jpg" type="image/jpeg" length="81835"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cemal Canpolat 9 başlıkta Türkiye’de üretimin ağır bilançosunu açıkladı!]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/cemal-canpolat-9-baslikta-turkiyede-uretimin-agir-bilancosunu-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/cemal-canpolat-9-baslikta-turkiyede-uretimin-agir-bilancosunu-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, şirket kapanmaları, iflaslar, konkordato süreçleri hakkında çarpıcı veriler paylaştığı bir açıklama yaptı. Bu verilere göre şirket kapanmaları ve iflaslar çığ gibi büyüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<style><!--/* Font Definitions */ @font-face {font-family:&quot;Cambria Math&quot;; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Cambria; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:&quot;&quot;; margin:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif; mso-fareast-font-family:Arial; mso-ansi-language:#001F;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:11.0pt; mso-ansi-font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:11.0pt; font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Arial; mso-fareast-font-family:Arial; mso-hansi-font-family:Arial; mso-bidi-font-family:Arial; mso-font-kerning:0pt; mso-ligatures:none; mso-ansi-language:#001F;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; line-height:115%;} @page WordSection1 {size:595.45pt 841.7pt; margin:72.0pt 72.0pt 72.0pt 72.0pt; mso-header-margin:36.0pt; mso-footer-margin:36.0pt; mso-page-numbers:1; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;} /* List Definitions */ @list l0 {mso-list-id:1250231393; mso-list-template-ids:1314832518;} @list l0:level1 {mso-level-number-format:bullet; mso-level-text:●; mso-level-tab-stop:none; mso-level-number-position:left; text-indent:-18.0pt; text-decoration:none; text-underline:none;} @list l0:level2 {mso-level-number-format:bullet; mso-level-text:○; mso-level-tab-stop:none; mso-level-number-position:left; text-indent:-18.0pt; text-decoration:none; text-underline:none;} @list l0:level3 {mso-level-number-format:bullet; mso-level-text:■; mso-level-tab-stop:none; mso-level-number-position:left; text-indent:-18.0pt; text-decoration:none; text-underline:none;} @list l0:level4 {mso-level-number-format:bullet; mso-level-text:●; mso-level-tab-stop:none; mso-level-number-position:left; text-indent:-18.0pt; text-decoration:none; text-underline:none;} @list l0:level5 {mso-level-number-format:bullet; mso-level-text:○; mso-level-tab-stop:none; mso-level-number-position:left; text-indent:-18.0pt; text-decoration:none; text-underline:none;} @list l0:level6 {mso-level-number-format:bullet; mso-level-text:■; mso-level-tab-stop:none; mso-level-number-position:left; text-indent:-18.0pt; text-decoration:none; text-underline:none;} @list l0:level7 {mso-level-number-format:bullet; mso-level-text:●; mso-level-tab-stop:none; mso-level-number-position:left; text-indent:-18.0pt; text-decoration:none; text-underline:none;} @list l0:level8 {mso-level-number-format:bullet; mso-level-text:○; mso-level-tab-stop:none; mso-level-number-position:left; text-indent:-18.0pt; text-decoration:none; text-underline:none;} @list l0:level9 {mso-level-number-format:bullet; mso-level-text:■; mso-level-tab-stop:none; mso-level-number-position:left; text-indent:-18.0pt; text-decoration:none; text-underline:none;} ol {margin-bottom:0cm;} ul {margin-bottom:0cm;}--><!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Cambria; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Arial",sans-serif; mso-fareast-font-family:Arial; mso-ansi-language:#001F;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:11.0pt; mso-ansi-font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:11.0pt; font-family:"Arial",sans-serif; mso-ascii-font-family:Arial; mso-fareast-font-family:Arial; mso-hansi-font-family:Arial; mso-bidi-font-family:Arial; mso-font-kerning:0pt; mso-ligatures:none; mso-ansi-language:#001F;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; line-height:115%;} @page WordSection1 {size:595.45pt 841.7pt; margin:72.0pt 72.0pt 72.0pt 72.0pt; mso-header-margin:36.0pt; mso-footer-margin:36.0pt; mso-page-numbers:1; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;} /* List Definitions */ @list l0 {mso-list-id:1250231393; mso-list-template-ids:1314832518;} @list l0:level1 {mso-level-number-format:bullet; mso-level-text:●; mso-level-tab-stop:none; mso-level-number-position:left; text-indent:-18.0pt; text-decoration:none; text-underline:none;} @list l0:level2 {mso-level-number-format:bullet; mso-level-text:○; mso-level-tab-stop:none; mso-level-number-position:left; text-indent:-18.0pt; text-decoration:none; text-underline:none;} @list l0:level3 {mso-level-number-format:bullet; mso-level-text:■; mso-level-tab-stop:none; mso-level-number-position:left; text-indent:-18.0pt; text-decoration:none; text-underline:none;} @list l0:level4 {mso-level-number-format:bullet; mso-level-text:●; mso-level-tab-stop:none; mso-level-number-position:left; text-indent:-18.0pt; text-decoration:none; text-underline:none;} @list l0:level5 {mso-level-number-format:bullet; mso-level-text:○; mso-level-tab-stop:none; mso-level-number-position:left; text-indent:-18.0pt; text-decoration:none; text-underline:none;} @list l0:level6 {mso-level-number-format:bullet; mso-level-text:■; mso-level-tab-stop:none; mso-level-number-position:left; text-indent:-18.0pt; text-decoration:none; text-underline:none;} @list l0:level7 {mso-level-number-format:bullet; mso-level-text:●; mso-level-tab-stop:none; mso-level-number-position:left; text-indent:-18.0pt; text-decoration:none; text-underline:none;} @list l0:level8 {mso-level-number-format:bullet; mso-level-text:○; mso-level-tab-stop:none; mso-level-number-position:left; text-indent:-18.0pt; text-decoration:none; text-underline:none;} @list l0:level9 {mso-level-number-format:bullet; mso-level-text:■; mso-level-tab-stop:none; mso-level-number-position:left; text-indent:-18.0pt; text-decoration:none; text-underline:none;} ol {margin-bottom:0cm;} ul {margin-bottom:0cm;} --></div></style><p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İşveren Sendikaları ve İş Dünyasından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, “9 başlıkta Türkiye’de üretimin ağır bilançosu” konulu bir açıklama yayımladı. Açıklamasında, şirket kapanmalarına, iflaslara ve konkordato ilan süreçlerine dair güncel verileri derleyen CHP’li Canpolat, “Fabrikalar, imalat atölyeleri onar onar kapanıyor. Her kapanan fabrika Türkiye’den bir parça daha koparıyor. Çünkü o kentin üretim kapasitesi eksiliyor, onlarca ailenin geliri kesiliyor, yan sanayicinin siparişi buhar oluyor, çiftçinin alıcı ortadan yok oluyor. Ve bunca yıldır Türkiye’yi yöneten AKP iktidarı, bu tablonun yalnız başarılarını sahiplenip maliyetlerini ‘piyasa koşulları’ diyerek başkalarının sırtına yüklüyor” değerlendirmesini yaptı. Ne bu yükün taşınabilir olduğunu, ne de AKP iktidarının hesap vermekten kaçabileceğini belirten Canpolat, iktidara “Yükü bir kez daha Türkiye’nin üstüne çığ gibi bırakıp köşenize çekilmenize izin vermeyeceğiz” diye seslendi.</p><p></p><p><strong>‘BİR DE MADALYONUN DİĞER YÜZÜ VAR…’</strong></p><p></p><p>Açıklamasına, Türkiye ekonomisinin yalnızca büyüme oranlarıyla, ihracat rekorlarıyla, açılış törenleriyle ve yatırım müjdeleriyle değerlendirmesinin mümkün olmadığını belirterek başlayan CHP’li Canpolat, “Bir de madalyonun diğer yüzü var. Kapanan şirketler, konkordato korumasına sığınmak zorunda kalan üreticiler, iflas kararları, sanayide kaybolan yüz binlerce iş, özelleştirme sonrasında üretimi sona ermiş fabrikalar var. Üretici fiyatlarındaki artışla mücadele eden, finansmana erişmekte zorlanan ve işletme sermayesini koruyamayan reel sektör var” diye konuştu.</p><p></p><p><strong>BEŞ YILDA YAKLAŞIK 130 BİN ŞİRKET KAPANDI</strong></p><p></p><p>“Bu tabloyu sadece siyasi sloganlarla değil, derli toplu olarak dokuz başlıkla ortaya koyalım” diyen Canpolat, ilk başlık olarak son 5 yılda yaklaşık 130 bin şirketin kapandığını, bu kapanmaların özellikle 2021 yılından sonra sıçrama yaptığını şu ifadelerle aktardı:</p><p></p><p><i>“2021–2025 arasında, yani beş yılda Türkiye'de 129 bin 961 şirket kapandı. 2021'de 16 bin 222 olan şirket kapanma sayısı, 2022'de 23 bin 170, 2023'te 25 bin 883, 2024'te 31 bin 416, 2025'te ise 33 bin 270’e ulaştı. Bunlar yorum değil; TOBB verilerinden derlenen rakamlar.</i></p><p></p><p><i>Elbette aynı dönemde yeni şirketler de kuruldu. Hatta sayıca kapanan şirket sayısından da fazla. Ancak bunu bir ilerleme saymak, Türkiye ekonomisine at gözlükleriyle bakmak olur. Aşırı borç yükü yüzünden A kişisinin üstüne olup da kapatılan şirketin başka bir isimle ama aynı aileden B kişisinin üstüne açılması, bir ilerleme değildir. Dolayısıyla Türkiye’de şirket kurmak kolaydır ama o şirketi yaşatmak, ayakta tutmak neredeyse imkansız hale gelmiştir.”</i></p><p></p><p><strong>KAPANMALAR DÖRT YILDA İKİ KATINI AŞTI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p></p><p>2021 yılından 2025 yılına kapanan şirket artışının yüzde 105 olduğunu belirten Cemal Canpolat, “Başka bir ifadeyle, yalnızca dört yıl içinde bir yılda kapanan şirket sayısı iki katını aştı. Üstelik kırılma bir yıldan ibaret değil: 2022'de şirket kapanışları bir önceki yıla göre yüzde 42,8 sıçradı; 2024'te yüzde 21,4, 2025'te ise yüzde 5,9 daha arttı” diye konuştu.</p><p></p><p>Bu tablonun yalnızca “serbest piyasanın doğal sonucu” denilerek geçiştirilemeyeceğini belirten CHP’li Canpolat, “Çünkü Türkiye'yi yirmi yılı aşkın süredir aynı siyasi iktidar yönetiyor. Vergi sistemini, teşvikleri, kredi politikasının genel çerçevesini, yatırım ortamını, ithalat rejimini ve sanayi politikasını belirleyen de küçük esnaf ya da Anadolu'daki sanayici değil. İktidar açılan işletmeleri başarı hanesine yazıyorsa, kapanışların neden bu kadar hızlandığını da açıklamak zorundadır” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p><strong>SEKTÖRLERİNE GÖRE KAPANAN İŞLETMELER</strong></p><p></p><p>Kapanma sayılarını sektörlere ayırdıklarında tablonun daha da karardığını belirten Canpolat, KOSGEB'in TOBB verilerinden hazırladığı 2024 raporunda, şirket, kooperatif, gerçek kişi ticari işletmeler birlikte değerlendirildiğinde bir yılda kapanan işletmelerin bölümlenmesini şöyle aktardı:</p><p></p><p>●     6 bin 449 imalat işletmesi,</p><p>●     6 bin 759 inşaat işletmesi,</p><p>●     18 bin 643 ticaret işletmesi,</p><p>●     2 bin 602 ulaştırma-depolama işletmesi,</p><p>●     2 bin 617 konaklama ve yiyecek hizmetleri işletmesi kapandı.</p><p></p><p>Buradaki rakamların yalnız şirketleri değil, kooperatifleri ve gerçek kişi ticari işletmelerini de içerdiğini özellikle vurgulayan Cemal Canpolat, “Yani toplam kapanan işletme sayısı 50 bin 257” dedi.</p><p></p><p><strong>TÜRKİYE İÇİN ‘KONKORDATO YÜZYILI’</strong></p><p></p><p>Türkiye’nin içinden geçtiği yılları “konkordato yüzyılı” olarak tarif eden Cemal Canpolat, “Konkordato iflas değildir. Bunu özellikle söylüyoruz. Konkordato, borçlarını mevcut vadeleriyle ödemekte güçlük yaşayan işletmenin mahkeme koruması altında yeniden yapılandırma aramasıdır” derken “Fakat tam da bu nedenle rakam ağırdır” ifadelerini kullandı. Binlerce işletmenin normal ticari düzen içinde borç çeviremeyip mahkemenin korumasına ihtiyaç duymasının reel sektörün finansal sağlığı konusunda ciddi bir alarm anlamına geldiğini belirten Cemal Canpolat, “Türkiye’nin bugününü ‘konkordato’ cehennemine çeviren AKP iktidarı, bunun da hesabını verememektedir” şeklinde konuştu.</p><p></p><p>CHP’li Canpolat, konkordato süreçleriyle ilgili şu verileri aktardı:</p><p></p><p><i>“2023 yılında mahkemeler 519 dosya için geçici konkordato mühleti verdi. Bu sayı 2024'te, bin 723, 2025'te ise 2 bin 817 oldu. Sadece 2023'ten 2025'e artış yaklaşık yüzde 443. Sadece 2024'ten 2025'e artış bile yaklaşık yüzde 63,5.</i></p><p></p><p><i>Daha çarpıcısı var… 2022, 2023 ve 2024'ün üçünde verilen geçici mühlet kararlarının toplamı 2 bin 646. 2025'in tek başına rakamı 2 bin 817. Yani Türkiye, bir yılda önceki üç yılın toplamından daha fazla geçici konkordato mühleti gördü.”</i></p><p></p><p><strong>KONKORDATOLAR İFLASA EVRİLİYOR</strong></p><p></p><p>Konkordato dosyalarının hepsinin iflasla sonuçlanmadığını ama iflas kararlarındaki yükselişin de dikkat çekici olduğunu vurgulayan Cemal Canpolat, “2024'te 132 iflas kararı bulunurken 2025'te bu rakam 247'ye çıktı. Artış yaklaşık yüzde 87. Türkiye'nin reel sektör bilançosunun mahkeme koridorlarına kadar taşındığını gösteren bir tablo önümüzde öylece durmaktadır” diye konuştu.</p><p></p><p><strong>EN ÇOK ÜRETİCİLER BORÇ KRİZİNDE</strong></p><p></p><p>2025 konkordato verilerinin sektör dağılımının problemin niteliğini daha açık gösterdiğini belirten İşveren Sendikaları ve İş Dünyasından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Canpolat, “Tekstilde tek başına 177 dosya var. Giyim, ayakkabı, halı, çanta, iplik ve deri işleme de dahil edildiğinde geniş tekstil-hazır giyim grubu 234 konkordato ile karşımıza çıkıyor. Tekstili, 134 ile inşaat, 84 ile metal ürün imalatı, 58 ile sebze-meyve toptancılığı, 56 ile de gıda takip ediyor” dedi.</p><p></p><p><strong>‘5’Lİ ÇETELERİN ZENGİNLİKLERİNE ZENGİNLİK KATAN İKTİDAR…’</strong></p><p></p><p>Burada yalnızca finansal hizmetlerden ya da spekülatif alanlardan bahsetmediğini vurgulayan Canpolat, “Makine çalıştıran, işçi çalıştıran, hammadde alan, elektrik tüketen, ihracat yapan, yan sanayiyi besleyen üreticiden bahsediyoruz. Dolayısıyla soru yalnızca kaç şirketin konkordato ilan ettiği değildir. Asıl soru, Türkiye’nin neden üreticisini mahkeme korumasına ihtiyaç duymadan yaşatacak ekonomik ortamı oluşturamadığıdır” ifadelerini kullandı. CHP’li Canpolat, “5’li çetelerin zenginliğine geçen her saniye zenginlik katan iktidar, bunun acısını da Türkiye ekonomisini ayakta tutan üreticilerden çıkarmaktadır” vurgusunu yaptı.</p><p></p><p><strong>İMALAT YILDA 175 BİN İŞÇİ KAYBETTİ</strong></p><p></p><p>TÜİK verilerine bile bakıldığında görüntünün hiç iç açıcı olmadığını “Bakınız, taraflı veri yayını yaptığını her fırsatta dile getirdiğimiz, gerçekleri gizlediğine çok kez şahit olduğumuz TÜİK’in verileri bile korkunç” ifadeleriyle tarif eden Cemal Canpolat, “Ocak 2025'te imalat sanayisinde ücretli çalışan sayısı 4 milyon 585 bin 80’di. Ocak 2026'da bu sayı 4 milyon 409 bin 738’e geriledi. Bir yıldaki kayıp, TÜİK’e göre bile 175 bin 342 çalışandır” dedi.</p><p></p><p><strong>‘BU SORUNUN YANITI DA AKP’DE YOK’</strong></p><p></p><p>Bu durumun Ocak ayına özgü bir istatistiki veri olarak da kalmadığını belirten Cemal Canpolat, “Mayıs 2026'da da imalat sanayisindeki ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre 156 bin 348 kişi daha düşük kaldı. Sanayinin tamamında yıllık istihdam gerilemesi yüzde 3,2, imalatta yüzde 3,4 oldu” değerlendirmesini yaparken şöyle devam etti:</p><p></p><p><i>“Bir ülkede ‘sanayimiz büyüyor’ deniyorsa şu sorunun yanıtı da en baştan verilmelidir: İmalat büyüyorsa, imalat işçileri nereye gidiyor? AKP iktidarı bu sorunun yanıtını da veremeyecektir.”</i></p><p></p><p><strong>ÜRETİM DÜŞERKEN FİYATLAR KATLANIYOR</strong></p><p></p><p>Üreticinin darboğazının başka verilerde de görüldüğüne işaret eden Cemal Canpolat, “Mayıs 2026'da imalat sanayisi üretim endeksi önceki aya göre yüzde 3,3 geriledi. Aynı ay imalat ürünlerindeki yurt içi üretici fiyatları bir yıl öncesine göre yüzde 30,72 yükseldi. Bir tarafta ciddi maliyet artışları, diğer tarafta sanayi istihdamında gerileme. Bir tarafta konkordato, diğer tarafta iflas ve kapanmalar… Bunların her biri tek başına farklı nedenlerle açıklanabilir. Ancak hepsi aynı dönemde aynı yöne işaret ediyorsa ve iktidar bu tabloda bolluk bereket görmekte ısrar ediyorsa, Türk sanayisinin bu iktidarı daha fazla sırtında taşıma şansı kalmamıştır” diye konuştu.</p><p></p><p><strong>BANKALARIN TAKİPTEKİ ALACAKLARI 800 MİLYAR LİRAYI AŞTI!</strong></p><p></p><p>Konkordatonun buz dağının sadece görünen yüzü olduğuna vurgu yapan Canpolat, BDDK'nın 23 Temmuz 2026 günlük bankacılık verisinde bankacılık sektörünün takipteki alacaklarının 808 milyar 670 milyon TL düzeyinde olduğunu belirtti. Bu rakamın tamamının sanayiciye veya şirkete ait olmadığına; bireysel ve ticari kredi sisteminin bütünündeki takipteki alacakları da kapsadığına değinen Canpolat, “Ama yaklaşık 809 milyar liralık takipteki alacak, Türkiye'deki borç ödeme kapasitesinde biriken stresin kanıtı niteliğindedir. AKP iktidarının ise bu stresi azaltmaya dönük hiçbir faaliyeti, bırakın faaliyeti hiçbir programı bulunmamaktadır. Bu ekonomik körlük hali, Türkiye’yi o buz dağının üstüne üstüne sürmektedir” değerlendirmesini yaptı.</p><p></p><p><strong>‘BU İKTİDAR KURDELA KESMEYİ HEP ÇOK SEVDİ…’</strong></p><p></p><p>Türkiye’nin ekonomik dayanıklılığın günbegün kırıldığına atıf yapan Canpolat, “25 yaşına basmak üzere olan AKP iktidarı, siyasi mirasçısı olduğu sağcı iktidarlar gibi makasla kurdela kesmeyi, temel atma törenleri düzenlemeyi kısa tarihi boyunca hep çok sevdi. Bunu yine mirasçısı olduğu sağ iktidarlar gibi iç politikayı dizayn etmekte de kullandı, kullanmaya da devam ediyor” diyerek açıklamasını şöyle sürdürdü:</p><p></p><p><i>“Açılış törenlerinde makas tutmak kolaydır, zor olan ise o fabrikanın on yıl sonra hâlâ çalışmasını sağlamaktır.</i></p><p></p><p><i>Yeni şirket kuruluşlarını anlatmak kolaydır, zor olan ise işletmenin beş yıl sonra hâlâ ayakta olup olmadığını açıklamaktır.</i></p><p></p><p><i>İhracat rakamını açıklamak kolaydır, zor olan ise tekstilcinin, metalcinin, gıdacının neden konkordato mahkemesinde olduğunu açıklamaktır.</i></p><p></p><p><i>Sanayi yatırımlarını anlatmak kolaydır, zor olan ise bir yılda imalattan 175 bin ücretli çalışanın neden eksildiğini açıklamaktır.</i></p><p></p><p><i>Türkiye'nin ihtiyacı daha fazla ekonomik slogan değil; üreticinin neden ayakta kalamadığına ilişkin hesap verilebilir bir sanayi politikasıdır. Bunun yerine AKP iktidarı, sanayi derneklerinin yöneticilerini bir çıkış yaptıkları için yargılatmakla meşgul. Aynı dernek, o yargılamalar başladığından beri Türk sanayisine dair rapor yayımlayamaz, ekonomiye dair konuşamaz hale gelmiştir.”</i></p><p></p><p><strong>CANPOLAT: AKP İKTİDARI HESAP VERMEKTEN KAÇAMAZ!</strong></p><p></p><p>Bir fabrikanın kapanmasının etkilerinin çok boyutlu olduğuna vurgu yapan CHP İşveren Sendikaları ve İş Dünyasından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, “Fabrikalar, imalat atölyeleri onar onar kapanıyor. Her kapanan fabrika Türkiye’den bir parça daha koparıyor. Çünkü o kendin üretim kapasitesi eksiliyor, onlarca ailenin geliri kesiliyor, yan sanayicinin siparişi buhar oluyor, çiftçinin alıcı ortadan yok oluyor. Ve bunca yıldır Türkiye’yi yöneten AKP iktidarı, bu tablonun yalnız başarılarını sahiplenip maliyetlerini ‘piyasa koşulları’ diyerek başkalarının sırtına yüklüyor” diye konuştu.</p><p></p><p>“Ne bu yük taşınabilir, ne de AKP iktidarı hesap vermekten kaçabilir” diyen Cemal Canpolat, açıklamasını AKP iktidarına hitaben “Yükü bir kez daha Türkiye’nin üstüne çığ gibi bırakıp köşenize çekilmenize izin vermeyeceğiz” sözleriyle noktaladı.</p><p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/cemal-canpolat-9-baslikta-turkiyede-uretimin-agir-bilancosunu-acikladi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/cfa02b1b-058b-4afe-bac5-c84b31637a39.jpeg" type="image/jpeg" length="82993"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Velilerin cebini yakacak zam!]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/velilerin-cebini-yakacak-zam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/velilerin-cebini-yakacak-zam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde İstanbul’da okul servis ücretleri yüzde 10 oranında artırıldı. Yeni tarifede uzak mesafelerde yıllık ücretler 90 bin lirayı aşarken, rehber personel bulunan servislerde ücretlere yüzde 35 ekleme yapılacak. İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da okul servislerine yüzde 10 oranında zam yapılması kararlaştırıldı. Bu güncellemeyle beraber servis ücretleri özellikle uzun mesafelerde dikkat çekici seviyelere ulaştı.</p><p>Yıllık ücret bazı mesafelerde 90 bin lirayı aşarken, rehber personel bulunan servislerde maliyet daha da artacak. Yeni tarifeye göre 0-1 kilometre arasındaki yıllık servis ücreti 39 bin 970 liraya, 1-3 kilometre arasındaki ücret ise 42 bin 804 liraya yükseldi. Uzun mesafelerde ise yıllık ücret 21-23 kilometre arasında 90 bin 112 liraya, 23-25 kilometre arasında 93 bin 610 liraya çıktı.</p><p>Rehber personel için yüzde 35 ilave ücret İstanbul Servisçiler Odası Başkanı Günhan Sınar, rehber personel kullanılan servislerde tarifeye yüzde 35 oranında rehber personel ücretinin de ekleneceğini açıkladı.</p><p>Rehber personel için yüzde 35 ilave ücret İstanbul Servisçiler Odası Başkanı Günhan Sınar, rehber personel kullanılan servislerde tarifeye yüzde 35 oranında rehber personel ücretinin de ekleneceğini açıkladı.</p><p>Tarife dışında ücret alınamayacak Yeni dönemde velilerden belirlenen tarifenin dışında ücret talep edilmesi mümkün olmayacak. Ntv'nin haberine göre öğrenci velileri, sözleşme imzalanmadan önceki teklif aşamasında dahi tarifenin üzerinde ödeme yapmaya zorlanamayacak.</p><p>Servis ücretleri yıllık veya yarı yıllık bedel üzerinden taksitlendirilerek nakit ya da kredi kartıyla ödenebilecek. Kredi kartıyla ödeme yapmak isteyen veliler tek çekime, nakit ödeme yapmak isteyenler ise ücretin tamamını tek seferde ödemeye zorlanamayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Baba Ocağı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Ekonomi, Eğitim-Sağlık</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/velilerin-cebini-yakacak-zam</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/servis.webp" type="image/jpeg" length="75822"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP’li Dinçer’den bütçe tepkisi: “Saray harcarken vatandaşa kemer sıkma düşüyor”]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/chpli-dincerden-butce-tepkisi-saray-harcarken-vatandasa-kemer-sikma-dusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/chpli-dincerden-butce-tepkisi-saray-harcarken-vatandasa-kemer-sikma-dusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<style><!--/* Font Definitions */ @font-face {font-family:&quot;Cambria Math&quot;; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:&quot;&quot;; margin:0cm; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual; mso-fareast-language:EN-US;} p.MsoFooter, li.MsoFooter, div.MsoFooter {mso-style-priority:99; mso-style-link:&quot;Alt Bilgi Char&quot;; margin:0cm; mso-pagination:widow-orphan; tab-stops:center 8.0cm right 16.0cm; font-size:12.0pt; font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual; mso-fareast-language:EN-US;} span.AltBilgiChar {mso-style-name:&quot;Alt Bilgi Char&quot;; mso-style-priority:99; mso-style-unhide:no; mso-style-locked:yes; mso-style-link:&quot;Alt Bilgi&quot;;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} @page WordSection1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;}--><!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin:0cm; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual; mso-fareast-language:EN-US;} p.MsoFooter, li.MsoFooter, div.MsoFooter {mso-style-priority:99; mso-style-link:"Alt Bilgi Char"; margin:0cm; mso-pagination:widow-orphan; tab-stops:center 8.0cm right 16.0cm; font-size:12.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual; mso-fareast-language:EN-US;} span.AltBilgiChar {mso-style-name:"Alt Bilgi Char"; mso-style-priority:99; mso-style-unhide:no; mso-style-locked:yes; mso-style-link:"Alt Bilgi";} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} @page WordSection1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;} --></div></style><p>CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Semra Dinçer 7 aylık bütçe açığının 1,32 trilyon lirayı aşması ile Cumhurbaşkanlığı ve bağlı kuruluşlarının ilk altı aylık harcamalarının 100 milyar lirayı bulmasına tepki gösterdi. Dinçer, “Kemer sıkma politikası hep vatandaşa uygulanıyor, israf düzeni ise sürüyor” dedi.</p><p></p><p><strong>Bütçe Açığı 1,3 Trilyon Lirayı Aştı</strong></p><p></p><p>Açıklanan verilere göre, Türkiye’nin merkezi yönetim bütçe açığı Ocak-Temmuz döneminde 1 trilyon 320 milyar 940 milyon liraya ulaştı.</p><p></p><p>Temmuz ayında bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 59,8 artarak 1 trilyon 790 milyar 502 milyon liraya çıkarken, gelirler yüzde 28,8 artışla 1 trilyon 412 milyar 397 milyon lirada kaldı. Böylece sadece Temmuz ayında verilen bütçe açığı 378 milyar 105 milyon lira olarak kayıtlara geçti.</p><p></p><p><strong>Saray ve Bağlı Kurumların 6 Aylık Harcaması 100 Milyar Lirayı Geçti</strong></p><p></p><p>Bütçe açığı tırmanışını sürdürürken; Cumhurbaşkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve İletişim Başkanlığı’nın 2026 yılının ilk altı ayındaki (Ocak-Haziran) toplam harcaması 100 milyar 358 milyon liraya ulaştı.</p><p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Harcama kalemlerinde aslan payı tek başına 88 milyar 934 milyon lira ile Diyanet İşleri Başkanlığı’nın oldu. Cumhurbaşkanlığı’nın harcaması 8 milyar 486 milyon lira, İletişim Başkanlığı’nın harcaması ise 2 milyar 937 milyon lira olarak açıklandı. Üç kurumun altı aylık toplam harcamasının günde ortalama 557 milyon liraya denk geldiği belirtildi.</p><p></p><p><strong>“Kamu Maliyesi Kontrolden Çıktı”</strong></p><p></p><p>İki tabloyu birlikte değerlendiren CHP’li Semra Dinçer, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</p><p></p><p>“Bu iki tablo yan yana konulduğunda iktidarın önceliklerinin nerede olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor. Devletin kasası her ay daha büyük bir açıkla kapanıyor, giderler gelirlerden neredeyse iki kat hızlı büyüyor. Bu, kamu maliyesinin kontrolden çıktığının resmi itirafıdır. Açığın faturası ise zamlarla, dolaylı vergilerle ve enflasyonla yine vatandaşın sırtına yükleniyor.”</p><p></p><p><strong>“İtibar Anlayışı İhtişamı Besliyor”</strong></p><p></p><p>Emekli ve asgari ücretlinin geçim mücadelesine dikkat çeken Dinçer, harcamalara tepkisini şu sözlerle sürdürdü:</p><p></p><p>“Diyanet İşleri Başkanlığı tek başına günde ortalama yaklaşık 500 milyon lira harcarken, milyonlarca emekli aldığı zammın markete kaç gün yeteceğini hesaplıyor, asgari ücretli fiyat etiketine bakmaya çekiniyor. ‘İtibardan tasarruf olmaz’ anlayışıyla savunulan bu harcama düzeni, ülkenin gerçek ihtiyaçlarını değil, iktidarın kendi ihtişam algısını besliyor.”</p><p></p><p></p><p><strong>“Hesap Sormaya Devam Edeceğiz”</strong></p><p></p><p>Kemer sıkma politikalarının sürekli dar gelirli vatandaşa dayatıldığını ifade eden Dinçer, bütçenin şeffaf ve hesap verebilir olmasının anayasal bir zorunluluk olduğunu vurguladı:</p><p></p><p>“Bu ülkede kemer sıkma politikası hep aynı kesime uygulanıyor, israf ve bolluk ise hep aynı çevrelerde sürüyor. CHP olarak bu israf düzenini Meclis kürsüsünden sormaya, halkın hakkını halka geri istemeye devam edeceğiz. Bu tablo bir bilanço değil, bir tercih meselesidir. Ve bu tercih, milyonlarca yurttaşın aleyhine işliyor.”</p><p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/chpli-dincerden-butce-tepkisi-saray-harcarken-vatandasa-kemer-sikma-dusuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/e7cd65bc-7000-402b-aab6-1a1cf26ea479.jpeg" type="image/jpeg" length="73223"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emeklilikte prim açığını kapatacak düzenleme gündemde...]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/emeklilikte-prim-acigini-kapatacak-duzenleme-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/emeklilikte-prim-acigini-kapatacak-duzenleme-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nüfus Politikaları Kurulu gündemine gelen yeni düzenlemeyle yarı zamanlı çalışan sözleşmeli personele prim telafisi hakkı tanınıyor. Böylece sözleşmeli personel emeklilik için eksik günlerini tamamlayabilecek. İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ebeveynlerin yarı zamanlı çalışabilme uygulamasında sözleşmeli personele prim telafisi hakkı geliyor.</p><p>Düzenleme yasalaşırsa sözleşmeli personel de çalışmadığı döneme ilişkin sonradan prim ödeyebilecek. Böylece emeklilik için eksik günlerini tamamlayabilecek.</p><p>NTV'den Sibel Can'ın haberine göre, ilgili konu Nüfus Politikaları Kurulu'nun gündemine geldi. İlgili bakanlıklar prensipte anlaştı. Düzenlemenin tamamlandıktan sonra kanun teklifine dönüştürülerek Meclis'e sunulması bekleniyor.</p><p>Çalışma hayatında 400 binin üzerinde sözleşmeli personel bulunuyor. Yarı zamanlı çalışmaya başvuran mevcut çalışan sayısı ise 22 bin civarında.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div></div><div></div><p>Düzenleme yasalaşırsa sözleşmeli personelin yarım çalıştığı aylara ait eksik çalışılan süreleri borçlanma hakkı doğacak.</p><p>Yarı zamanlı çalışma hakkını kullanan ebeveynin aldığı maaş yarıya düşüyor. Dolayısıyla prim miktarında da düşüş oluyor. Yeni düzenlemeyle prim kaybının telafisinin sağlanması amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Baba Ocağı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Gündem</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/emeklilikte-prim-acigini-kapatacak-duzenleme-gundemde</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/para4212421.webp" type="image/jpeg" length="21881"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vergi rekortmenleri açıklandı!]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/vergi-rekortmenleri-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/vergi-rekortmenleri-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gelir İdaresi Başkanlığı, 2025 vergilendirme dönemine ilişkin kurumlar vergisi rekortmenlerini açıkladı. Ziraat Bankası 70 milyar 394 milyon TL'lik vergi tahakkukuyla ilk sırada yer aldı. İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gelir İdaresi Başkanlığı'nın verilerine göre, Ziraat Bankası vergi tahakkukuyla Türkiye geneli Kurumlar Vergisi rekortmenleri listesinde ilk sırada yer aldı. En fazla vergi ödeyen ilk yüz mükellefin büyük çoğunluğunun İstanbul merkezli şirketlerden oluştuğu listede bankacılık sektörü öne çıkarken, İstanbul tek başına toplam Kurumlar Vergisi tahakkukunun yarısından fazlasını karşıladı.</p><p>Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), 2025 vergilendirme dönemine ilişkin Kurumlar Vergisi beyan sonuçlarını ve Türkiye genelinde en fazla vergi tahakkuk ettirilen mükellefler listesini açıkladı.</p><p>Türkiye genelinde 1 milyon 215 bin 24 mükellef tarafından kurumlar vergisi beyannamesi verildi. Beyannamelerde toplam 6 trilyon 971 milyar 232 milyon 11 bin 841 TL matrah beyan edilirken, bu tutar üzerinden 1 trilyon 614 milyar 791 milyon 537 bin 584 TL kurumlar vergisi tahakkuk ettirildi.</p><div></div><div></div><p>Mükellef kurum başına ortalama 5 milyon 737 bin 526 TL matrah beyan edilirken, bu tutar üzerinden ortalama 1 milyon 329 bin 20 TL kurumlar vergisi tahakkuk etti.</p><p></p><p><strong>VERGİ REKORTMENLERİNİN 80'İ İSTANBUL'DAN</strong></p><p>En fazla vergi tahakkuk ettirilen ilk 100 mükellefin illere göre dağılımında İstanbul açık ara ilk sırada yer aldı.</p><p>İstanbul'dan 80 mükellef ilk 100'de yer alırken, Ankara'dan 14 mükellef listeye girdi. İzmir, Antalya, Konya, Kocaeli, Muğla ve Kastamonu'dan ise birer mükellef ilk 100 arasında yer aldı.</p><p><strong>ZİRAAT BANKASI ZİRVEYE YERLEŞTİ</strong></p><p>İlk 20 mükellefin yer aldığı listede zirvenin sahibi Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası A.Ş. oldu.</p><p>Ziraat Bankası, 70 milyar 394 milyon 682 bin 568 TL kurumlar vergisi tahakkukuyla ilk sırada yer aldı.</p><p>İkinci ve beşinci sıradaki kurumlar isimlerinin açıklanmasını istemezken, üçüncü sırada 22 milyar 908 milyon TL vergi tahakkukuyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O., dördüncü sırada ise 20 milyar 77 milyon TL ile Türkiye Garanti Bankası A.Ş. yer aldı.</p><p><strong>BANKALAR LİSTEYE DAMGA VURDU</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Listenin devamında 6. sırada QNB Bank A.Ş., 7. sırada LC Waikiki Mağazacılık Hizmetleri Ticaret A.Ş., 8. sırada Emin Evim Tasarruf Finansmanı A.Ş., 9. sırada Citibank A.Ş. ve 10. sırada Allianz Sigorta A.Ş. yer aldı.</p><p>İlk 20'de ayrıca Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş., Türkiye Sigorta A.Ş., Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş., Unilever Sanayi ve Ticaret Türk A.Ş., BİM Birleşik Mağazalar A.Ş., Türkiye Emlak Katılım Bankası A.Ş., Fuzul Tasarruf Finansman A.Ş., Türkiye Hayat ve Emeklilik A.Ş., Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş. bulundu.</p><p><strong>İSTANBUL TOPLAM VERGİNİN YÜZDE 60,51'İNİ KARŞILADI</strong></p><p>İstanbul'da 437 bin 754 mükellef bulunuyor. Bu sayı Türkiye genelindeki toplam mükelleflerin yüzde 36,03'üne karşılık geliyor.</p><p>Kentte 3 trilyon 987 milyar TL matrah beyan edilirken, bu tutar toplam matrahın yüzde 57,20'sini oluşturdu. İstanbul'da tahakkuk eden kurumlar vergisi ise 977 milyar 860 milyon TL oldu. Böylece İstanbul, Türkiye genelindeki toplam vergi tahakkukunun yüzde 60,51'ini tek başına sağladı.</p><p><strong>ANKARA'DA 221 MİLYAR 750 MİLYON TL VERGİ TAHAKKUK ETTİ</strong></p><p>Ankara'da 127 bin 7 mükellef kurumlar vergisi beyannamesi verdi. Bu sayı Türkiye genelinin yüzde 10,45'ine karşılık geldi.</p><p>Ankara'da 977 milyar 52 milyon TL matrah beyan edilirken, toplam kurumlar vergisinin yüzde 13,73'üne denk gelen 221 milyar 750 milyon TL vergi tahakkuk ettirildi.</p><p><strong>İZMİR'DE 64 MİLYAR 278 MİLYON TL VERGİ TAHAKKUKU</strong></p><p>İzmir'de 75 bin 18 mükellef bulunurken, bu sayı Türkiye genelinin yüzde 6,17'sini oluşturdu.</p><p>Kentte 280 milyar 804 milyon TL matrah beyan edildi. İzmir'de tahakkuk eden kurumlar vergisi ise 64 milyar 278 milyon TL oldu. Böylece İzmir'in toplam vergi tahakkukundaki payı yüzde 3,98 olarak gerçekleşti.</p><p><strong>DİĞER İLLERİN PAYI YÜZDE 21,78</strong></p><p>İstanbul, Ankara ve İzmir dışındaki illerde toplam 575 bin 245 mükellef kurumlar vergisi beyannamesi verdi.</p><p>Diğer iller, Türkiye genelinde tahakkuk eden kurumlar vergisinin yüzde 21,78'ini oluşturdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Baba Ocağı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Gündem</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/vergi-rekortmenleri-aciklandi</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/para42142.webp" type="image/jpeg" length="56842"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ocak 2027 emekli zammı için 3 senaryo!]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/ocak-2027-emekli-zammi-icin-3-senaryo</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/ocak-2027-emekli-zammi-icin-3-senaryo" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK’in temmuz ayı enflasyon verisini açıklamasıyla SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin Ocak 2027 zammı için hesap başladı. Yıl sonu beklentileri doğrultusunda yüzde 7, yüzde 9,72 ve yüzde 10,67 olmak üzere üç farklı senaryo öne çıkıyor. İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) temmuz ayı enflasyon verilerini açıklamasıyla birlikte, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin Ocak 2027'de alacağı zam oranını belirleyecek altı aylık sürecin ilk adımı atıldı. Geçtiğimiz temmuz ayında en düşük aylıkları 23 bin 552 TL'ye yükseltilen milyonlarca yurttaş, yeni yılda maaşlarının ne kadar olacağını araştırmaya başladı. Ekonomik beklentiler ve yıl sonu enflasyon hedefleri doğrultusunda emekli maaşları için 3 farklı senaryo netleşti.</p><p>Milyonlarca emeklinin gelirini doğrudan belirleyen enflasyon verilerinde yeni dönem başladı. Ocak 2027'de uygulanacak olan emekli maaş zammı, temmuz ile aralık aylarını kapsayan altı aylık enflasyon farkının kesinleşmesiyle ortaya çıkacak.</p><p>TÜİK tarafından açıklanan yüzde 1,78'lik temmuz ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), bu uzun hesaplama maratonunun ilk ve en temel verisi olarak kayıtlara geçti.</p><p>Nihai zam oranı, önümüzdeki beş ay boyunca açıklanacak yeni enflasyon rakamlarının bu veriye eklenmesiyle kesinleşecek.</p><p><strong>ALTI AYLIK ZAM HESABI İÇİN İLK VERİ GELDİ</strong></p><p>Sosyal güvenlik mevzuatına göre SSK ve Bağ-Kur emeklileri, her yılın ocak ve temmuz aylarında bir önceki altı aylık dönemde gerçekleşen enflasyon oranı kadar zam alıyor.</p><p>Geçen temmuz ayında SSK ve Bağ-Kur emeklilerine altı aylık enflasyon farkı olan yüzde 17,76 oranında zam yapılmış ve Meclis'te kabul edilen yasal düzenleme ile en düşük emekli maaşı 23 bin 552 TL olarak belirlenmişti.</p><p>Şimdi ise gözler, bu taban aylığın ve diğer tüm kök maaşların 2027 yılının başında hangi seviyeye çıkacağına çevrildi.</p><div></div><div></div><p><strong>OCAK 2027 İÇİN MASADAKİ 3 FARKLI ZAM SENARYOSU</strong></p><p>Henüz altı aylık sürecin başında olunmasına rağmen, ekonomi kurumlarının yıl sonu enflasyon beklentileri doğrultusunda Ocak 2027 için üç farklı zam senaryosu öne çıkıyor. Beklentiler şu şekilde şekilleniyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Birinci Senaryo: Resmi makamların yıl sonu enflasyon hedefinin birebir gerçekleşmesi halinde, emekli zam oranının yaklaşık yüzde 7 seviyesinde kalabileceği hesaplanıyor.</p><p>İkinci Senaryo: Ekonomi yönetiminin yayımladığı Piyasa Katılımcıları Anketi'ndeki beklentiler doğrultusunda, altı aylık enflasyonun (dolayısıyla emekli zammının) yüzde 9,72 seviyesinde gerçekleşebileceği öngörülüyor.</p><p>Üçüncü Senaryo: Finansal Kurumlar Birliği (FKB) ve İstanbul Üniversitesi'nin ortaklaşa hazırladığı ekonomik görünüm tahminlerine göre ise zam oranının yüzde 10,67 seviyesine kadar ulaşabileceği değerlendiriliyor.</p><p><strong>EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI NE KADAR OLACAK?</strong></p><p>Uzmanların enflasyon tahminleri üzerinden yaptığı hesaplamalara göre, halihazırda 23 bin 552 TL olan taban aylığın Ocak 2027'de ulaşacağı muhtemel rakamlar şu şekilde sıralanıyor:</p><p><strong>YÜZDE 7 ZAM SENARYOSU (Resmi Hedeflere Göre)</strong></p><p>Beklenen Zam Oranı: Yüzde 7,00</p><p>Tahmini En Düşük Maaş: 25.201 TL</p><p><strong>YÜZDE 9,72 ZAM SENARYOSU (Piyasa Beklentisine Göre)</strong></p><p>Beklenen Zam Oranı: Yüzde 9,72</p><p>Tahmini En Düşük Maaş: 25.841 TL</p><p><strong>YÜZDE 10,67 ZAM SENARYOSU (FKB Tahminine Göre)</strong></p><p>Beklenen Zam Oranı: Yüzde 10,67</p><p>Tahmini En Düşük Maaş: 26.065 TL</p><p><strong>KESİN RAKAMLAR ARALIK ENFLASYONUYLA NETLEŞECEK</strong></p><p>Taban aylığın dışında kalan diğer maaş dilimlerindeki SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin kök aylıklarına da, aralık ayında kesinleşecek olan altı aylık enflasyon oranı doğrultusunda aynı yüzdelik zamlar uygulanacak.</p><p>Ocak 2027'de uygulanacak kesin zam oranının belirlenmesi için ağustos, eylül, ekim, kasım ve aralık aylarına ilişkin TÜFE verilerinin açıklanması beklenecek. Altı aylık sürecin tamamlanmasıyla birlikte emeklilerin yeni yılda alacağı kuruşu kuruşuna zamlı maaşlar netleşmiş olacak.</p><p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Baba Ocağı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/ocak-2027-emekli-zammi-icin-3-senaryo</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/emekli-21.webp" type="image/jpeg" length="51639"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de 6,5 milyon genç ne eğitimde ne istihdamda!]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/turkiyede-65-milyon-genc-ne-egitimde-ne-istihdamda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/turkiyede-65-milyon-genc-ne-egitimde-ne-istihdamda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de 15-29 yaş grubundaki gençlerin yüzde 35,6'sı ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Sayıları 6,5 milyonu aşan “ev gençleri”, ekonomik bağımsızlık kuramadıklarını ve gelecek umutlarını kaybettiklerini anlatıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üniversite mezunu olmalarına rağmen iş bulamayan gençler aile evine dönmek zorunda kalıyor. 6,5 milyonu aşan “ev gençleri”, ekonomik sıkıntıların sosyal hayatlarını ve gelecek hayallerini de ellerinden aldığını söylüyor.</p><p><strong>"GELECEĞE DAİR HAYALLERİM YOK"</strong></p><p>T24'ten Berfin Özcan'ın haberine göre; ne eğitimde ne istihdamda yer alan ve literatürde "NEET" (Not in Education, Employment or Training) olarak tanımlanan "ev gençleri"nin sayısı Türkiye'de 6,5 milyonu aştı. En basit ihtiyaçlarını karşılamak için bile ailesinden destek almak zorunda kaldıklarını ifade eden gençler, “Şu an aile evinde yediğim yemek bile bana çokmuş gibi geliyor” dedi. Geleceğe dair umutlarının kalmadığını dile getiren gençler, “Sosyal yaşantım ve geleceğe dair hayallerim yok sadece yaşamaya çalışıyorum” diye konuştu.</p><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 15-24 yaş grubundaki gençlerde ne eğitimde ne istihdamda olanların oranı yüzde 23,3 oldu. Bu oran, Türkiye'de her dört gençten birinin ne eğitim hayatında ne iş hayatında yer almadığını ortaya koyuyor.</p><p>Yaş aralığı 15-29'a çıkarıldığında bu oran daha da artıyor. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde 15-29 yaş grubunda ev genci oranı ortalama yüzde 11 seviyelerindeyken, Türkiye'de bu oran yüzde 35,6'ya ulaşıyor.</p><p>Dört duvar arasına sıkışan gençler; yalnızca işsizlikle değil, ruhsal bir tükenmişlikle de baş başa kalıyor. Gençler, derin bir ümitsizlik ve ağır maddi sıkıntılarla mücadele ediyor. Kimi, yaşanan çaresizlik yüzünden özgüvenini yitirip kendini başarısız hissediyor, kimi kısıtlı imkanlarla dahi olsa sosyalleştiği anlarda bile suçluluk ve vicdan azabı duyuyor.</p><p><strong>"YEDİĞİM YEMEK BİLE BANA ÇOKMUŞ GİBİ GELİYOR"</strong></p><p>Duygu Yetim Ankara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden 2025 yılında mezun oldu. Staj yaparken başladığı çalışma hayatına iş yerinde karşılaştığı sorunlar ve ağır iş gücüne karşı emeklerinin karşılıksız kalması sonucunda son vermek zorunda kaldı. Yetim ‘ev genci’ olmayı şu sözlerle anlattı:</p><p>"Yeni mezun olmuş, genç insanlara joker eleman gözüyle bakılıyor. Tüm işleri senin yapmanı bekliyorlar. Tüm bunlara rağmen emeğinin karşılığını alamıyorsun. Bu sebeplerle işimden ayrıldım. Şu an aile evindeyim. Bu süreçte ekonomik sebeplerle hiç sosyalleşemiyorum. En son ne zaman kahve içmeye çıktım hatırlamıyorum. Kendim için alışveriş bile yapmıyorum. Maddi kaygılardan dolayı dışarı çağrıldığımda üzülüyorum. Şu an aile evinde yediğim yemek bile bana çokmuş gibi geliyor."</p><p><strong>"BU SÜREÇ BENİ ÇOK KÖTÜ ETKİLEDİ"</strong></p><p>Aslı Coşkun 24 yaşında, Ankara Üniversitesi Tarih bölümünden bölüm üçüncüsü olarak mezun oldu ve kendi alanında iş bulamadı. Coşkun, mezun olduktan sonraki iş arama sürecine yönelik, "Birçok yere iş görüşmesine gittim. Gittiğim bir kurumda her konuda anlaştık fakat konu maaşa gelince süreç beklediğim gibi ilerlemedi. İlk sene ücretsiz çalışırsın, ikinci sene asgari ücret veririz, üçüncü sene ise bakarız denildi. Sigortanın bahsi bile açılmadı. Çok uzun bir süre iş aradım ve bulamadım. Bu süreç beni çok kötü etkiledi. Kendimi bir yere gelebilecek biri olarak görüyordum ama sistem bana kendimi başarısız hissettirdi” diye konuştu.</p><p>Aile evinde yaşamaya başladıktan sonra ev işlerinin büyük çoğunluğunu kendisinin yapmak zorunda olduğunu dile getiren Coşkun, “Bu süreçte ailemle beraber yaşadığım için bazı sorumluluklarım oluyor. Kadınsan ve çalışmıyorsan ev genci ile ev hanımı arasında bir yere konumlanıyorsun. Arkadaşlarımla parkta veya daha düşük bütçeli aktiviteler yapabilecek şekilde buluşabiliyoruz" dedi.</p><p>Pervin Özcan, 28 yaşında. Batman Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümünden mezun ve sekiz yıldır ev genci olarak yaşamını devam ettirmeye çalışıyor. Ev genci olmanın birçok psikolojik zorluk barındırdığını ifade eden Özcan, psikolojik yardıma ihtiyaç duyduğunu belirtti. Özcan yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı:</p><p><strong>"BU DURUM PSİKOLOJİMİ BOZUYOR"</strong></p><p>Üniversite mezunu olmalarına rağmen iş bulamayan gençler aile evine dönmek zorunda kalıyor. 6,5 milyonu aşan “ev gençleri”, ekonomik sıkıntıların sosyal hayatlarını ve gelecek hayallerini de ellerinden aldığını söylüyor.</p><p><strong>"GELECEĞE DAİR HAYALLERİM YOK"</strong></p><p>T24'ten Berfin Özcan'ın haberine göre; ne eğitimde ne istihdamda yer alan ve literatürde "NEET" (Not in Education, Employment or Training) olarak tanımlanan "ev gençleri"nin sayısı Türkiye'de 6,5 milyonu aştı. En basit ihtiyaçlarını karşılamak için bile ailesinden destek almak zorunda kaldıklarını ifade eden gençler, “Şu an aile evinde yediğim yemek bile bana çokmuş gibi geliyor” dedi. Geleceğe dair umutlarının kalmadığını dile getiren gençler, “Sosyal yaşantım ve geleceğe dair hayallerim yok sadece yaşamaya çalışıyorum” diye konuştu.</p><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 15-24 yaş grubundaki gençlerde ne eğitimde ne istihdamda olanların oranı yüzde 23,3 oldu. Bu oran, Türkiye'de her dört gençten birinin ne eğitim hayatında ne iş hayatında yer almadığını ortaya koyuyor.</p><p>Yaş aralığı 15-29'a çıkarıldığında bu oran daha da artıyor. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde 15-29 yaş grubunda ev genci oranı ortalama yüzde 11 seviyelerindeyken, Türkiye'de bu oran yüzde 35,6'ya ulaşıyor.</p><p>Dört duvar arasına sıkışan gençler; yalnızca işsizlikle değil, ruhsal bir tükenmişlikle de baş başa kalıyor. Gençler, derin bir ümitsizlik ve ağır maddi sıkıntılarla mücadele ediyor. Kimi, yaşanan çaresizlik yüzünden özgüvenini yitirip kendini başarısız hissediyor, kimi kısıtlı imkanlarla dahi olsa sosyalleştiği anlarda bile suçluluk ve vicdan azabı duyuyor.</p><p><strong>"YEDİĞİM YEMEK BİLE BANA ÇOKMUŞ GİBİ GELİYOR"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Duygu Yetim Ankara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden 2025 yılında mezun oldu. Staj yaparken başladığı çalışma hayatına iş yerinde karşılaştığı sorunlar ve ağır iş gücüne karşı emeklerinin karşılıksız kalması sonucunda son vermek zorunda kaldı. Yetim ‘ev genci’ olmayı şu sözlerle anlattı:</p><p>"Yeni mezun olmuş, genç insanlara joker eleman gözüyle bakılıyor. Tüm işleri senin yapmanı bekliyorlar. Tüm bunlara rağmen emeğinin karşılığını alamıyorsun. Bu sebeplerle işimden ayrıldım. Şu an aile evindeyim. Bu süreçte ekonomik sebeplerle hiç sosyalleşemiyorum. En son ne zaman kahve içmeye çıktım hatırlamıyorum. Kendim için alışveriş bile yapmıyorum. Maddi kaygılardan dolayı dışarı çağrıldığımda üzülüyorum. Şu an aile evinde yediğim yemek bile bana çokmuş gibi geliyor."</p><p><strong>"BU SÜREÇ BENİ ÇOK KÖTÜ ETKİLEDİ"</strong></p><p>Aslı Coşkun 24 yaşında, Ankara Üniversitesi Tarih bölümünden bölüm üçüncüsü olarak mezun oldu ve kendi alanında iş bulamadı. Coşkun, mezun olduktan sonraki iş arama sürecine yönelik, "Birçok yere iş görüşmesine gittim. Gittiğim bir kurumda her konuda anlaştık fakat konu maaşa gelince süreç beklediğim gibi ilerlemedi. İlk sene ücretsiz çalışırsın, ikinci sene asgari ücret veririz, üçüncü sene ise bakarız denildi. Sigortanın bahsi bile açılmadı. Çok uzun bir süre iş aradım ve bulamadım. Bu süreç beni çok kötü etkiledi. Kendimi bir yere gelebilecek biri olarak görüyordum ama sistem bana kendimi başarısız hissettirdi” diye konuştu.</p><p>Aile evinde yaşamaya başladıktan sonra ev işlerinin büyük çoğunluğunu kendisinin yapmak zorunda olduğunu dile getiren Coşkun, “Bu süreçte ailemle beraber yaşadığım için bazı sorumluluklarım oluyor. Kadınsan ve çalışmıyorsan ev genci ile ev hanımı arasında bir yere konumlanıyorsun. Arkadaşlarımla parkta veya daha düşük bütçeli aktiviteler yapabilecek şekilde buluşabiliyoruz" dedi.</p><p>Pervin Özcan, 28 yaşında. Batman Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümünden mezun ve sekiz yıldır ev genci olarak yaşamını devam ettirmeye çalışıyor. Ev genci olmanın birçok psikolojik zorluk barındırdığını ifade eden Özcan, psikolojik yardıma ihtiyaç duyduğunu belirtti. Özcan yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı:</p><p><strong>"BU DURUM PSİKOLOJİMİ BOZUYOR"</strong></p><p>“2020'de Batman Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümünden mezun oldum. Ardından açık öğretim Tıbbi Sekreterlik ve Yaşlı Bakımı okudum. Çocuk Gelişimi bölümünü bitirdiğim zaman iş aramaya başladım. Teklif edilen maaşlar o zamanki asgari ücretin bile altındaydı. Çok fazla çalışmaya asgari ücret bile vermiyorlardı. Bu yerlere girebilmek için torpil lazımdı. Kendi alanımda hak ettiğim maaşı veren bir iş bulamadım. Zincir marketlere başvuru yaptım fakat burada bile tanıdık gerekiyordu. Şu an ailemden destek alıyorum. Bu durum çok psikolojimi bozuyor, belli bir yaştan sora ailene bağlı kalmak istemiyorsun. İnsan bu süreçte psikolojik yardıma ihtiyaç duyuyor. Geleceğe dair umudum kalmadı. Sosyal yaşantım yok yaşamaya çalışıyorum sadece.”</p><p><strong>"AİLE EVİNDE KALMAK ÇOK ZOR"</strong></p><p>Arda Ergin Trakya Üniversitesi Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik bölümünü bitirdi. Ancak iş bulamadığı için şu an aile evinde yaşıyor. En basit ihtiyaçlarını karşılamak için bile ailesinden destek almak zorunda kaldığını ifade eden Ergin, "Şu an vaktimin çoğu evde geçiyor. Ailemden maddi destek almak çok zorluyor. Hiç para harcamamaya çalışsam bile sigara masrafım oluyor. Bunu bile ailemden istemek zorunda kalıyorum. Arada kız arkadaşım veya arkadaşlarımla görüşüyorum ama bu beni maddi olarak zorluyor. Ailemle sürekli maddiyat konusunda tartışma yaşıyoruz. Dışarı çıktığımda arkadaşlarımın yanında iyi hissediyorum ancak gün sonunda eve geri dönmek istemiyorum. İleride iş bulamadığım senaryoyu düşünmek istemiyorum. Aile evinde kalmak çok zor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Baba Ocağı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/turkiyede-65-milyon-genc-ne-egitimde-ne-istihdamda</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/issizlik-5.webp" type="image/jpeg" length="91790"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emekliye 25 bin TL seyyanen zam umudu!]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/emekliye-25-bin-tl-seyyanen-zam-umudu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/emekliye-25-bin-tl-seyyanen-zam-umudu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi, memur emeklilerinin 25 bin TL’lik seyyanen zam talebiyle ilgili dosyaları birleştirerek süreci hızlandırdı. Avukat Ali Erdem Gündoğan, usul aşamasının tamamlandığını ve gözlerin AYM’nin vereceği nihai karara çevrildiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi’nin memur emeklilerinin seyyanen zam dosyasında usul aşamasını tamamlayıp birleştirme kararı almasıyla süreç hızlandı. Avukat Ali Erdem Gündoğan, olumlu karar çıkması halinde maaşlara 25 bin TL ekleneceğini ve geriye dönük 1 milyon TL alacak doğacağını açıklayarak tarihi günü duyurdu.</p><p>Şebnem Arda Boğa’nın YouTube yayınına katılan Avukat Ali Erdem Gündoğan, milyonlarca memur emeklisinin merakla beklediği 25 bin TL’lik seyyanen zam davasında yaşanan sıcak gelişmeyi kamuoyuyla paylaştı.</p><p>Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) adli tatilde dosyayı ele aldığını belirten Gündoğan, hukuki süreçte usul aşamasının tamamlandığını ve doğrudan esas hakkında karar verme noktasına gelindiğini açıkladı.</p><p><strong>AYM ADLİ TATİLDE GÖRÜŞTÜ</strong></p><p>Yeniçağ'da yer alan habere göre memur ve memur emeklisinin yasal mevzuat olarak aynı kurallara tabi olduğunu, ancak Temmuz 2023'te yapılan düzenlemeyle emeklilerin kapsam dışında bırakıldığını vurgulayan Avukat Ali Erdem Gündoğan, yargı sürecindeki son durumu şu sözlerle özetledi: "Seyyanen zamla ilgili Anayasa Mahkemesi adli tatilde dosyayı ele aldı. İki başvurumuz vardı. Ankara 9. İdare Mahkemesi ve İstinaf Mahkemesi AYM’ye başvuru yapmayınca biz doğrudan başvurularımızı yaptık.</p><p>6 Ağustos’ta Anayasa Mahkemesi ikinci başvuruyu birinci dosyayla birleştirdi ve birinci dosyayı pilot dosya olarak belirledi.</p><p>Şu anda tek bir başvuru dosyası oluşturuldu ve çok yakında buradan bir karar çıkacağını bekliyoruz."Dosyada usul ve prosedür aşamasının tamamen bittiğini, geriye yalnızca AYM’nin nihai kararı kaldığını bildiren Gündoğan, olumlu karar çıkması halinde yaşanacak süreci şöyle aktardı:</p><p>Kanunen hak edilen 25.000 TL’lik seyyanen zam doğrudan memur emeklilerinin maaşlarına eklenecek.</p><p>2023 Temmuz ayından bu yana ödenmeyen tutarlardan dolayı geriye dönük yaklaşık 1 milyon TL'lik faizsiz alacak hakkı doğacak.</p><div></div><div></div><p><strong>%100'Ü AŞABİLİR</strong></p><p>AYM başvuruyu kabul ederse en düşük emekli mmaşı yüzde 100'ü aşan oranda artacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Baba Ocağı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Gündem</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/emekliye-25-bin-tl-seyyanen-zam-umudu</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/para-6.webp" type="image/jpeg" length="10826"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
