<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gerçek Değil, Bakış Açısı Değişir</title>
    <link>https://www.paralaksnews.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.paralaksnews.com/rss/politika" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 06 Sep 2026 11:52:09 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/rss/politika"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA['Takip Kurulu' ilk kez toplandı]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/takip-kurulu-ilk-kez-toplandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/takip-kurulu-ilk-kez-toplandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Süreç" kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda 'çerçeve yasa' olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un Resmî Gazete'de yayımlanarak yasalaşması ardından ilk çalışmalar başladı. Kanun kapsamında oluşturulan Takip ve Değerlendirme Kurulu ilk kez toplandı. İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreçte çerçeve yasanın yasalaşması ardından yeni bir aşamaya geçildi. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulu, bugün ilk toplantısını yapıyor.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki toplantıya Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Milli Savunma bakanlarının yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreteri de katılıyor.</p>

<p><strong>ÖCALAN ALT KURULDA GÖREV ALABİLİR</strong></p>

<p>İlk toplantının gündeminde sürecin farklı aşamalarını takip edecek alt kurulların oluşturulması da var. İlk alt kurulun silah teslimi ve sahadaki doğrulama mekanizması üzerine çalışması planlanan Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Kurulu olması bekleniyor.</p>

<p>Kurulda, teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın da görev alacak ve "taahhüt eden" statüsünde bulunması bekleniyor.</p>

<p>Öcalan'ın bugün yapılacak toplantıda kurulması planlanan bir alt kurulda görev yapacağını DEM Parti İmralı heyeti üyesi ve Van Milletvekili Pervin Buldan açıklamıştı.</p>

<p>Buldan, kurulun isminin "Silahsızlanma ve Siyasallaşma" olacağını ve Öcalan'ın bu kurulda yer alarak gelişmeleri organize edeceğini söylemişti. Buldan'ın açıklamasına ilişkin hükümetten henüz bir doğrulama ya da Öcalan'ın kurulda nasıl görev alacağına dair ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.</p>

<p><strong>KİMLER GÖREV ALACAK?</strong></p>

<p>Alt kurulun oluşturulduktan sonra ne zaman ve nerede toplanacağı, toplantıların hangi sıklıkla yapılacağına ilişkin olarak henüz bilgi edinilemedi. Takip Kurulu'nda ise öngörülen bakanlıkların ve kurumların birer temsilcilerinin de yer alması bekleniyor.</p>

<p><strong>Katılması beklenen kurum ve görevliler şöyle:</strong></p>

<p>-Adalet Bakanlığı’ndan bir hâkim veya savcı düzeyinde hukukçu</p>

<p>-Dışişleri Bakanlığı’ndan bir Büyükelçi düzeyinde diplomat</p>

<p>-İçişleri Bakanlığı’ndan bir vali veya bu kıdemde bir temsilci</p>

<p>-Milli Savunma Bakanlığı’ndan general veya albay düzeyinde bir kurmay</p>

<p>-Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’nden üst düzey bir yönetici</p>

<p>-Milli İstihbarat Teşkilatı’ndan daire başkanlığı düzeyinde bir temsilci</p>

<p>-Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği’nden üst düzey bir raportör</p>

<p><strong>ADLİ SÜREÇLER İÇİN AYRI YAPI</strong></p>

<p>Adlî süreçler için de ayrı bir yapı oluşturulacak. Adalet Bakanlığı yetkilileri ile uygulamada görev alacak hâkim ve savcıların katkı vereceği kurulun, teslim olan örgüt mensuplarının dosyalarını hukuki statülerine göre sınıflandırması hedefleniyor. İnfazın ertelenmesine ilişkin kararları ise alt kurul değil, infaz hâkimleri verecek.</p>

<p>Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında öngörülen uygulamaların başlayabilmesi için PKK/KCK ve bağlantılı oluşumların fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolündeki silahlarla mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi gerekiyor.</p>

<p>Tespitin Milli Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilmesi ve kararın Resmî Gazete’de yayımlanması şartıyla 6 ay boyunca başvuru yapılabilecek. Yasa, bazı suçlara geçici düzenleme içeriyor. Düzenlemeye göre soruşturma, kovuşturma ve kesinleşmiş cezaların infazı, suçun niteliğine ve ceza miktarına göre beş veya 10 yıl ertelenebilecek.</p>

<p><strong>KİMLER YARARLANABİLECEK?</strong></p>

<p>Yasa; PKK’yı kurma veya yönetme, örgüt üyeliği, örgüte yardım, propaganda ve örgüt faaliyetleri kapsamında işlenen bazı suçları kapsıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>15 yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda 10 yıl, 15 yıl veya daha az ceza gerektiren suçlarda ise beş yıl erteleme uygulanabilecek. Erteleme süresince soruşturmalar duracak, davalar askıya alınacak ve şartları karşılayan hükümlüler tahliye edilebilecek.</p>

<p>Bu süre içinde yeniden “terör suçu” işlenmesi halinde erteleme kararı kaldırılacak. Düzenlemeden yararlananlara iki ila üç yıl arasında siyaset yasağı uygulanması da öngörülüyor.</p>

<p><strong>ÖCALAN YARARLANAMIYOR</strong></p>

<p>Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlar düzenlemenin dışında tutulacak.</p>

<p>Bu nedenle Öcalan’ın söz konusu hükümlerden yararlanması mümkün olmayacak. Kanun kapsamında görev yapan kamu görevlilerinin cezai sorumluluğunun olmayacağı da düzenlemede yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Baba Ocağı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Politika</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/takip-kurulu-ilk-kez-toplandi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/ocalan-21.webp" type="image/jpeg" length="89380"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[5 genel başkan aynı masada buluşuyor...]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/5-genel-baskan-ayni-masada-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/5-genel-baskan-ayni-masada-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, kendi davetiyle BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz, Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır ve Kutlu Parti Genel Başkanı Yusuf Halaçoğlu’nun katılımıyla 21 Ağustos Cumartesi günü yapılacak toplantıda, Türkiye’nin içinde bulunduğu sürecin değerlendirileceğini söyledi. Özdağ, "Millet bunu istiyor. Biz sokağın sesine, milletin sesine ve vicdanına kulak veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Suriye’deki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdağ, İsrail savaş uçaklarının İdlib’de bir askeri üs ve havaalanını vurduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Türkiye'nin güneyinde önemli gelişmeler devam ediyor. İdlib'de Ebu Zuhur Hava Üssü, İsrail uçakları tarafından sekiz kez vuruldu. Burası Türkiye'ye kuş uçuşu 70 kilometre uzaklıkta. Eğer bir savaş uçağı kullanıyorsanız 70 kilometreyi üç dakikada kat edersiniz. Yani İsrail uçaklarının Türkiye'ye üç dakika uzaklığa kadar geldiğini, fütursuzca bombardıman yaptığını ve bu bombardımandan sonra İsrail Başbakanı Netanyahu'nun, 'Türkiye'ye önce uyarı yolladık, anlamayınca bombaladık' dediğini görüyoruz. Bu üssün hemen 40 kilometre kuzeyinde, Suriye topraklarında halen Türk askerlerinin bulunduğu bir başka üs var. Ebu Zuhur Üssü'ne de Türk askerlerinin Şam yönetimi tarafından davet edildiğini biliyoruz. Eğer askerlerimiz orada olsaydı, bir İsrail bombardımanıyla karşı karşıya kalacaklardı. Bu, İsrail'in Türkiye'yi doğrudan hedef alarak Suriye'de gerçekleştirdiği ikinci saldırıdır."</p><p><strong>DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI'NA "NETENYAHU" TEPKİSİ</strong></p><p>Dışişleri Bakanlığı'nın İsrail'e yönelik kınama yayımlamasının yeterli olmadığını kaydeden Özdağ, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Netanyahu'nun saldırgan, faşist politikalarına karşı Türk Dışişleri Bakanlığı'ndan çok sert bir kınama gelmiş. Herhalde Netanyahu buna çok gülmüştür. Gülmekten belki ölür de Netanyahu'dan kurtuluruz. Politikanız bu mu? İsrail'in Suriye'de gerçekleştirdiği bu stratejik hamlelere ve tehditlere vereceğiniz cevap sadece Dışişleri Bakanlığı'nın bu açıklamasıyla mı sınırlı kalacak? Bunu merakla izliyoruz."</p><p><strong>"TÜRK MİLLETİNE YALAN SÖYLENDİ"</strong></p><p>AKP'li ve MHP'li seçmenlere seslenerek, Suriye'deki savaşın bittiğini ancak sığınmacıların ülkelerine dönmediğini öne süren Özdağ, şöyle konuştu:</p><p>"Bugün, savaşın bitmesinin üzerinden epey zaman geçmiş olmasına rağmen hâlâ milyonlarca Suriyeli Türkiye'de. 6 Haziran'da Türkiye'nin Şam Büyükelçisi, Türkiye'deki Suriyelilerin artık dönmeyeceğini ve Türkiye'ye entegre edileceğini söyledi. Bunu hemen takip eden günlerde İçişleri Bakanı, Suriyelilerin artık işe girmek için izin almayacağını söyledi. Arkasından o da Suriyelilerin Türk toplumuna entegre edileceğini söyledi. Entegre etmek, vatandaşlık vermek demektir. Gördünüz mü? Size yalan söylendi. Türk milletine yalan söylendi! Milyonlarcası kaldı ve vatandaşlık alacak."</p><p><strong>BAKAN TEKİN'E TEPKİ: "BU YASA PKK AFFI YASASI"</strong></p><p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla yayımlanan 2026-2027 eğitim-öğretim faaliyetlerine ilişkin genelgede, "Terörsüz Türkiye süreci kapsamında ortaya konan çerçeve yasaya ilişkin okullarda atılacak adımların listelenmesine" de tepki gösteren Özdağ, "Çocuklara bu yasayı niye öğretiyorsunuz? Bu yasa PKK affı yasası" dedi.</p><div></div><div></div><p><strong>"BAHÇELİ'NİN ÇOK İSTEDİĞİ OLDU, ÖCALAN'A STATÜ BULUNDU"</strong></p><p>Özdağ, DEM Parti TBMM Başkanvekili Pervin Buldan'ın, "Terörsüz Türkiye" kapsamında kurulması planlanan "Silahsızlanma ve Siyasallaşma Kurulu"nun başında terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın yer alacağını ifade etmesine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Özdağ, "Nihayet Devlet Bahçeli'nin çok istediği şey oldu ve Abdullah Öcalan'a bir statü bulundu" dedi.</p><p><strong>"DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI'NDAN AÇIKLAMA BEKLİYORUZ"</strong></p><p>Özdağ, 22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı’nda Güney Kıbrıs Rum Yönetimi heyetinin "Kıbrıs Cumhuriyeti" adıyla anons edilmesine ve Rum bayrağının açılmasına tepki gösterdi. Dışişleri Bakanlığından açıklama beklediklerini kaydeden Özdağ, şöyle konuştu:</p><p>"Yirmi İkinci Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı, Türk Coğrafya Kurumu’nun ev sahipliğinde 11-17 Ağustos tarihleri arasında yapılıyor. Ama organizasyonu Uluslararası Coğrafya Birliği üstleniyor. Elli ülkeden genç coğrafyacıların katıldığı bu organizasyonda, madalya töreninde Kıbrıs Rum Kesimi temsilcisi 'Kıbrıs Cumhuriyeti' diye anons ediliyor ve Rum bayrağı açılıyor. Bu toplantıya KKTC’den de hiç kimse davet edilmiyor. Bu nasıl bir rezalet? Türk Dışişleri Bakanlığı uyuyor mu? Yoksa milleti neye hazırlıyorsunuz? Bu konuda Dışişleri Bakanlığından ciddi bir açıklama bekliyoruz."</p><p><strong>"İSRAİL TÜRKİYE'YE KAFA TUTARKEN 25. YILINIZI KUTLADINIZ"</strong></p><p>AKP'nin 25. yıl kutlamasına ilişkin de konuşan Özdağ, şunları kaydetti:</p><p>"AK Parti, kuruluşunun 25. yılını büyük törenlerle, halkımızın gözünün içine soka soka ve itibardan tasarruf etmeden, büyük harcamalarla kutladı. Kimin parasıyla? Onu biz iktidara geldiğimizde devlet kayıtlarını incelediğimizde göreceğiz. 5 milyon emekli 23 bin lira maaşla geçinmeye çalışırken, dul ve yetimler 16 bin lirayla geçinmeye çalışırken, 11 milyon asgari ücretle çalışan işçi açlıkla mücadele ederken, PKK'ya af çıkarken, Öcalan komisyon başkanı olurken, ekonomi yerlerde sürüklenirken, İsrail savaş uçakları sınırımızda bombardıman yapıp Türkiye'ye kafa tutarken 25. yılınızı kutladınız. Kutladığınız bunlar mı gerçekten?"</p><p><strong>BEŞ GENEL BAŞKAN CUMARTESİ BULUŞUYOR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bir gazetecinin kendi çağrısıyla Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz, Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır ve Kutlu Parti Genel Başkanı Yusuf Halaçoğlu'nun katılacağı 21 Ağustos Cumartesi günü yapılacak toplantının kapsamına ilişkin sorusuna Özdağ, şu yanıtı verdi:</p><p>"Öncelikle bu cumartesi günü yapacağımız toplantı, Türkiye'nin sürüklenmek istediği süreç karşısında Anayasa'nın ilk üç maddesine, ilk dört maddesine, 42. maddeye, 66. maddeye ve İstiklal Harbi'nin ruhuna ve felsefesine, Cumhuriyet'in kuruluş felsefesine tavizsiz bağlı olduğunu düşündüğümüz Sayın Genel Başkanlarla gerçekleştirilecek bir toplantıdır. Türkiye'nin içinde bulunduğu durumu değerlendirmek için yapıyoruz bu toplantıyı ve bütün genel başkanlar muhakkak çok kıymetli değerlendirmelerini paylaşacaklardır o masada. Hepsi Türk siyasetinde ve fikir hayatında, bürokrasisinde yetkinliklerini ispatlamış isimlerdir. Türkiye böyle ağır bir krizden geçerken, her zaman söylüyorum, bir araya gelmesinin mümkün olmadığı düşünülen isimler, Sayın Bahçeli ve terör örgütü lideri Öcalan, yan yana gelirken bizlerin yan yana gelmemesi, anlaşılamaz, kabul edilemez. Elbette biz de Türkiye'nin birliğini, Türk devletinin dirliğini savunmak için fikir alışverişlerinde bulunacağız. Bu toplantının amacı da budur. Bu fikir alışverişlerinden nasıl bir zemin ortaya çıkar, onu da toplantıdan sonra tekrar sizlerle değerlendirme durumunda oluruz. Ama millet bunu istiyor. Biz sokağın sesine, milletin sesine ve vicdanına kulak veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz."</p><p><strong>DERVİŞOĞLU'NA YANIT: "MEDYA ÜZERİNDEN MÜSAVAT BEY İLE GÖRÜŞMEYE İHTİYACIM YOK"</strong></p><p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun, İYİ Parti’den ayrılarak ayrı siyasi partiler kuran Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ve Kutlu Parti Genel Başkanı Yusuf Halaçoğlu’nu isim vermeden işaret ederek, "Madem gittiniz, gelin. Ama pazarlıksız ve hesapsız gelin" sözleriyle yaptığı çağrının hatırlatılması üzerine Özdağ, şöyle konuştu:</p><p>"Sayın Müsavat Dervişoğlu ile de telefon görüşmelerimiz oluyor zaman zaman ve bu görüşmelerimizi önümüzdeki süreçte de sürdüreceğimizi düşünüyorum. Ve medya üzerinden Müsavat Bey'le görüşmeye ihtiyacım yok. Onun da ihtiyaç duyduğunu düşünmüyorum. Muhakkak Sayın Dervişoğlu da kendi uygun bulduğu bir zaman diliminde bir değerlendirme yapmayı uygun görecektir diye düşünüyorum. Ama bugün olur, yarın olur, üç ay sonra olur, onu bilemem. Biz her zaman Zafer Partisi olarak kulağımızı millete vererek siyaset yapmanın doğru olduğunu düşünüyoruz ve öyle yapıyoruz. Ve millet de birleşmeyi, bir araya gelmeyi istiyor. Sarayın muhalefeti bölmek için olağanüstü bir çaba gösterdiği dönemde ve bunda başarılı olduğu dönemde, birleşmeye karşı çıkmak, birleşmeyi başarısızlığa uğratmak, birleşmenin karşısında olmak, ittifakların karşısında olmak sarayın istediğini yapmak anlamına gelir. Ben gerçek Türk milliyetçiliği camiası içerisinden, gerçek Atatürkçü camia içerisinden, gerçek yurtsever camia içerisinden sarayın oyununa geleceklerinin fazla çıkmayacağını düşünüyorum."</p><p><strong>"ÇELİŞKİYİ NUMAN KURTULMUŞ'A SORUN"</strong></p><p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un, "çerçeve yasa" kapsamında terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan ile örgütün üst düzey yöneticilerinin düzenlemeden yararlanamayacağını daha önce açıklamasına karşın, Pervin Buldan'ın açıklamalarına dayanarak Öcalan’a "statü" verildiği yönündeki değerlendirmesinin hatırlatılarak, iki açıklama arasındaki çelişkinin sorulması üzerine Ümit Özdağ, şu yanıtı verdi:</p><p>"Bu çelişkiyi bana sormayın lütfen. Bu çelişkiyi Numan Bey'e sorun. Benim yapmış olduğum açıklama kendi fikrim değil. DEM Parti temsilcilerinin açıklaması. O zaman Numan Bey Türk milletine doğru söylemiyor demektir. Değil mi? Onun için lütfen Numan Bey'den bir randevu isteyin. Numan Bey bu sorunuza cevap versin. Bu sorunuz kıymetli bir sorudur ve siz de onu Türk milletiyle paylaşırsanız biz de öğrenme fırsatı bulmuş oluruz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Baba Ocağı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Politika</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/5-genel-baskan-ayni-masada-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 15:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/umit-ozdag-12.webp" type="image/jpeg" length="77194"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Terörsüz Türkiye çerçeve yasası Resmi Gazete'de yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/terorsuz-turkiye-cerceve-yasasi-resmi-gazetede-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/terorsuz-turkiye-cerceve-yasasi-resmi-gazetede-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İktidarın “Terörsüz Türkiye çerçeve yasası” olarak adlandırdığı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanunun öngördüğü erteleme hükümlerinin uygulanması için PKK/KCK’ya ilişkin tespitin MGK tarafından teyit edilmesi gerekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İktidarın “Terörsüz Türkiye çerçeve yasası” olarak adlandırdığı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanunun öngördüğü erteleme hükümlerinin uygulanması için PKK/KCK’ya ilişkin tespitin MGK tarafından teyit edilmesi gerekiyor.</p><p>TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.</p><p>10 Ağustos 2026’da TBMM’de kabul edilen 7595 sayılı Kanun, 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p><p>Peki Terörsüz Türkiye çerçeve yasasında neler var? Yasa kimleri kapsıyor? İnfaz ertelemesi nasıl uygulanacak? Kasten öldürme suçları kapsamda mı? 6 aylık başvuru süresi ne zaman başlayacak? İşte 12 maddelik düzenlemenin tüm ayrıntıları.</p><p><strong>TERÖRSÜZ TÜRKİYE ÇERÇEVE YASASININ AMACI NE?</strong></p><p>Kanunun temel amacı, PKK/KCK terör örgütünün ve bağlantılı bütün oluşumların fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolündeki silah ve mühimmatın teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi sonrasında uygulanacak hukuki süreci belirlemek.</p><p>Bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla teyit edilmesi ve kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasıgerekiyor.</p><p>Kanun, bu aşamadan sonra yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesine ilişkin usul ve esasları düzenliyor.</p><p><strong>ÇERÇEVE YASA KİMLERİ VE HANGİ SUÇLARI KAPSIYOR?</strong></p><p>Kanun;</p><ul><li><p>PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme,</p></li><li><p>örgüte üye olma,</p></li><li><p>örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme,</p></li><li><p>örgütün propagandasını yapma,</p></li><li><p>örgütün faaliyetleri kapsamında işlenen suçlar,</p></li><li><p>örgüt lehine işlenen ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki suçları kapsıyor.</p></li></ul><p>Düzenleme yalnızca PKK/KCK'nın faaliyetiyle bağlantılı ve kanunda belirtilen suçlarla sınırlı tutuluyor.</p><p><strong>YASANIN UYGULANMASI İÇİN HANGİ ŞARTLAR GEREKİYOR?</strong></p><p>Çerçeve yasanın hükümlerinin uygulanabilmesi için iki temel tespit gerekiyor:</p><ol><li><p>PKK/KCK'nın ve bağlantılı oluşumların fiili varlığının sona ermesi,</p></li><li><p>Kontrol altında bulunan silah ve mühimmatın teslim edilmesi.</p></li></ol><p>Bu durum güvenlik kurumlarınca tespit edilecek. Ardından tespit MGK kararıyla teyit edilecek ve karar Resmî Gazete'de yayımlanacak.</p><p>Kanunda öngörülen hukuki sonuçlar bu aşamadan sonra uygulanabilecek.</p><p><strong>12 MADDELİK TERÖRSÜZ TÜRKİYE YASASINDA NELER VAR?</strong></p><p><strong>1. madde: Amaç ve kapsam</strong></p><p>Birinci madde, kanunun amacı ve kapsamını belirliyor.</p><p>PKK/KCK ve bağlantılı oluşumların fiili varlığının sona ermesi ve silahların teslim edilmesinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve MGK tarafından teyit edilmesinin ardından soruşturma, kovuşturma ve kesinleşmiş mahkumiyetlerin infazının ertelenmesine ilişkin hükümler uygulanacak.</p><p>Kapsama giren suçlar da yine bu maddede tanımlanıyor.</p><p><strong>2. madde: Tanımlar</strong></p><p>İkinci maddede kanunda kullanılan temel kavramlar tanımlanıyor.</p><p>Buna göre “örgüt” ifadesi PKK/KCK terör örgütü ve bağlı bütün oluşumlarını, “Kurul” ifadesi ise yasanın 7'nci maddesiyle oluşturulacak kurulu ifade ediyor.</p><p><strong>3. madde: Soruşturma ve kovuşturmalar ertelenebilecek</strong></p><p>Düzenlemenin en önemli hükümlerinden biri üçüncü maddede yer alıyor.</p><p>MGK kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasının ardından, kanun kapsamındaki bazı soruşturma ve kovuşturmalar ertelenebilecek.</p><p><strong>15 YIL VE ALTINDAKİ SUÇLARDA 5 YIL ERTELEME</strong></p><p>Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlar nedeniyle yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl süreyle ertelenecek.</p><p><strong>15 YILDAN FAZLA SUÇLARDA 10 YIL ERTELEME</strong></p><p>Üst sınırı 15 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar nedeniyle yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ise 10 yıl süreyle ertelenecek.</p><p>Ancak örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005'ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar bu hükmün dışında tutuluyor.</p><p><strong>ERTELEME DÖNEMİNDE ZAMANAŞIMI İŞLEMEYECEK</strong></p><p>Erteleme süresince dava zamanaşımı işlemeyecek.</p><p>Dosyalar ve suçun ispatına yarayan deliller erteleme süresince muhafaza edilecek.</p><p>Müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında ise erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verilecek ve bunlar Hazine'ye irat kaydedilecek.</p><p><strong>ERTELEME KARARINA İKİ HAFTA İÇİNDE İTİRAZ</strong></p><p>Cumhuriyet savcısı tarafından verilen erteleme kararlarına karşı, kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlar iki hafta içinde sulh ceza hakimliğine başvurabilecek.</p><p>Kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından verilen erteleme kararlarına karşı da iki hafta içinde itiraz edilebilecek.</p><p><strong>ESKİ SUÇLARLA İLGİLİ YENİ SORUŞTURMA İÇİN İZİN ŞARTI </strong></p><p>MGK kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından önce işlenmiş olan ancak kanun kapsamına giren suçlarla ilgili olarak, bu tarihten sonra başlatılacak soruşturmaların yürütülmesi Kurulun iznine bağlanıyor.</p><p><strong>4. madde: Tutuklama ve adli kontrol kaldırılabilecek</strong></p><p>Kanun kapsamında soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi söz konusu olan suçlar nedeniyle verilmiş tutuklama ve adli kontrol tedbirleri yeniden değerlendirilebilecek.</p><p>Soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu aşamadaki yetkili hakim veya mahkeme ile bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi, şartların oluşması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına karar verebilecek.</p><p>İstinaf veya temyiz incelemesinde bulunan dosyalar hakkında da bozma kararı verilerek dosyanın yeniden değerlendirilmesinin önü açılıyor.</p><p>Ancak kanunun gerekçesinde önemli bir ayrıntı bulunuyor: Bu hükümlerin uygulanması için MGK kararının Resmî Gazete'de yayımlanması ve 6 aylık süre içinde yazılı başvuru yapılması gerekiyor.</p><p>Beraat veya zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararları gibi kişi lehine olan durumlarda ise dosyanın esastan incelenerek sonuçlandırılması öngörülüyor.</p><p><strong>5. madde: Yeni terör suçu işlenirse erteleme kaldırılacak</strong></p><p>Erteleme kararları özel bir kayıt sistemine işlenecek.</p><p>Bu kayıtlar yalnızca bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkemenin talebi üzerine kullanılabilecek.</p><p>Erteleme süresi içerisinde yeni bir terör suçu işlenirse:</p><ul><li><p>Erteleme kararı kaldırılacak.</p></li><li><p>Soruşturma veya kovuşturmaya devam edilecek.</p></li><li><p>Mahkumiyet halinde yeni cezanın infazı ertelenmeyecek.</p></li><li><p>Mahkumiyetin bütün hukuki sonuçları doğacak.</p></li></ul><p>Buna karşılık erteleme süresi yeni bir terör suçu işlenmeden tamamlanırsa, soruşturma aşamasındaki dosyalarda kovuşturmaya yer olmadığına, dava aşamasındaki dosyalarda ise davanın düşmesine karar verilecek.</p><p><strong>6. madde: Hapis cezalarının infazı ertelenebilecek</strong></p><p>Çerçeve yasanın kamuoyunda en çok merak edilen düzenlemelerinden biri de kesinleşmiş mahkumiyetlerin infazına ilişkin.</p><p>Şartların oluşması halinde:</p><p><strong>15 yıl ve daha az ceza</strong></p><p>Toplam 15 yıl veya daha az hapis cezasına mahkum olanların cezalarının infazı 5 yıl süreyle ertelenebilecek.</p><p><strong>15 yıldan fazla ceza</strong></p><p>Toplam 15 yıldan fazla hapis cezası alanlar ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanların infazı ise 10 yıl süreyle ertelenebilecek.</p><p>Bu kararları infaz hakimleri verecek.</p><p><strong>KASTEN ÖLDÜRME SUÇLARI İNFAZ ERTELEMESİ KAPSAMINDA MI?</strong></p><p>Hayır.</p><p>Örgütün faaliyetleri kapsamında işlenen kasten öldürme suçundan mahkum olanlar infaz ertelemesinden yararlanamayacak.</p><p>Ayrıca örgüt faaliyeti kapsamında 1 Haziran 2005'ten önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar da kapsam dışında tutuluyor.</p><p><strong>ERTELEME SÜRESİNDE YENİ TERÖR SUÇU İŞLENİRSE NE OLACAK?</strong></p><p>İnfazı ertelenen kişi erteleme süresi içerisinde yeni bir terör suçu işlerse, infaz hakimi erteleme kararını kaldıracak ve cezanın infazının devamına karar verecek.</p><p>Ancak kişi erteleme süresini yeni bir terör suçu işlemeden tamamlarsa verilen ceza infaz edilmiş sayılacak.</p><p>İnfaz erteleme kararlarının takibi Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yapılacak.</p><p><strong>MÜSADERE KARARLARI UYGULANMAYA DEVAM EDECEK</strong></p><p>İnfazın ertelenmesi, daha önce verilen müsadere kararlarının uygulanmasına engel olmayacak.</p><p>Ayrıca infaz erteleme süresince ceza zamanaşımı işlemeyecek.</p><p><strong>7. madde: Süreci Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığındaki kurul izleyecek</strong></p><p>Kanunun uygulanmasını takip etmek ve koordinasyonu sağlamak amacıyla bir kurul oluşturulacak.</p><p>Kurulun başkanlığını Cumhurbaşkanı Yardımcısı yapacak.</p><p>Kurulda şu isimler ve makamlar yer alacak:</p><ul><li><p>Adalet Bakanı</p></li><li><p>Dışişleri Bakanı</p></li><li><p>İçişleri Bakanı</p></li><li><p>Milli Savunma Bakanı</p></li><li><p>Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri</p></li><li><p>Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı</p></li><li><p>Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri</p></li></ul><p>Kurul gerektiğinde alt komisyonlar oluşturabilecek ve bakanlık, kurum ve kuruluş temsilcileri ile gerekli gördüğü kişileri toplantılara davet edebilecek.</p><p><strong>KURULUN GÖREVLERİ NELER OLACAK?</strong></p><p>Kurul;</p><ul><li><p>sürecin örgüt nezdindeki ilerlemesini takip edecek,</p></li><li><p>alt komisyonlarda görevlendirme yapabilecek,</p></li><li><p>örgütün tamamen tasfiyesine ilişkin gelişmeleri değerlendirecek,</p></li><li><p>gözlem raporlarını inceleyecek,</p></li><li><p>gerekli görülmesi halinde adli, idari ve yasal düzenleme taleplerinde bulunabilecek.</p></li></ul><p>Kurul ayrıca erteleme kararlarını dönemsel olarak değerlendirecek.</p><p>Gerekli görülmesi halinde soruşturma ve kovuşturmalar nedeniyle doğan hak yoksunluklarının kaldırılmasını ilgili sulh ceza hakimliği veya mahkemeden talep edebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Mahkumiyet nedeniyle ortaya çıkan hak yoksunluklarının kaldırılması ise infaz hakimliğinden talep edilebilecek.</p><p><strong>HAK YOKSUNLUKLARI NE ZAMAN KALDIRILABİLECEK?</strong></p><p>Mahkumiyet nedeniyle oluşan hak yoksunluklarının kaldırılmasının talep edilebilmesi için;</p><ul><li><p>5 yıllık erteleme kararlarında 2 yılın,</p></li><li><p>10 yıllık erteleme kararlarında 3 yılın</p></li></ul><p>geçmiş olması gerekiyor.</p><p>Son kararı ilgili yargı mercii verecek ve bu kararlara itiraz edilebilecek.</p><p><strong>MECLİS'TE İZLEME KOMİSYONU KURULACAK</strong></p><p>Kurul çalışmalarına ilişkin TBMM'yi düzenli olarak bilgilendirecek.</p><p>Ayrıca TBMM Başkanlığı tarafından kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere bir İzleme Komisyonu kurulacak.</p><p>Komisyon süreci takip edecek ve tavsiyelerde bulunabilecek.</p><p>Kurulun sekretarya hizmetleri ise Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yürütülecek.</p><p><strong>8. madde: Silah, mühimmat ve malzemeler kayıt altına alınacak</strong></p><p>Kanun kapsamındaki örgüt mensuplarının beraberinde getirdiği veya beyan ettiği;</p><ul><li><p>silah,</p></li><li><p>mühimmat,</p></li><li><p>araç,</p></li><li><p>gereç,</p></li><li><p>patlayıcı madde,</p></li><li><p>diğer malzemeler</p></li></ul><p>kayıt altına alınacak.</p><p>Kayıt altına alma işleminin usul ve esasları, güvenlik kurumlarının görüşleri alınarak İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirlenecek.</p><p><strong>9. madde: Başvuru için 6 aylık süre</strong></p><p>Kanundan yararlanmak isteyenler için 6 aylık başvuru süresi bulunuyor.</p><p>Bu süre, MGK kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından sonra başlayacak.</p><p>Kanundan yararlanmak isteyen kişiler 6 ay içinde;</p><ul><li><p>bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya</p></li><li><p>Kurul tarafından görevlendirilecek kurumlara</p></li></ul><p>yazılı olarak başvurabilecek.</p><p>Dolayısıyla 6 aylık sürenin başlangıcı kanunun TBMM'de kabul edildiği tarih değil, kanunda belirtilen MGK kararının Resmî Gazete'de yayımlanması olacak.</p><p><strong>10. madde: Görevlilere hukuki güvence</strong></p><p>Kanunun uygulanması kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarına verilen görevler ivedilikle yerine getirilecek.</p><p>Ayrıca kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin, bu görevleri nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluğunun doğmayacağı hükme bağlanıyor.</p><p>Kanunun gerekçesinde bu düzenlemenin, başta Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri olmak üzere, kanunun amacının gerçekleştirilmesine yönelik çalışma yürüten görevlilere yasal güvence sağlamayı amaçladığı belirtiliyor.</p><p><strong>11. madde: Yürürlük</strong></p><p>Kanunun 11'inci maddesi yürürlük hükmünü içeriyor.</p><p>Buna göre kanun yayımlandığı tarihte yürürlüğe girecek.</p><p><strong>12. madde: Yürütme</strong></p><p>12'nci madde ise yürütme hükmünü düzenliyor.</p><p>Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Politika</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/terorsuz-turkiye-cerceve-yasasi-resmi-gazetede-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/0e7068fc-902b-444a-a0d9-fd996dd38f39.jpg" type="image/jpeg" length="22807"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'li Bülent Kuşoğlu'ndan "cumhurbaşkanı adayı" sorusuna yanıt...]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/chpli-bulent-kusoglundan-cumhurbaskani-adayi-sorusuna-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/chpli-bulent-kusoglundan-cumhurbaskani-adayi-sorusuna-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, tivi6'daki “Anketler Konuşuyor” programında soruları yanıtladı. Kuşoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir sonraki seçimde yeniden partisinin Cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağı ile ilgili soruya dikkat çeken bir yanıt verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, tivi6'daki “Anketler Konuşuyor” programına konuk oldu.</p><p>Programda kamuoyu araştırmacısı Mehmet Ali Kulat, Kuşoğlu'na CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun önümüzdeki seçimde Cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağını sordu.</p><p><strong>Kuşoğlu benzer sorunun genel başkanlık için de sorulduğunu belirterek şunları söyledi:</strong></p><blockquote><p>Siyasette şöyle bir kural var; 'ben artık bırakıyorum, bu benim son dönemim.' dedi mi bir genel başkan partisini idare edemez. Hemen hizipleşmeler başlar.</p><p>Birileri 'Sayın Kılıçdaroğlu bırakıyor, demek ki biz aday olacağız' der, parti yönetilmez hale gelir.</p><div><p>AKP'nin transfer teklifini reddetti! Yaşananları anlattı</p></div><p>Bu aşamada sayın Kılıçdaroğlu'nun 'ben bırakıyorum' demesini beklemiyorum. Böyle bir söz söylemesinin doğru olmadığını düşünüyorum. O zaman yönemetemez partiyi.</p><div></div><div></div><p>Şu şartlar altında bunu söylememesi gerekir, bizim de söylememiz gerekir.</p><p>Daha önce söylediği bir şeyi söyleyim; 2023 seçimleri sonrası kurultaya giderken 'ben güvenli limana kadar partimi götüreceğim, ondan sonra da emin ellere bırakacağım' demişti. Hala da o sözünün arkasında.</p><p>Kılıçdaroğlu bir kere aday oldu; bir kere daha aday olmak Cumhurbaşkanlığı için. İnşallah onun bir daha aday olmasını gerektiren koşullar olmaz, yeni bir aday bulabilir.</p><p>Türkiye Cumhuriyeti muhalefet hareketi yeni bir aday bulmakta zorluk çekmemeli. Seçeveği yoksa o zaman muhalefet yapmasınlar. Çok değerli insanlar var Türkiye Cumhuriyeti'nde cumhurbaşkanlığı yapabilecek. Dünya sorunlarına, Türkiye'nin sorunlara vakıf olan çok değerli insanlar var. Onlardan bir tanesi aday olacaktır her halde.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></blockquote><p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Baba Ocağı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Politika</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/chpli-bulent-kusoglundan-cumhurbaskani-adayi-sorusuna-yanit</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/bulent-kusoglu-3.webp" type="image/jpeg" length="37060"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AKP'nin transfer teklifini reddetti! Yaşananları anlattı]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/akpnin-transfer-teklifini-reddetti-yasananlari-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/akpnin-transfer-teklifini-reddetti-yasananlari-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKP’ye geçeceği iddia edilen Gelecek Partisi Bursa Milletvekili Kani Torun açıklama yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AKP’ye geçeceği iddia edilen Gelecek Partisi Bursa Milletvekili Kani Torun gazeteci İsmail Saymaz'a konuştu.</p><p><strong>Kani Torun şunları söyledi:</strong></p><div></div><div></div><blockquote><p>“Milletvekili olarak AK Parti’ye geçmek gündemimde değil. Bir süre bağımsız devam etmeyi düşünüyorum.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></blockquote><p>Ancak Yeni Yol’dan ayrılacağını kaydeden Torun, “Yeni Yol’daki arkadaşlara ‘Yerime birini bulun’ dedim. Grubu düşürmek istemiyorum ama Ahmet Davutoğlu ayrıldıktan sonra kalmayı düşünüyorum” dedi.</p><p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Baba Ocağı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Politika</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/akpnin-transfer-teklifini-reddetti-yasananlari-anlatti</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/kani-torun.webp" type="image/jpeg" length="11145"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi Spor Kurulu’ndan “amatör spor kulüpleri” açıklaması…]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/cumhuriyet-halk-partisi-spor-kurulundan-amator-spor-kulupleri-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/cumhuriyet-halk-partisi-spor-kurulundan-amator-spor-kulupleri-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Spor Kurulu, amatör spor kulüplerine ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Spor Kurulu, amatör spor kulüplerine ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı. Açıklamada şöyle denildi:</p><p></p><p>"<span style="font-size: 0.875rem;">Yeni uygulama ile futbol lisans vize ücretleri 100 TL’den 500 TL’ye çıkartılmıştır. Kulüplerimizin farklı yaş gruplarındaki oyuncularının toplam lisans vize ücretleri, her bir kulübümüze 50.000 TL ile 75.000 TL arasında ek bir maliyet yükü getirmektedir.</span></p><p>Ayrıca, bir kulübün en az 4 yaş grubunda takımı bulunduğu düşünüldüğünde, takım başına istenen 5.000 TL’lik katılım payı, toplamda kulüplerimize 20.000 TL’lik ek bir külfet oluşturmaktadır.</p><p>Bunlara ek olarak, Bölgesel Amatör Lig (BAL) katılım payı 250.000 TL’ye çıkartılmış; ayrıca kulüplerimizden 750.000 TL teminat istenmeye başlanmıştır. Bu durum, kulüplerimize toplamda 1.000.000 TL’lik ağır bir maliyet çıkarmaktadır.</p><p>Bu ağır koşullar altında amatör spor kulüplerinin varlığını sürdürme şansı kalmamıştır. Türk sporunun temeli olan amatör spor kulüpleri, bu ağır ekonomik yaptırımlar nedeniyle kapanma noktasına gelmiştir. Türkiye Futbol Federasyonunun bu uygulamadan acilen vazgeçmesi şarttır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>​Türkiye’de yaklaşık 6.000 amatör spor kulübü bulunmaktadır. Alınan bu kararlar nedeniyle şu ana kadar 600 spor kulübümüz yeni sezonda liglere katılmama kararı almıştır. Amatör futbol kulüpleri bu uygulamalar yüzünden kapandığı sürece Türk futbolunun geleceği de kararmaktadır.</p><p>​Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu yaptırımları ve yanlış uygulamaları asla kabul etmiyoruz. Amatör spor kulüplerimizin sonuna kadar yanındayız.</p><p>​Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Türkiye Futbol Federasyonunu bu yanlış uygulamalardan derhâl vazgeçmeye davet ediyoruz."</p><style><!--/* Font Definitions */ @font-face {font-family:&quot;Cambria Math&quot;; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:&quot;&quot;; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:8.0pt; margin-left:0cm; line-height:107%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:11.0pt; mso-ansi-font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:11.0pt; font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:107%;} @page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;}--><!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:8.0pt; margin-left:0cm; line-height:107%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:11.0pt; mso-ansi-font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:107%;} @page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;} --></div>Türkiye Futbol Federasyonunun yeni uygulaması nedeniyle Türkiye’deki amatör futbol kulüplerimiz kapanma noktasına gelmiştir.</style><p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Politika, Spor</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/cumhuriyet-halk-partisi-spor-kurulundan-amator-spor-kulupleri-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/kumpas-iddiasi-chp-hangi-belgeleri-isaret-etti.webp" type="image/jpeg" length="38645"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mansur Yavaş'tan "istifa" açıklaması...]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/mansur-yavastan-istifa-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/mansur-yavastan-istifa-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den istifa ederek başka bir partiye katılacağına yönelik iddialara yanıt verdi. Yavaş, "Gerekli görmem hâlinde, söyleyecek sözüm varsa o açıklamayı bizzat yaparım. Benimle ilgili bir gelişme olduğunda da bunu başkalarından değil, doğrudan benden duyarsınız" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, son dönemde hakkında çıkan "CHP'den istifa edecek, İYİ Parti'ye geçecek" iddialarına yanıt verdi.</p><p><strong>Yavaş şunları söyledi:</strong></p><p>"Son günlerde şahsımla ilgili her gün yeni bir siyasi senaryo ortaya atılıyor.<br>Bir gün bir partiye geçeceğim söyleniyor, başka bir gün farklı bir siyasi hesap içerisinde ismim zikrediliyor.</p><p>Bu konuda pek çok defa açıklama yapmama rağmen sürekli bu senaryolara yanıt vermem bekleniyor.</p><p>Gerekli görmem hâlinde, söyleyecek sözüm varsa o açıklamayı bizzat yaparım. Benimle ilgili bir gelişme olduğunda da bunu başkalarından değil, doğrudan benden duyarsınız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Biz bütün bu tartışmaların dışında, işimizin başındayız.<br>Çünkü bizim gündemimiz bellidir o da Ankara.<br>Bir gerçeği de unutmamanızı istiyorum.</p><p>Biz, Ankaralıların bize verdiği emaneti taşıyor, bu emaneti de aldığımız ilk günden beri layıkıyla yapmaya çalışıyoruz. Ama eksik ama fazla!</p><p>Sabah belediyenin devam eden çalışmalarını takip ediyor, bürokratlarımla sorunları konuşuyor, altyapı yatırımlarımızı değerlendiriyor, sosyal desteklerimizi, kırsal kalkınmayı, yeni projelerimizi ve Ankara’nın geleceğini düşünüyoruz. Bir taraftan temel atmalarını gerçekleştireceğimiz yeni metro hatları için çalışıyor, görüşmeler yürütüyoruz.</p><p>Çünkü Ankaralı hemşerilerimize sözümüz var.<br>Şeffaf, adil ve hesap verebilir bir yönetim sözü verdik.<br>Kimseyi ayırmadan, siyasi görüşüne bakmadan, Ankara’nın bir kuruşunu dahi gözeterek hizmet edeceğimizi söyledik.</p><p>Hukuk, adalet, demokrasi ve milletimizin geleceği konusunda gerektiğinde düşüncelerimi de açıkça ifade ediyorum.<br>Net bir şekilde bir kez daha hatırlatmak istiyorum:<br>Bizim önceliğimiz Ankara."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Politika</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/mansur-yavastan-istifa-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/mansur-yavas1442121.webp" type="image/jpeg" length="90500"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bülent Arınç'ın gözünden AKP'nin 25 yılı...]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/bulent-arincin-gozunden-akpnin-25-yili</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/bulent-arincin-gozunden-akpnin-25-yili" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kurucularından, eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç BBC Türkçe'nin sorularını yanıtladı. Arınç, kurucusu olduğu partiyi savunurken "kuruluş ilkelerine dönme" çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) kurucularından Bülent Arınç, 2015'ten bu yana aktif siyaset içinde değil.</p><p>Bununla birlikte siyasi çıkışları sürekli tartışma konusu oluyor.</p><p>Kendisi, AKP içinde 1 Mart 2003'teki Irak tezkeresinden Gezi Parkı eylemlerine kadar çeşitli olaylarda zaman zaman farklı tutum almış bir siyasetçi.</p><p></p><p>Dolayısıyla son dönem partisini eleştirmesi de şaşırtıcı karşılanmıyor.</p><p>Ancak Arınç, benzer eleştirileri yapanların aksine "Burası bizim yuvamız" dediği AKP'yi savunuyor, ayrılmayı doğru bulmuyor ve herkesi partiye davet ediyor.</p><p>Ankara Hamamönü'ndeki ofisinde görüştüğümüz Arınç ile Fazilet Partisi'ndeki (FP) Yenilikçiler-Gelenekçiler kopuşundan bugüne, iktidar partisinin serüveni üzerine konuştuk.</p><h2>'Gerçek laiklik bu değildi'</h2><p>Arınç, siyasete gençlik yıllarında, Milli Görüş hareketinin ilk siyasi partisi Milli Nizam Partisi'nde (MNP) başladı.</p><p>Kendisinin de <strong>Recep Tayyip Erdoğan</strong> dahil arkadaşlarının da siyasete girmesinde, "Hoca" olarak andığı Necmettin Erbakan'ın katkısı olduğunu söylüyor.</p><p>Parti politikalarının belirlenme sürecini "Erbakan Hoca istişare ederdi ama kararı bizzat kendisi verirdi" sözleriyle hatırlıyor.</p><p>Arınç'ın sonraki durakları Milli Selamet Partisi (MSP), Refah Partisi (RP) ve Fazilet Partisi (FP) oldu.</p><p>Bu partiler laikliğe aykırı eylemlerle suçlanmış ve kapatılmış partiler.</p><p></p><p>Arınç ise AKP öncesindeki yıllarını anlatırken hiçbir zaman laiklik karşıtı olmadıklarını söylüyor:</p><p><i>"Gerçek laiklik bu değil. Türkiye'de adeta din düşmanlığı haline gelmiş, Bizantist bir laiklik anlayışı var. Oysa mesela İngiltere'deki Anglo Sakson anlayış, laiklik konusunda bizim çok arzu ettiğimiz bir anlayıştır."</i></p><p>Anglo Sakson tarzı laiklik, bazı kesimler tarafından din özgürlüğünü kısıtladığı öne sürülen Fransız modelinden farklı olarak daha özgürlükçü bir model olarak yorumlanıyor.</p><p>FP'nin kapatılma sürecinde parti içinde Yenilikçi ve Gelenekçi olarak iki kanat ortaya çıktı.</p><p>Arınç, Yenilikçi kanatta yer aldı.</p><p>Yenilikçiler kongrede kendi adaylarını göstermek istedi:</p><p><i>"Dedik ki Kongrede genel başkanlığa biz de adayız.</i></p><p><i>"Öne çıkan üç isim vardı</i><strong><i>. Abdüllatif Şener,</i></strong><i> ben ve </i><strong><i>Abdullah Gül.</i></strong>​​​​​​​</p><p></p><p><i>"Arkadaşlarla toplandık. 'Kim olacaksa biz onun arkasındayız' dediler. Abdüllatif Bey çekildi. Ben de Abdullah Bey lehine çekildim."</i></p><p>Kongreyi 112 oy farkla kaybeden Yenilikçiler, FP kapatılınca yeni parti için kolları sıvadı.</p><h2>'Türkiye için bir yenilik'</h2><p>Arınç, AKP'nin kuruluşundaki önde gelen isimleri sıralarken dört kişiden bahsediyor:</p><p><i>"Esas kurucu bilinen isimler, ben, Abdullah Bey, şüphesiz Tayyip Bey ve Abdüllatif Şener'di. Ben kürsüleri çok kullanan bir insandım. Konuşmaları ben yapıyordum.</i></p><p><i>"Abdullah Bey ve Abdüllatif Bey bakanlık yapmıştı. Tayyip Bey de bir efsane belediye başkanı olarak aramıza katılmıştı.</i></p><p><i>"Ve biz o günlerde bu inançla adı da amblemi de çok güzel olan, Türkiye için bir yenilik olan AK Parti'yi kurmuş olduk."</i>​​​​​​​</p><p></p><p>Bu dönemde "muhafazakâr demokrat" kimliğini seçtiklerini söylüyor Arınç ve bunu şöyle nitelendiriyor:</p><p><i>"Muhafazakâr; ister Avrupai tarzda konvansiyonel parti olsun, isterse bizim anladığımız tarzda değerlere sahip ve onlara saygılı ve onları içselleştiren bir parti olsun. İkincisi de demokratik, çoğulcu ve katılımcı.</i>​​​​​​​</p><p></p><p><i>"Bu sırada Sayın Tayyip Erdoğan 'Biz Milli Görüş kimliğini çıkardık' sözünü söyledi. Kendine göre haklıdır.</i></p><p><i>"Biz muhafazakâr demokrat bir parti olduk. Ama Milli Görüş bizim için bir idealdi.</i></p><p><i>"Yani önce ahlâk ve maneviyat, sonra Türkiye'nin sanayileşmesi ve kalkınması. Bütün bunlardan da vazgeçemeyiz ama parti kimliğimizi değiştirdik."</i></p><p><i>​​​​​​​​​​​​​​</i></p><p>Arınç, yüksek oy oranlarına bu kimlikle ulaştıklarını savunuyor:</p><p><i>"O oyun içerisinde Avrupa Birliği taraftarları, Türkler, Kürtler, Sünniler, Aleviler, liberaller, sosyal demokratlar, Yetmez ama evet diyenlerin hepsi vardır. Milli Görüş'ün oyları orada yüzde 20'yi geçmez. Bu muhteşem bir şeydir."</i></p><p><i>​​​​​​​</i></p><h2>"Vatan hainliğiydi Avrupa Birliği, biz onu yıktık"</h2><p>Milli Görüş'ten en büyük farklarının Avrupa Birliği'ne taraftarlık olduğunu vurguluyor Arınç:</p><p><i>"Bizim için Avrupa ailesine dahil olmak o zamanlar Milli Görüş'te çok yanlış bir düşünceydi. Vatan hainliğiydi Avrupa Birliği. Biz onu yıktık."</i></p><p>Daha en başta Batı ile temas halinde olduklarının altını çiziyor:</p><p></p><p><i>"Tayyip Bey daha genel başkan bile olmamıştı, partiyi kurduktan sonra Amerika'ya da Avrupa'ya da gitti. 'Biz dinci bir parti değiliz arkadaşlar. Biz Batı yanlısı bir partiyiz. Batı'nın sistemine talibiz. Batı'nın özelliklerini istiyoruz' [dedi].</i></p><p><i>"Kendine inandırdı ve bunun en doğal ve somut sonucu olarak... Avrupa bizi kabul etti ve [AB] 2005'te bize müzakere tarihi verdi."</i></p><h2>"Tayyip Bey'in başbakanlık dönemi muhteşemdir"</h2><p>Arınç AKP'nin iktidarını temel olarak iki döneme ayırıyor.</p><p>Kabaca 2013'lere kadar getirdiği birinci dönemi şu sözlerle anlatıyor:</p><p><i>"Tayyip Bey'in başbakanlık dönemi muhteşemdir. Halk fakir ve yoksuldu ve devlet ona hizmet edemiyordu.</i></p><p>​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​</p><p><i>"Ben SSK hastanelerinin ne halde olduğunu biliyorum. Sağlık diye hizmet bir şey yoktu. Elhamdülillah pırıl pırıl hastaneler oldu. Özel hastaneler oldu. Şehir hastanelerini kurduk. Bunları başbakan yaptı. Şüphesiz Bakanlar Kurulundaki diğer arkadaşlar yaptı.</i></p><p><i>"Recep Bey'in [Akdağ] Sağlık Bakanlığı dönemi, Binali Bey'in [Yıldırım] Ulaştırma Bakanlığı dönemi, bir Enerji Bakanlığı dönemi, Tarım Bakanlığı dönemi hepsi tek başına pırlanta gibi insanlardı ve çok güzel işler yaptılar."</i></p><p>Bu dönemde AB standartlarına uyum konusunda da yol alındığını söylüyor:</p><p></p><p><i>"Bir taraftan Maastricht kriterleri, bir taraftan Kopenhag kriterleri bizim vazgeçilmezlerimiz oldu. Çünkü darbelerle karşılaşan bizdik. Fanatik bir düşünceyle yok edilen bizdik. O yüzden bizim Avrupa Birliği standartlarında bir hukuk ve demokrasi anlayışına sahip olmamız lazım. 2013'e kadar bu yükselme devam etti."</i></p><p>2018 itibariyle Türkiye'nin AB ile üyelik müzakereleri fiilen durdu. İki taraf duraklamadan birbirini sorumlu tutuyor.</p><h2>"2013'ten sonra bazı olaylar partiyi nispeten düşüşe geçirdi"</h2><p>Arınç,<i> "2013'ten sonra içeride karşılaştığımız bazı olaylar maalesef partiyi önce durağanlaştırdı. Ondan sonra da nispeten düşüşe geçirdi"</i> tespitini yapıyor.</p><p>İlk dönemi bitiren olayları kendi ağzından "FETÖ olayları, Suriye'de gelişen olaylar ve 15 Temmuz" olarak sıralıyor.</p><p>Çözüm sürecinin çökmesi ve Gezi Parkı eylemlerini de bunlara dahil ediyor.</p><p>Bütün bunların "hükümetin dengesini bozduğunu" savunuyor.</p><h2>Ergenekon davası: 'Biz hiçbir zaman hoş karşılamadık'</h2><p>Arınç, Gülen yapılanmasından bahsederken Ergenekon gibi tartışmalı davalara da değiniyor:</p><p><i>"Ergenekon olaylarında yine bu FETÖ'cü diye bilinen, yani o tarihte değil belki ama ondan sonra her biri ya yurt dışına gitti ya kaçtı gitti, bunlar da Türkiye'nin Genelkurmay Başkanını bile içeri atacak düzeyde, hatta yüz üç tane generali veya albayı tutuklamaya karar verecek düzeyde gözleri kanlanmış insanlar.</i>​​​​​​​</p><p><i>"Ben MGK toplantılarına katılan bir insanım. Her defasında 'Nedir bu rezalet? Nedir bu alçaklık?' diye feryat ettiğimiz zamanları hatırlarım. Bunun da en çok üzülenlerden birisi Abdullah Bey ve Tayyip Bey'di. Çünkü genelkurmayla karşı karşıyaydı."</i>​​​​​​​</p><p></p><p>O dönem hükümetin bu davaları savunduğunu hatırlattığımızda ise bunu reddediyor. "Kesinlikle, kesinlikle [hayır]" dedikten sonra şunları ekliyor:</p><p><i>"Ergenekon olaylarının hakimi savcısı falan diye siyasette çok tartışması oldu. Belki Tayyip Bey'in bu konuda ileri noktada sözleri geçmiş olabilir.</i></p><p><i>"O zaman Taraf gazetesinde çıkan pek çok bilgi, belge vardı. Şu toplantıyı yaptılar, şunu yaptılar, böyle bir senaryo uyguladılar, böyle bilmem ne yaptılar.</i></p><p><i>"Anlıyoruz ki AK Parti iktidarına karşı da birileri işgüzarlık yapıyor. Bu iktidarı nasıl alaşağı ederiz diyerek bir cunta faaliyetini düşünüyor.</i></p><p><i>"Onlarla ilgili işlem yapılmasına kimse bir şey demez. Ama bunun yanına başka malzemeler getirilmesini biz hiçbir zaman hoş karşılamadık."</i></p><p>Dönemin Başbakanı Erdoğan, muhalefetin eleştirilerine karşı 2008'de Ergenekon davası için <i>"Ben bu davanın savcısıyım"</i> derken 2015'te ise<i> "Bu operasyonlarla şahsım başta olmak üzere tüm ülke yanlış yönlendirildi, aldatıldı"</i> diye konuşmuştu.</p><p>Ergenekon davasında aralarında Eski Genelkurmay Başkanı <strong>İlker Başbuğ'</strong>un da olduğu birçok üst düzey asker müebbet cezası aldı. Bu cezaların pek çoğu daha sonra bozuldu.</p><p></p><h2>"15 Temmuz kulağımıza gelmedi"</h2><p>Arınç, darbe girişimi faaliyetleriyle ilgili olarak ise bunun kulaklarına gelmediğini savunuyor:</p><p><i>"Diyelim ki şimdi bu 17-25 [Aralık], onun öncesinde MİT Müsteşarlığı ile ilgili konular, onun öncesinde bazı kulağımıza gelen olaylar vesaire. Ama daha sonrasındaki 15 Temmuz alçak hain darbe girişimi hiçbir zaman kulağımızın içine de gelmedi, aklımızdan da geçmedi."</i></p><p>Arınç'ın bahsettiği MİT olayı, dönemin MİT müsteşarı <strong>Hakan Fidan</strong>'ın Gülen yapılanmasında olduğu iddia edilen savcılar tarafından 7 Şubat 2012'de ifadeye çağrılmasıydı.</p><p>Türkiye'de bazı kesimler hükümetin 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden önceden haberdar olduğunu ancak durdurmadığını öne sürüyor.</p><p>15 Temmuz sonrasındaki yargılamalarda mahkemeler, girişimin arkasında<strong> Fethullah Gülen y</strong>apılanması olduğuna hükmetti.</p><p>Türkiye'de sadece iktidar değil muhalif çevreler de bu yapılanmayı suçluyor.</p><p>Oluşumun önde gelen isimleri ise suçlamaları reddediyor.</p><p>Türkiye'de darbe girişimini savunan hiçbir siyasi kesim yok. Ancak muhalefet, hükümetin uzun yıllar Gülen yapılanması ile yakın ilişki içinde olduğunu hatırlatıyor.</p><p></p><h2>"Tayyip Bey kendisi ve ailesi hakkında iftiralara karşı tedbir alma ihtiyacı hissetti, bu çalkantıya yol açtı"</h2><p>Arınç, 17-25 Aralık süreci ve 15 Temmuz darbe girişimini anlatırken,<i> "Başbakan Tayyip Bey kendisi ve ailesi hakkında bu iftiralar, bu kötülüklere karşı tedbir alma [ihtiyacı] hissetti. Bu içeride bir çalkantıya yol açtı</i>" yorumunu yapıyor.</p><p>17-25 Aralık 2013'te aralarında dört bakanın olduğu kamu görevlilerine yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturmaları başlatılmış, hükümet bunu Gülen yapılanmasının "darbe teşebbüsü" olarak tanımlamıştı.</p><p>Bu süreçte Erdoğan ailesinin bazı üyelerine ait olduğu öne sürülen ses kayıtları da internette yayınlanmıştı.</p><h2>'Gezi olayları sayın başbakanımız için travma oldu'</h2><p>Arınç sorumuz üzerine 2013'teki Gezi Parkı protestolarının da AKP'nin birinci dönemini bitiren olaylardan olduğunu belirtiyor ve protestoların Erdoğan üzerinde büyük bir etki yarattığı yorumunu yapıyor:</p><p><i>"Bu tabii sayın başbakanımız için bir travma oldu. Gezi olaylarını bir kalkışma olarak nitelendirdi ki son tarafıyla gerçekten bir kalkışmadır. Türkiye'nin dengesini bozdu."</i>​​​​​​​</p><p></p><p>Protestolarla ilgili kendi yorumunu yaparken ise <i>"İşin başıyla sonradan aldığı şekli ayrı değerlendirmek lazım</i>" diyor ve devam ediyor:</p><p><i>"Orada iyi insanlar vardı. Bunların hiçbirisinin hükümetle siyasi bir problemi de yoktu.</i></p><p><i>"Gezi Parkı diye bilinen yerde bir bina yapılması düşünülmüş. Üniversite öğrencileri ve entelektüel insanlar 'Burası İstanbul'un akciğeri olarak kalsın, başka bir yerimiz de yok' diye birkaç eylem yaptılar.</i></p><p></p><p><i>​​​​​​​</i></p><p><i>Bu eylemler sertlikle bastırılmak istendi. Sertlik olunca başka olaylarda da olduğu gibi radikal örgütler devreye giriyor."</i></p><h2>"Bir kaptanın becerisi sakin sularda gemisini yüzdürmekle ilgili olmaz"</h2><p><i>"Birinci dönemdeki yükseliş trendimiz ikinci dönemde devam etmedi"</i> diyor Arınç.</p><p><i>"Mutlaka sebepleri var"</i> dedikten sonra "<i>Ama</i>" diye başlayıp devam ediyor:</p><p><i>"Bir kaptanın bilgisi ve becerisi sakin sularda gemisini yüzdürmekle ilgili olmaz. Fırtınalı, boralı, tayfunlu havalarda gemiyi sahili selamete çıkarmakla olur.</i></p><p><i>"Yani bu konuda da elbette bu kadar kötülüğe, bu kadar yanlışlığa, bu kadar hükümeti sarsan olaylara rağmen gene o yükseliş trendimiz onlardan bir yeni imkan ve fırsat çıkararak devam edebilirdi.</i></p><p><i>"Bu, partinin kendi içerisinde yeni bir reform hareketiyle, aynı ilkelere bağlı olarak ama farklı insanlarla farklı kadrolarla devam edebilirdi.</i></p><p><i>"Bunu ben kendime göre yapardım ama başbakanımız 2014'te zaten cumhurbaşkanı oldu. Birkaç sene sonra da sistem değişti."</i>​​​​​​​</p><p>Erdoğan'ın ardından başbakanlığı devralan<strong>Ahmet Davutoğlu</strong>2016 yılında istifa etmiş, yerine<strong>Binali Yıldırım</strong>gelmişti.</p><p></p><p>2017 anayasa referandumunda ise cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kabul edilmişti.</p><h2>"Bana herhalde zor tahammül ettiler"</h2><p>Arınç, 2015'ten bu yana aktif siyasette değil.</p><p>2019'da Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu'na girdi, yaklaşık bir buçuk yıl sonra ise istifa etti.</p><p>Bu süreci gülerek <i>"Bana herhalde zor tahammül ettiler. Ben oradan ayrıldım. Ayrıldığımla da çok iyi ettim. Şimdi eski meclis başkanları orada ne yaptıklarını kendileri daha iyi bilirler</i>" sözleriyle anlatıyor.</p><p></p><p>Arınç cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine de bazı eleştiriler yöneltiyor:</p><p><i>"Yani bunu kendileriyle de zaman zaman konuşuyoruz. Onlar da farklı değil. Mesela Fuat Oktay Bey cumhurbaşkanı yardımcısıyken sistemin aksayan yönlerini ortaya koyan bir rapor da hazırlamıştı."</i></p><p><i>"Özel olarak kendisine [Erdoğan'a] verildiğini biliyorum. O da bazı şeylerin farkındadır."</i></p><h2>"Sistemi düzeltin, ehliyete, liyakate, istişareye önem verin"</h2><p>Arınç, Türkiye'deki cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin revize edilmesi gerektiği görüşünde:</p><p></p><p><i>"Şu anda cumhurbaşkanımız her şeyi yapabilecek güçte ve kudrette. Ama Amerika'da mesela [başkan] bir büyükelçi atamasını bile Senato'dan geçirmek zorunda.</i></p><p><i>"Bizde çok iyi atamalar da var. Belki çok yanlış kararlar da var. En son Bilgi Üniversitesi'ni kapatıyorsun, üç gün sonra açıyorsun. Elli tane kararname çıkacak, 55 tane onu düzelten kararname çıkacak. Sistemi düzeltin, ehliyete, liyakate, istişareye önem verin, iyice araştırın."</i></p><p><i>"Bu sistemin en büyük zaaflarından birisi bakanlıklardaki müsteşarlıkları kaldırmasıdır"</i> diyen Arınç, müsteşarlıkları "bakanlıkların hafızası" olarak değerlendiriyor.</p><p>Arınç, hukuk alanında da eleştiriler dillendiriyor ve Anayasa Mahkemesi (AYM) ve de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanması gerektiğini belirtiyor.</p><h2>"Bugünkü sisteme CHP hiç itiraz etmesin"</h2><p>Arınç cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini yorumlarken 2007 yılındaki "367 milletvekili" krizini hatırlatıyor.</p><p>2007 yılında mecliste yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde AKP'nin adayı <strong>Abdullah Gül</strong> idi.</p><p>CHP, seçim için salonda 367 milletvekilinin bulunmadığını söyleyerek oturumun iptali için AYM'ye başvurdu.</p><p>Aynı gün Genelkurmay Başkanlığı internet sitesine, daha sonra "e-muhtıra" olarak anılacak bir açıklama yayınlayarak cumhurbaşkanlığı seçiminde laikliğin tartışılmasını "endişeyle izlediğini" belirtti.</p><p></p><p>Arınç, o günleri hatırlatarak <i>"CHP buna [367 milletvekili iddiasına] sarıldı. CHP'nin en büyük kabahati bu. Bugünkü sistemden CHP hiç itiraz etmesin. Çünkü o gün mecliste cumhurbaşkanını seçseydik bu sistem gelmeyecekti"</i> diyor.</p><p>AYM 1 Mayıs'ta verdiği kararla meclisteki birinci tur oylamayı iptal etti.</p><p>Haziran ayında genel seçimlerin tekrarlanmasının ardından Gül, mecliste cumhurbaşkanı seçildi.</p><p></p><p>Geçtiğimiz günlerde Yeni Parti lideri <strong>Özgür Özel</strong>'le de görüşen Arınç, "CHP'nin içinde bulunduğu durum" hakkında siyasi yorum yapmanın doğru olmadığını söylüyor.</p><p>Ama Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı <strong>Mehmet Uçum</strong>'u son CHP yorumları nedeniyle sert bir dille eleştiriyor.</p><p>Uçum bu açıklamasında Yeni Parti'nin kurulmasını değerlendirmiş ve<i> "CHP bu ayrışma ile esasında önlerine koydukları arınma perspektifine uygun bir temizlenme sürecine girmiş oldu"</i> demişti.</p><h2>'Bizim Şangay'la mangayla ne işimiz var?'</h2><p>Arınç'ın partisine önerilerinden biri de Avrupa Birliği ile ilişkileri tekrar canlandırmak.</p><p><i>"Avrupa Birliği hedefi bize bütün dünyada bir itibar sağladı"</i> diyen Arınç, "<i>Şu anda bizden daha çok Avrupa Birliği'nin de bize ihtiyacı var"</i> diye ekliyor.</p><p></p><p>Avrasya tartışmalarına da tepki gösteriyor:</p><p><i>"Bizim Şangay ile mangayla bilmem neyle ne işimiz olabilir? Ne tarihte olmuş ne bundan sonra olabilir.</i></p><p><i>"Rusya ile Çin ile ilişkilerimiz olsun ama onların içinde bulunduğu paktlara bizim girmemize gerek yok. Bu eksen değişikliği olarak da anlaşılıyor."</i></p><p>Şanghay İşbirliği Örgütü 1996 yılında Rusya, Çin, Tacikistan, Kırgızistan ve Kazakistan tarafından kuruldu.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan 2024 yılında Türkiye'nin hedefinin gruba daimi üye olarak katılması olduğunu söylemişti.</p><p>Ancak şimdiye kadar bu yönde somut bir gelişme olmadı.</p><h2>"Son zamanlarda en çok üzüldüğüm şey kul hakkının çiğnenmesidir"</h2><p>Arınç "Son zamanlarda benim en çok üzüldüğüm şey kul hakkının çiğnenmesidir" diyor ve "helalleşme" çağrısı yapıyor.</p><p><i>"Üzerimizde çok kul hakkı taşıyoruz"</i> diyor ve şunları ekliyor:</p><p></p><p><i>Ben her topluma girdiğimde 'Bende hakkı olduğunu düşünen varsa lütfen söylesin helalleşelim' diyorum. Ama yönetim noktasında bir insan, bu maliye bakanı olur, bir başbakan olur, bir cumhurbaşkanı olur yerine göre aldığı bir yanlış kararla milyonların kul hakkına girmişse o çok kötü.</i></p><p><i>"Şimdi [Kur Korumalı Mevduat] KKM diye bir şey oldu. Bu KKM sebebiyle acaba 86 milyonun 60 milyonu zarar görmüş müdür? Birisi 'Görmüştür' diyebilir.</i></p><p><i>"O zaman yapacağın şey hemen bunu düzeltmek. 'Yanlışları gördüm, düzeltiyorum. Düzelttiğim zaman da bana hakkınızı helal edin' demek. Bunu yaparsak bu millet bağışlayıcıdır, affedicidir."</i></p><p>Arınç'ın bahsettiği KKM, 2021'de Türk lirası mevduatlarını döviz kurundaki artışa karşı koruma amacıyla getirilen, muhalefetin bütçeye yük olmakla eleştirdiği bir sistemdi. 2023'te sonlandırıldı.</p><h2>"İstişare ettiğimiz hallerden çok uzaklaştık"</h2><p>Arınç, partinin ilk dönemine referansla, "<i>O günkü birlikte karar almak veya kolektif akıl dediğimiz en azından çok önemli konuları istişare ettiğimiz hallerden çok uzaklaştık</i>" diyor ve ekliyor:</p><p><i>"Bu işin doğasında var mı? Bilmiyorum. Yani tek adamlık veya bize özgü bir cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi mi bunu gerektiriyor?</i></p><p><i>"Bu kadar yoğun mesaisini sayın cumhurbaşkanımız bilerek ve isteyerek mi karşılıyor? Ondan emin değilim. Yani bir insan keşke yetki ve sorumluluk vererek işleri taksim etse."</i>​​​​​​​</p><p></p><h2>"Hiçbir zaman muhalif olmayacağım ama eleştiri hakkımı kullanacağım"</h2><p>Arınç, bütün eleştirilerine karşın iktidar partisinden ayrılmayı doğru bulmuyor.</p><p></p><p>Bu yöndeki çağrılara "<i>AK Parti'yi biz kurduk. Bu evin sahibi biziz. Bu evin karşısına geçip de bu evi yıkmaya çalışmayı ben kendi karakterime yediremem"</i> cevabını veriyor.</p><p>Ama Arınç eleştirmenin hakkı olduğunu da savunuyor:</p><p><i>"AK Parti'de kalacağım ama bana Allah bir hak vermiş, siyaset bir hak vermiş. İslami ölçülerde eleştiri yapmak çok teşvik edilir.</i></p><p><i>"Hiçbir zaman muhalif olmayacağım ama eleştiri hakkımı da sonuna kadar kullanacağım. Bu nasıl mümkün? Benim yaptığım gibi mümkün."</i></p><h2>"Kibariye'nin ne işi var burada?"</h2><p>Arınç'ın partisine önerisi "ilkelere dönmek":</p><p><i>"İlkelerimize geri döneceğiz. Tek yapacağımız şey bu. Tekrar, baştan beri bizimle birlikte olan herkesi kucaklayacağız. Herkese değer vereceğiz."</i></p><p>Son dönemdeki kuruluş yıldönümü etkinliklerini de eleştiriyor:</p><p><i>"Müzik var mesela. Tamam, seviyeli müziğe eyvallah. Ama Kibariye'nin ne işi var burada? Aşağılamak için söylemiyorum.</i></p><div></div><p><br></p><p><i>"Cumhurbaşkanının gözünün içine bakıyor, 'Ah diyor, ikimiz de malı götürdük' diyor. Cumhurbaşkanına karşı bu söylenir mi?"</i></p><p>Kibariye partinin 2023 yılındaki kutlamalarında sahne almıştı.</p><p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h2>"Yola beraber çıktıklarınızı unutmayacaksınız"</h2><p>Arınç, bu etkinliklerde sadece Erdoğan'ın öne çıkarılmasına da tepkili:</p><p><i>"Bir de öyle videolar hazırlıyorlar ki... O videolarda baştan itibaren sadece Tayyip Bey var. Tarihi tersine çeviremezsiniz kardeşim. Orada ben de varım. Orada Abdullah Bey de var. Orada yeri gelmiş Ali Babacan da var.</i></p><p><i>"O zaman vardı bu insanlar. Bu insanlara bakarak AK Parti'yi iktidara getirdiler. Biz birbirimizi tamamladık. Eşitler vardı ama eşitler arasında birinci Tayyip Bey vardı. Kaç defa söyledim bunu? Hiçbir şey değiştirmediler.</i></p><p><i>"Siz bir bütünleşmeyi sağlayacaksanız, yola beraber çıktıklarınızı unutmayacaksınız. Çünkü yolda beraber olduklarınız veya yolda bulduklarınızın büyük bir kısmı sizi gayet duygusal sebeplerle seviyor. O duygusal sebeplerde bir azalma olursa hepsi çil yavrusu gibi gider, sel gider, kum kalır, biz kalırız."</i>​​​​​​​</p><p></p><h2>Erdoğan'dan sonra nasıl bir aday?</h2><p>Arınç, 26-28 Haziran'da AKP'nin Sapanca'daki 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'na katıldı ve burada Cumhurbaşkanı Erdoğan ile baş başa görüştü.</p><p>Görüşmenin içeriğini sorduğumuzda "<i>Çok özel konuşmalarda karşımızdaki muhatap bir şey söylemedikçe benim bir şey söylemem doğru olmaz"</i> diyor.</p><p></p><p>Erdoğan'ın bir daha aday olmaması durumunda yeni cumhurbaşkanı adayının nasıl biri olabileceğini sorduğumuz Arınç, isim tartışmasına girmeden şu cevabı veriyor:</p><p><i>"Ben şöyle düşünüyorum, o [Erdoğan] da tahmin ediyorum böyle düşünür. Diyelim ki X diye bir insan. Bunun adaylığını koyması siyaseten doğru mu? Çok iyi insanlar vardır ama siyasette karşılığı yoktur. Buna da bakmak lazım.</i></p><p><i>"İkincisi tamam adaylığını koyduk, bu ortamda kazanabilir mi? Kazanabilirse üçüncü olarak şu ihtimale bakalım. Tamam kazandı da diyelim. Ne yapacak ülke için? Nasıl bir düşüncesi var, nasıl bir tasavvuru var?</i></p><p><i>"Bu üçünde de artı oy almış birisini mutlaka aday gösterir diye düşünüyorum. Ve benim gönlümden geçen de yani aynen 2007'de yaptığı gibi kardeşim filandır diyebilmesi."</i></p><p>Erdoğan, 24 Nisan 2007 tarihinde cumhurbaşkanı adaylarının Abdullah Gül olduğunu, "Adayımız Abdullah Gül kardeşim" sözleriyle açıklamıştı.</p><h2>'Hayatımın en doğru işini yaptım'</h2><p>Arınç, 25 yılı kabaca gözden geçirdiğimiz söyleşinin sonunda şu cümleleri kuruyor:</p><p><i>"AK Parti'yi kurmakla, AK Parti de görev almakla, AK Parti'yi savunmakla, beğenmekle hayatımın en doğru işini yaptım. Biz 10 senede 60 yılda yapılamayanları yaptık.</i></p><p><i>"Ondan sonra İbn-i Haldun'a bakarsanız, devletlerin başına da böyle şeyler geliyor. Devrimleri yapan ülkelerde de böyle şeyler oluyor. Yani belki birbirlerine düşmek, gerilemek, duraklamak, olaylar sebebiyle yanlış istikametlere gidebilmek.</i></p><p><i>​​​​​​​​​​​​​</i></p><p><i>Bütün bunlar yaşanır, bir toplum hayatında yaşanabilir ama biz kendi içimizden yeniden doğarız."</i>​​​​​​​</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Politika</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/bulent-arincin-gozunden-akpnin-25-yili</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/a7492cf3-6715-43dd-9059-bc48b5ed8185.webp" type="image/jpeg" length="50282"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erdoğan İmralı heyeti ile görüşecek!]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/erdogan-imrali-heyeti-ile-gorusecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/erdogan-imrali-heyeti-ile-gorusecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süreç yasasının TBMM'den geçmesinin ardından Cumhurbaşkanı ve AKP Lideri Erdoğan, DEM
Parti İmralı Heyeti ile görüşecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, süreç yasasının TBMM'den geçmesinin ardından DEM Parti İmralı Heyeti ile görüşecek.</p><p></p><p>Erdoğan, DEM Partililer Pervin Buldan ve Mithat Sancar ile Saray'da 16.00'da görüşecek. Süreç yasası da Erdoğan'ın onaylaması ile Resmi Gazete'de yayımlanacak. </p><p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çerçeve yasa olarak da bilinen düzenleme dün Erdoğan'a sunulmuştu. Erdoğan, henüz onaylamadı. Erdoğan'ın onayı ve Resmi Gazete'de yayımlanması ile PKK'nın silah bıraktığı İmralı Süreci kritik bir viraja girmiş olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Halk TV</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Politika</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/erdogan-imrali-heyeti-ile-gorusecek</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/son-dakika-surec-yasasindan-sonra-9hsh.webp" type="image/jpeg" length="63767"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Sözcüsü Sarı'dan "Çerçeve Yasa" açıklaması...]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/chp-sozcusu-saridan-cerceve-yasa-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/chp-sozcusu-saridan-cerceve-yasa-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Sözcüsü Müslim Sarı, MYK toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen "Çerçeve Yasa" ile ilgili konuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Sözcüsü Müslim Sarı, MYK toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen "Çerçeve Yasa" ile ilgili “Bunu bir pazarlık unsuru olarak değerlendirmedik. Yani bu yasayı ve bu yasanın çerçevesini, iç politikalarda parti menfaatleri açısından bir pazarlık unsuru olarak asla değerlendirmedik ve görmedik. Aynı tutumumuz devam ediyor. Elbette yasal süreç sona ermiş değil. Kanunun çıkmış olması, yasal sürecin sona erdiği anlamına gelmiyor. Çünkü kanun süreli bir kanun ve şarta bağlı bir kanun” dedi.</p><p>CHP Sözcüsü Müslim Sarı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi. </p><p>Reel sektör firmalarının hiç olmadığı kadar risk altında olduğunu belirterek hükümeti uyaran Sarı, şunları söyledi:</p><p>“Ülkenin en önemli gündemlerinden biri ekonomi. Ekonomiyle ilgili bir tarafta veriler açıklanıyor ve bu veriler aslında Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu duruma ilişkin bize birtakım tablolar sunuyor, fotoğraf çekiyor. Biz de bunları MYK gündemimizde değerlendirme fırsatı buluyoruz. Bu çerçevede bu haftanın en önemli verisi, aslında kendi içinde de çok büyük bir uyarı barındıran reel sektör döviz pozisyonu açığı.</p><p><strong>"REEL SEKTÖR, ÇOK CİDDİ BİR DÖVİZ POZİSYON AÇIĞIYLA KARŞI KARŞIYADIR"</strong></p><p>Buradan hükümeti uyarmak istiyoruz: Reel sektör, finansal koşullar sebebiyle çok ciddi bir döviz pozisyon açığıyla karşı karşıyadır. Çok büyük bir kırılganlık içindedir, çok büyük bir risk altındadır. Uygulaya geldiğimiz program döviz kurunu baskıladığı için, döviz kuru olması gereken seviyelerde olmadığı için burada çok ciddi bir risk birikmektedir ve reel sektör firmalarının önümüzdeki dönemde, programda ortaya çıkan gevşemeye bağlı olarak, çok ciddi şekilde iflaslarla karşı karşıya kalacağını göreceğiz.</p><p><strong>"REEL SEKTÖR FİRMALARI HİÇ OLMADIĞI KADAR BÜYÜK BİR RİSK ALTINDADIR"</strong></p><p>Reel sektör firmalarının iflası, finansal sektör firmalarının da kredi mekanizması üzerinden, yani bankaların da iflası anlamına gelecektir ya da bozuk kredilerinin sayısının artması anlamına gelecektir. Dolayısıyla, reel sektör firmaları hiç olmadığı kadar büyük bir risk altındadır. Türkiye'de üretim yapan, istihdam üreten bu firmalar çok büyük bir kırılganlıkla karşı karşıyadır. Buradan hükümeti uyarmak istiyoruz.</p><p>Yanı başımızda beş yıldır devam eden bir savaş var. İşte Ukrayna ile Rusya arasındaki savaş gibi. Ama her iki ülke de savaşın içinde olduğu hâlde enflasyonları yüzde 20'nin altında. Dolayısıyla, ‘Savaş olmasaydı, bizim buradaki enflasyonumuz, Türkiye'deki enflasyonumuz yüzde 20 olurdu’ söylemi gerçekten trajikomik bir söylem. Yani bunun bugün, ülkenin ekonomi politikalarını yöneten bir kurumun, hükümetin başkanı tarafından dile getirilmiş olması aynı zamanda çok büyük bir trajikomik durumu ifade ediyor. Aynı zamanda bir çeşit dalga geçmek gibi de algılanabilir.”</p><p>Sarı, MYK’da dış politikaya ilişkin ise şu değerlendirmelerde bulunulduğunu ifade etti:</p><p>“En önemli değerlendirme noktamız bizim Mekke ortak savunma anlaşmamız, yani 7 Ağustos'ta imzalanan savunma anlaşması oldu. Bu savunma anlaşmasına ilişkin fikirler, düşünceler, değerlendirmeler, riskler ve avantajlar masaya yatırıldı. Bildiğiniz üzere bu anlaşma, Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye arasında, üç temel hat üzerinde, üç temel boyut üzerinde oluşturulmuş bir anlaşmaydı. NATO'nun 5. maddesine benzer bir kolektif caydırıcılık içeren, öte yandan ülkelerin savunma sanayisi ya da savunma alanındaki işbirliklerinin derinleştirilmesi hedefini ortaya koyan ve terör başta olmak üzere ülkeler açısından güvenliği tehdit eden unsurlara karşı bir savunma paktı.</p><p>Bu savunma paktının elbette olumlu yanları da var, olumsuz yanları da var. Üç önemli konu üzerine oturuyor. Aslında üç tane farklı bakış açısı var ya da daha doğrusu, üç farklı boyutu bir savunma paktı içinde bir araya getirme hedefi olduğu görülüyor. Bu, Türkiye Cumhuriyeti'nin savunma sanayisi alanındaki gelişmeleri, işte Suudi Arabistan'ın finansal gücü ve öte yandan nükleer silaha sahip olan tek Müslüman ülke olarak Pakistan'ın bu potansiyelini, bu gücünü bir araya getirerek bir ortak işbirliği, barış ve savunma işbirliği anlaşmasının imzalandığını görüyoruz.</p><p><strong>"EN AZINDAN KURULUŞ AŞAMASINDA BU EKSİKLİĞİ DİLE GETİRMEK LAZIM"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Şimdi bu anlaşmayla ilgili tabii şöyle değerlendirmeler yapmak mümkün: Bir defa iki tane büyük gücün bu bölgede, yani Türkiye dışında iki tane büyük gücün, bir taraftan Mısır'ın, diğer taraftan İran'ın sistemin dışında bırakılmış olmasını biz büyük bir eksiklik olarak değerlendiriyoruz. Her iki ülke de bir taraftan kendi mezhepsel dağılımlarına da baktığımız zaman, yani hem Şia'nın hem Sünni mezhebinin önemli iki ülkesi olması bakımından, hem Orta Doğu'nun en önemli ülkelerinden biri olması bakımından, bölgenin istikrarı açısından da son derece önemli iki ülke olması bakımından buranın önemli bir eksiklik olduğunu değerlendiriyoruz. Elbette anlaşmanın içeriğine baktığımız zaman yeni üyelerin de bu anlaşmaya katılabileceğinden bahsediyor. Ama en azından kuruluş aşamasında bu eksikliği dile getirmek lazım.</p><p>Bildiğiniz üzere Amerika Birleşik Devletleri Asya-Pasifik'e yönelerek, özellikle Çin'e yönelerek, daha farklı bölgelerde, Avrupa gibi, Orta Doğu gibi, Latin Amerika gibi diğer bazı bölgelerde kendi müttefiklerini sürecin içine koyarak kendi güvenlik yükünü bir miktar kendi üzerinden atmak gibi bir strateji izliyor. Kendi güvenlik bölgelerine baktığımız zaman Türkiye'nin bu konuda çok dikkatli olması gerekir. Kendi ulusal çıkarlarına uygun bağımsız dış politika açısından bu önemlidir.  Türkiye kendi stratejik derinliğinde, derinliğinde varsıl kılacak, bu durumu var kılacak her türlü iş, işlem ve ilişki içine girebilir. Ancak bunu başka ülkelerin güvenlik yükünü alan bir çerçeveye dönüşme riski vardır. Bu riske de biz dikkat çekmek istiyoruz.</p><p><strong>"İRAN'A DA DİKKAT ETMEK GEREKİR"</strong></p><p>Öte yandan uzun süreli, tarihsel ilişkimiz olan ve barışçı çok uzun bir dönemde sınırı paylaştığımız İran gibi bir devletin böyle bir anlaşma karşısında kendisinin çevrelendiği duygusunu hissetmiş olmasını da istemeyiz. Gerçi İran'ın resmi makamlarının bu konuda açıklamalarını bugün gördük. Dolayısıyla bunun kendileri için bir risk oluşturmadığını söylediler. Bu bizim açımızdan olumludur. Ancak yine de İran'a dikkat etmek gerekir. Öte yandan bu anlaşmanın Türkiye'nin taraf olmadığı bazı çatışma unsurlarının da tarafı hâline getirebilme riski vardır. Bu da son derece önemlidir. Özellikle NATO'nun 5. maddesine benzer bir kolektif savunma anlaşmalarının her zaman bu tür riskleri vardır. Özellikle Pakistan'la Hindistan arasında, Pakistan'la Afganistan arasında ya da Husilerle Suudi Arabistan arasında."</p><p><strong>"ÖTEDEN BERİ BU YASANIN KONUSUNU TEŞKİL EDEN SORUNLA İLGİLİ YAKLAŞIMIMIZ BELLİDİR"</strong></p><p>TBMM’de kabul edilen “Çerçeve Yasa”nın hayırlı olmasını dileyen Sarı, konuya ilişkin şunları söyledi:</p><p>“Bildiğiniz üzere bu haftanın en önemli konusu çerçeve yasaydı ve çerçeve yasa ile ilgili tartışmalar, bu yasanın bundan sonra ne gibi sonuçlarının olabileceğine ilişkin tartışmalar, hem medyada hem de partilerin yetkili kurullarında tartışılıyor. Biz de bu çerçevede çerçeve yasa ile ilgili düşüncelerimizi, fikirlerimizi ve bundan sonra olası konuları tartışma fırsatı bulduk. Öncelikle bu çerçevenin Türkiye'nin milli birliği, beraberliği ve kardeşliği açısından bu yasanın hayırlı olmasını temenni ediyoruz. Bizim öteden beri bu yasanın konusunu teşkil eden sorunla ilgili yaklaşımımız bellidir, nettir.</p><p><strong>"HİÇBİR ZAMAN BU SORUNU BİR PARTİ MESELESİ GİBİ GÖRMEDİK"</strong></p><p>1989 yılından beri Türkiye, Cumhuriyet Halk Partisi'nin öncülü olan partilerin bu konuyla ilgili bugün bile dahi söylenmeye cesaret edilemeyen sözleri söylediklerini, bu konuyla ilgili yaklaşımları ve görüşleri paylaştıklarını hatırlatmak istiyoruz. Öte yandan bu konu gündeme geldiğinden beri, son iki yıldır da partimiz son derece yapıcı bir biçimde meselenin çözümü, terörün ortadan kaldırılması konusunda yapıcı bir çözüm, yapıcı bir tutum sergiledi. Hiçbir zaman bu sorunu bir parti meselesi gibi görmedik.</p><p><strong>"KANUNUN ÇIKMIŞ OLMASI, YASAL SÜRECİN SONA ERDİĞİ ANLAMINA GELMİYOR"</strong></p><p>Yani biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bunu partiler üstü bir mesele, bir kamuoyu anlayışı çerçevesinde bir devlet meselesi, bir memleket meselesi gibi gördük ve hiçbir zaman bunu iç politikaya malzeme etmeyi düşünmedik. Bunu bir pazarlık unsuru olarak değerlendirmedik. Yani bu yasayı ve bu yasanın çerçevesini, iç politikalarda parti menfaatleri açısından bir pazarlık unsuru olarak asla değerlendirmedik ve görmedik. Aynı tutumumuz devam ediyor. Elbette yasal süreç sona ermiş değil. Kanunun çıkmış olması, yasal sürecin sona erdiği anlamına gelmiyor. Çünkü kanun süreli bir kanun ve şarta bağlı bir kanun.</p><p>Dolayısıyla ilgili şartların, hepinizin malumu olduğu üzere, silah bırakıldığının resmi organlar tarafından teyit edilmesi, Milli Güvenlik Kurulu tarafından bir rapora bağlanması, bunun Resmî Gazete'de yayımlanması ve ondan sonra başlayacak bir süre içerisinde bu yasanın geçici olanaklarından yararlanılmasının mümkün kalacağı bir çerçeve var önümüzde. Tamamlanmamış bir yasal süreç var henüz.</p><p>Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak nasıl bu yasanın içinde yer aldıysak, iradesinin bir parçası olduysak, bu sürecin tamamlanması konusunda da yakından takip edeceğimizi kamuoyuna duyurmak istiyoruz. Titizlikle bu süreci takip edeceğiz. Bu yasa güzel bir başlangıç, bizim açımızdan güzel bir başlangıç; ancak bir son değil. Bu yasanın içeriğini, bu yasayla başlayan sürecin içeriğini daha da zenginleştirecek yaklaşımlardan yana olduğunu Cumhuriyet Halk Partisi'nin söylemek isteriz.</p><p>Yani bu meseleyi sadece bir güvenlik ekseni meselesi içinde, devletin bekası meselesi içerisinde görmeden; tabii ki bunlar çok önemli ve bunları biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, kurucu parti olarak önemsiyoruz, çok özel ve önemli görüyoruz. Ama öte yandan bu sorunu ortaya çıkaran unsurları ortadan kaldıracak, ekonomik boyutuyla, kalkınma boyutuyla, sosyal boyutuyla ve kültürel boyutlarıyla zenginleştirilmesi gerektiğine de inanıyoruz.”</p><p><strong>"BEŞ İLİMİZDE ATAMA YAPTIK"</strong></p><p>CHP’deki örgütsel düzenlemelere ilişkin de konuşan Sarı, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>“Her toplantıda biz örgütlerimizle, il örgütlerimizle ve ilçe örgütlerimizle bu konuyla ilgili atamalar, görevlendirmeler, görevden almalar gerçekleştirdik. Bugünkü toplantıyla aslında bu işin sonuna gelmiş olduk. Bizim sekiz ilimizde yönetim boşluğumuz vardı. Daha doğrusu il yönetimlerimiz yoktu. Daha önceden istifa eden arkadaşlarımız oldu ve bunun yerine atamalar yaptık. Bugün beş ilimizde atama yaptık. Üç ilimizde de yetki verdik. MYK olarak ilgili birime yetki vermiş bulunuyoruz. Dolayısıyla önümüzdeki günlerde de bir MYK kararı beklenmeksizin geri kalan üç ilimizde de atama gerçekleştirilecek ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin bütün illerinde yönetimler oluşturulmuş olacak.</p><p>Bugün için aldığımız kararlar doğrultusunda atadığımız, beş ilde görevlendirdiğimiz arkadaşlarımız ve illeri şunlar: Bolu ili için Ersan Türkoğlu, Gümüşhane için Rıdvan Eryılmaz, Hatay için Derya Altınay, Sakarya için Songül Bulut ve Tokat için de Ender Ergün’ü atamış bulunuyoruz. Böylece yetki verdiğimiz üç ille beraber Cumhuriyet Halk Partisi'nin il atamalarıyla ilgili süreci tamamlanmış oluyor. Ben henüz MYK'dan çıkarken o konuyla ilgili bir karar alınıyordu ama henüz ben ona yetişemedim. Muhtemelen gidince öğreniriz ya da kamuoyuyla paylaşılır.</p><p>Bu il düzenlemelerimiz tamamlandığına göre, başta söylediğimiz il başkanları toplantımızı da yapabilir hâle geleceğiz. Kuvvetle muhtemel önümüzdeki hafta bir il başkanları toplantısı yaparak atadığımız bütün bu il başkanlarıyla beraber genel değerlendirmeler yapacağız. Elbette il başkanlığına atanmış olması, örgütsel düzenlemelerin sonu olduğu anlamına gelmiyor. Sonuna geldiğimiz anlamına gelmiyor. Çünkü bu illerle beraber, bu il yönetimleriyle ortak bir biçimde ilçelere ilişkin düzenlemeler de yapılıyor. Bir yandan peyderpey başladı, yapılacak.</p><p><strong>"AĞUSTOS AYININ SONUNA GELDİĞİMİZDE BUNLAR DA TAMAMLANMIŞ OLACAK"</strong></p><p>Ağustos ayının sonuna geldiğimizde bunlar da tamamlanmış olacak. Yine kuvvetle muhtemel eylül ayının başlarında biz kongre takvimini, kongreler takvimini ilan ediyor olacağız. Onu da önümüzdeki hafta tam gün olarak belki sizinle paylaşma fırsatım olur. Dolayısıyla biz, başta söz verdiğimiz gibi Cumhuriyet Halk Partisi üyelerine ve kamuoyuna, olağanüstü kurultay yapamadığımız yerde en azından mahkemenin vereceği kararı beklerken parti içi yarışlar ve parti içi değerlendirmelerin önünü kapatmamak için kongreleri başlatalım iradesine uygun olarak ve en geç eylül ayında da kongre takvimlerini ilan edelim ve kongrenin resmi başlangıçlarını yapalım iradesine uygun olarak hareket ediyoruz. Dolayısıyla 10-15 gün içerisinde bu konuyla ilgili bütün netlikleri görme şansımız olur.</p><p>Öte yandan arkadaşlar, genelde illerimizin ilçeleriyle ilgili değerlendirmelerimizi, aldığımız kararları ayrıntı kararlar olarak görüp sizlerle paylaşmama eğilimi içindeyiz. Ama İstanbul'a ilişkin biliyorsunuz özel bir ilgi var ve İstanbul'da özel bir beklenti oluşuyor. O yüzden biz geçen hafta İstanbul ilçelerine ilişkin yapmış olduğumuz atamaları, yarım bıraktığımız, eksik bıraktığımız ilçelerimize ilişkin değerlendirmeleri de yaptık. Bu değerlendirmeleri de yine sizinle paylaşalım.</p><p>Yaklaşık 14 ilçemizde ilçe başkanı belirlemiş bulunuyoruz. Bu ilçeler Avcılar, Bağcılar, Bakırköy, Beşiktaş, Beylikdüzü, Beyoğlu, Esenyurt, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kağıthane, Silivri ve Sultangazi. Geri kalan ilçelerle ilgili ki dört ya da beş ilçe sanıyorum, ilgili birime yetki vermiş bulunuyoruz. Dolayısıyla bunun için de herhangi bir MYK kararına gerek olmaksızın önümüzdeki birkaç gün içerisinde yeni değerlendirmelerle İstanbul ilçelerini tamamlamış olacağız. Yani hem illerimizi hem İstanbul'la ilgili ilçelerimizi tamamlamış oluyoruz. Dolayısıyla örgütsel düzenlemelerimizin de sonuna gelmiş oluyoruz. Artık bu aşamadan sonra Cumhuriyet Halk Partisi'nin kendi yetkili organlarını örgütsel düzeyde toplayarak kongre süreçlerine hazır hâle geldiğini görmüş olacağız.”</p><p>Basın açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sarı,  hem bir yandan partiden ayrılmayıp hem de yeni partiyi destekleyen isimlerin ihracına ilişkin şunları söyledi:</p><p>“Bugünkü MYK gündemimize ihraçlar konusu gelmedi. Ama daha önce ifade ettiğim ilke çerçevesinde, bir partinin üyesi olup o partinin başka bir siyasal partinin eylemlerine, etkinliklerine katılan, başka siyasal partiyi öven ve başka siyasal parti için çalışan arkadaşlarımızla yollarımızı ayıracağımızı bildirmiştik. Bunun hem ahlaki olmadığını hem de ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde açık biçimde disiplin suçu olduğunu belirtmiştik. Biz bu ilke çerçevesinde değerlendirmelerimizi sürdürüyoruz. Arkadaşlarımızın iş ve eylemlerini, sosyal medya paylaşımlarını, geçmişte yapmış oldukları faaliyetleri ve hâlen yürütmekte oldukları faaliyetleri ilişkin titiz bir çalışma yürütülüyor. Dolayısıyla bunlar olgunlaştığında kamuoyuyla paylaşılacak.”</p><p>Sarı, kendisine yöneltilen bir soru üzerine, Etimesgut Belediyesi’ndeki Başkanvekilliği seçiminin ardından öne sürülen iddialara ilişkin şu yanıtı verdi:</p><p>“Etimesgut meselesiyle ilgili de şimdi şöyle bir şey var arkadaşlar: Etimesgut Belediyesi Cumhuriyet Halk Partisi'nin belediyesi. Cumhuriyet Halk Partisi'ne ait olan bir belediye. Ve belediye başkanı da parti içindeki bu ayrışmada Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde kalacağını taahhüt etmiş bir belediye başkanı. Dolayısıyla bu arkadaşlarımız bizden ayrıldıktan sonra biz belediye meclisinde 3. gruba düşmüş olduk. Cumhur İttifakı'nın 12 tane belediye meclis üyesi vardı burada. Bizim 11 civarında bir belediye meclis üyemiz vardı. İYİ Parti'ye giden arkadaşlarımızla 18'e yakın belediye meclis üyesi vardı.</p><p><strong>"HİÇBİR GRUBA BİR SİYASAL TAAHHÜTTE BULUNMADIK"</strong></p><p>Şimdi biz Erdal Beşikçioğlu'nun vefasına uygun bir biçimde, kendisinin istediği, kendisinin önerdiği ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliği içinde siyaset yapan belediye meclis üyesi arkadaşlarımızın da desteklediği bir aday çıkarttık. Şimdi bu adayın etrafında Etimesgut'ta bir birleşme oldu. Biz hiç kimseyle ittifak yapmadık. Hiçbir gruba bir siyasal taahhütte bulunmadık. Ve Etimesgut Belediyesi'nde görev paylaşımına ilişkin hiç kimseye hiçbir şey söylemedik. </p><p>Yani hem MHP grubunda hem AK Parti grubunda hem de yeni partiye giden arkadaşlarımız bakımından. Biz Cumhuriyet Halk Partisi kurumsal kimliğine uygun, başkana vefa göstererek ve bütün arkadaşlarımızın oyunu alabileceğine inandığımız bir adayı çıkarttık. Şimdi bu adayın etrafında bir toparlanma oldu. Mesele bundan ibarettir. Bence şunu sorgulamak gerekir: Cumhuriyet Halk Partisi'ne ait olan bir belediyede ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin o belediye meclis üyelerinin aday çıkarttığı bir yerde, Cumhuriyet Halk Partisi kimliği içerisinde yer alan ve yıllarca siyaset yapan ama şimdi yollarını ayırmış olan arkadaşlarımızın ayrı bir aday çıkartmış olması bence tutarsızlıktır.</p><p>Dolayısıyla sorgulanması gereken bir şey varsa o da budur. Bu arkadaşlarımızın aday çıkartmak yerine Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir adayını desteklemelerini beklerdik. Ama böyle bir şey olmadı. Fakat biz doğru bildiğimiz yerde, doğru bildiğimiz yolda, doğru olduğuna inandığımız bir adayla seçimi kazanmış olduk. Parti Etimesgut Belediyesi'ndeydi ve sürecin sonunda yeniden CHP'de kaldı. Burada önemli olan budur. Ben Etimesgut Belediyesi'nde yapılan bu seçimin bundan sonraki seçimlerde de çok örnek olacağını, önemli bir kırılma olacağını düşünüyorum. Türk siyaseti açısından da önemli olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki günlerde bununla ilgili gelişmeleri hep beraber göreceğiz.”</p><p>Sarı, “Çerçeve Yasa” oylamasında Cumhuriyet Halk Partisi'nin bazı milletvekillerinin oylamaya katılmadığı, 2 milletvekilinin ise ret oyu kullanmasına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:</p><p>“Biz bir grup kararı almadık. Ancak bu sürecin arkasında durduğumuzu ve bu çerçeve yasasını desteklediğimizi ifade ettik. Hatta grup başkan vekillerimizin, grup başkanımızın ve Adalet Komisyonu sözcümüzün de bu Meclis şeyinde imzası var. Üst kapakta imzası var. Dolayısıyla biz bu şeyin bir parçasıyız.</p><p><strong>"ÖRGÜTLÜ KATILMAMA DURUMU SÖZ KONUSU DEĞİL"</strong></p><p>Oylamaya katılmayan arkadaşlarımız için örgütlü bir katılmama durumu söz konusu değildir. Bunlar kişisel durumlardır. Mazeretleri olan arkadaşlarımızdır. Ancak örgütlü bir biçimde bu sürece katılmayan partiler oldu, biliyorsunuz. Yani bu partilerin hangi partiler olduğunu siz bizden daha iyi biliyorsunuz. Bence o partilere sormak lazım. Ama Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu konuyla ilgili tavrı nettir. Öyle bir örgütlü katılmama durumu söz konusu değildir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Politika</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/chp-sozcusu-saridan-cerceve-yasa-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/6f69df36-7804-483b-93f9-6bb1192919bc.jpg" type="image/jpeg" length="25213"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahçeli'den "çerçeve yasa" açıklaması...]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/bahceliden-cerceve-yasa-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/bahceliden-cerceve-yasa-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine dair Kanun’un Kabulü"ne ilişkin açıklama yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine dair Kanun’un Kabulü"ne ilişkin, "Terörün bütünüyle tasfiye edilmesi; bu toprakları bizlere vatan kılan kahramanlarımızın mücadelesinin boşa çıkmadığının, terör örgütü PKK’nın ve onun bütün uzantılarının tarihin karanlık sayfalarına gömüldüğünün en açık tescili olacaktır. Kanunun kabulüyle birlikte ulaşılan bu merhalenin bir nihayet değil; esasen hukuki ve idari bakımdan daha müteyakkız olunması gereken yeni bir safhanın başlangıcı olduğu da unutulmamalıdır. Kaybedecek vaktimiz yoktur" dedi. </p><p>MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine dair Kanun’un Kabulü" hakkında yazılı bir açıklama yaparak şunları kaydetti:</p><p>"Gazi Meclisimiz tarafından ve milli iradeyle kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin terörle mücadele müktesebatının; milletimizin tahammül sınırlarını senelerce zorlayan çetin zamanların; yiğit vatan evlatlarımızın kanıyla ve canıyla ödenen ağır bedellerin; milli teknoloji hamleleriyle gücüne güç katan, etkin, caydırıcı, saygın, yerli ve milli savunma sanayii birikiminin ve nihayet terörü sınırlarımızın ötesinden olduğu kadar ülkemiz içinden de besleyen siyasi, sosyolojik ve silahlı mahfilleriyle beraber kökünden tasfiye etme mecburiyetinin hukuk sahasındaki mütemmim ve müessir neticesidir. Türkiye’nin terörden bütünüyle arındırılması; yalnızca dağdaki silahlı unsurun etkisizleştirilmesi ve örgütsel kapasitenin zayıflatılmasıyla mahdut bir güvenlik meselesi olmayıp; terörün yeniden neşvünema bulabileceği siyasi, sosyolojik ve jeopolitik zeminlerin kurutulmasını, milletimizin arasına etnik veya mezhebi mülahazalarla sokulmak istenen ihtilaf ve husumet damarlarının kesilmesini ve devletimizin egemenlik hukukunun hiçbir gayrimeşru odağın, vekalet unsurunun yahut harici hesap sahiplerinin müdahalesine açık bırakılmaksızın ülkenin tamamında tartışmasız biçimde hakim kılınmasını ihtiva eden çok katmanlı bir milli güvenlik meselesidir.</p><p><strong>"ZAMAN BİZİ HAKLI ÇIKARMIŞTIR"</strong></p><p>22 Ekim 2024 tarihinde MHP Grup Toplantımızda ilk defa dile getirdiğimiz Terörsüz Türkiye iradesinin fikri, siyasi ve stratejik membaı da tam olarak bu hakikatin özünde aranmalıdır. Nitekim zaman bizi haklı çıkarmıştır. Türkiye’nin mücavir coğrafyasında terör örgütlerinin ve vekalet unsurlarının jeopolitik nüfuz mücadelelerinde araçsallaştırıldığı; etnik ve mezhebi farklılıkların bölgesel hesapların manivelasına dönüştürüldüğü bir süreçte, Türkiye’nin terör meselesini kendi milli iradesi içerisinde nihai surette çözüme kavuşturması ertelenemez bir milli beka zarureti haline gelmiştir. İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayarak İran’ın bölgedeki üçüncü ülkeleri ve askeri hedefleri de içine alan mukabeleleriyle genişleyen çatışma sarmalı; bölgesel bir ihtilafın ne kadar kısa sürede sınırları aşan ve birbirine eklemlenen krizler silsilesine dönüşebileceğini göstermiştir. Söz konusu çatışma, enerji arzından küresel ticarete kadar geniş bir sahada bölgenin geleceğiyle beraber küresel istikrarı da tehdit eden bir mahiyet kazanmıştır. </p><p><strong>"TERÖRSÜZ TÜRKİYE VE TERÖRSÜZ BÖLGE ÜLKÜSÜNÜ AYNI STRATEJİK İSTİKAMETTE BULUŞTURAN BÜTÜNCÜL BİR İRADE NİYAHET HAYAT BULMUŞTUR"</strong></p><p>Gerek terör şebekesi İsrail’in Gazze’de akıttığı kan henüz durmamışken Lübnan ve İran’a kadar genişlettiği saldırganlık ve çatışma siyaseti; gerekse İran’ın üçüncü ülkeleri de hedef alan mukabeleleri, Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüseferi sekteye uğratan hamleleri ve Körfez’e yayılan tehditleri; bölgemizde harlanan ateşin yeni devletleri, yeni cepheleri ve yeni çatışma sahalarını içine çekebilecek tehlikeli bir yayılma istidadı taşıdığını açıkça göstermiştir. İşte bu şartlar altında Türkiye’nin kendi iç cephesinde terörün açtığı bütün gedikleri kapatması, hayati bir mesele haline gelmiştir. Bu doğrultuda Terörsüz Türkiye hedefi; Türkiye’ye karşı yaklaşık yarım asırdır kullanılan en kanlı jeopolitik müdahale vasıtalarından birini, onu sevk ve idare eden gafillerin elinden geri dönmemek üzere alma gayesi üzerine bina edilmiştir. Nitekim 22 Ekim 2024 tarihinde yaptığımız çağrıyla başlayan, PKK terör örgütünün fesih ve silah bırakma istikametinde gelişen safhalarla somutlaşan, meselenin TBMM eliyle milli iradenin denetimine alınmasıyla yeni bir mahiyet kazanan silsile ile devam eden süreç; Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgesel şartların doğru okunmasıyla tayin edilmiş, her merhalesi bir öncekini ikmal eden bir bütüne vücut vermiştir. Devletimizin bükülmez bileği ile toplumsal bütünleşmeyi, Terörsüz Türkiye hedefi ile 'Terörsüz Bölge' ülküsünü aynı stratejik istikamette buluşturan bütüncül bir irade, nihayet hayat bulmuştur.</p><p><strong>"ŞEHİT VE GAZİLERİMİZİN FEDAKARLIĞINA DAİR EN KÜÇÜK TEREDDÜDÜN DAHİ YER BULMASINA MÜSADE EDİLMEMELİ"</strong></p><p>Gazi Meclisimizin iradesiyle hukuki bir zemine kavuşan Terörsüz Türkiye hedefinde bundan sonraki safhanın kutup yıldızı; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ağır bedeller ödeten terör belasını gelecek nesillerimizin omuzlarına bir yük olarak bırakmadan devlet ve toplum hayatımızdan bütünüyle çıkarmak, terörün silahla ulaşamadığı çeşitli hedeflerin farklı kisveler altında ve vasıtalar aracılığıyla yeniden üretilmesine hiçbir surette imkân tanımamak olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin üniter yapısının, milli egemenlik üzerine inşa edilen yönetim biçiminin, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün, Türk milletinin müşterek tarih ve gelecek tasavvurunun herhangi bir müzakerenin konusu haline getirilmesi mümkün değildir. Kabul edilen kanunun; terör örgütünün ve onunla iltisaklı yapılanmaların fiili varlıklarına son verdiğinin, kontrol ettikleri silah ve mühimmatın teslim edildiğinin, örgütsel komuta ve sevk kabiliyetinin ortadan kalktığının yetkili devlet kurumlarınca tespit ve teyit edilmesini müteakip işletilecek hukuki mekanizmaları ihtiva etmesi, düzenlemenin maksadını bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır.</p><p>Çarpıtmalara, savrulmalara ve hamasi kılıflara sokulmuş laf ebeliğine, siyasi cambazlıklara lüzum yoktur; söz konusu kanunu peşin hükümlerle çepeçevre sarılmış sözde muhalif nazardan değil; lafzıyla ve gerekçesiyle birlikte millet lehine doğuracağı önemli sonuçları dikkate alarak Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin cephesinden okumak lazımdır. Bu noktada aziz şehitlerimizin hatırası ile kahraman gazilerimizin fedakarlığına dair en küçük bir tereddüdün dahi zihinlerde yer bulmasına müsaade edilmemelidir.</p><p><strong>"KAYBEDECEK VAKTİMİZ YOK"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye bugün terörü tarihe havale edebilecek bir kudrete erişmişse bunun temelinde, vatan toprağının her karışını canıyla müdafaa eden aziz şehitlerimizin mübarek kanı; bedeninde patlama izleri ve şarapnel parçalarıyla yaşayan gazilerimizin destansı fedakarlığı; üç bin yıllık şanlı tarihiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, Emniyet Teşkilatımızın, Jandarmamızın, güvenlik korucularımızın ve bütün güvenlik unsurlarımızın yıllara yayılan mücadelesi ile milletimizin sergilediği metanet bulunmaktadır. Terörün bütünüyle tasfiye edilmesi; bu toprakları bizlere vatan kılan kahramanlarımızın mücadelesinin boşa çıkmadığının, terör örgütü PKK’nın ve onun bütün uzantılarının tarihin karanlık sayfalarına gömüldüğünün en açık tescili olacaktır. Kanunun kabulüyle birlikte ulaşılan bu merhalenin bir nihayet değil; esasen hukuki ve idari bakımdan daha müteyakkız olunması gereken yeni bir safhanın başlangıcı olduğu da unutulmamalıdır. Kaybedecek vaktimiz yoktur. Kanunun yürürlüğe girmesini müteakip öngörülen hukuki ve idari süreçlerin mümkün olan en kısa sürede hayata geçirilmesi, kurumlar arasında herhangi bir yetki ve koordinasyon boşluğunun meydana gelmesine izin verilmemesi ve ortaya çıkan tarihi fırsatın çeşitli gayri milli cephe, söylem ve söylevlerin istismar alanına dönüşmesine kati surette müsaade edilmemesi gerekmektedir.</p><p><strong>"TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİ BÜYÜK YÜRÜYÜŞÜN BAŞLANGIÇ ŞARTLARINDAN BİRİDİR"</strong></p><p>Türkiye’nin istikameti bellidir. Terörsüz Türkiye hedefi, Türkiye’nin bundan sonraki büyük yürüyüşünün başlangıç şartlarından biridir. Yıllarca terörün korku iklimi altında ekonomik, sosyal ve beşerî potansiyelini tam olarak harekete geçiremeyen bölgelerimizin yatırım, üretim, sanayi, tarım, turizm, eğitim ve istihdam imkanlarıyla buluşturulması; devlet ile vatandaş arasına örülmeye çalışılan suni mesafelerin ortadan kaldırılması ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlığının müşterek tarih, kader ve birlikte yaşama ülküsü üzerinde daha da kuvvetlendirilmesi, terörün kalıcı tasfiyesinin somut neticeleri olacaktır. 'Ben Allah'tan yalnız iki şey istiyorum: Yurdum mesut olsun, yuvam bahtiyar' diyen merhum şairimiz Ziya Gökalp’in duası, Terörsüz Türkiye idealinin de en sade ve en samimi hülasasıdır. Ulaşılan bu tarihi merhalenin aziz milletimize, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve bölgemizin huzur, istikrar ve selametine hayırlı neticeler getirmesini temenni ediyor; vatanımızın birliği ve devletimizin bekası uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor, kahraman gazilerimize hürmet ve şükranlarımı sunuyorum."</p><p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Politika</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/bahceliden-cerceve-yasa-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/7e5baace-9cee-4450-b1c2-ff06593c98be-w.jpeg" type="image/jpeg" length="94768"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Sözcüsü Sarı: İmamoğlu'nun istifası şaşırtıcı olmadı, geç kalmış bir karardır]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/chp-sozcusu-sari-imamoglunun-istifasi-sasirtici-olmadi-gec-kalmis-bir-karardir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/chp-sozcusu-sari-imamoglunun-istifasi-sasirtici-olmadi-gec-kalmis-bir-karardir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Sözcüsü Müslim Sarı, tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun CHP'den istifa etmesine ilişkin, "Şaşırtıcı olmamıştır. Gelinen noktada Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etmesi, aslında geç kalmış bir karardır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Sözcüsü Müslim Sarı, tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun CHP'den istifa etmesine ilişkin, "Şaşırtıcı olmamıştır. Gelinen noktada Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etmesi, aslında geç kalmış bir karardır" dedi.</p><p>İmamoğlu, bugün yaptığı açıklama ile 17 yıldır üyesi olduğu CHP'den istifa ettiğini duyurdu. CHP Sözcüsü Müslim Sarı, İmamoğlu'nun istifasına ilişkin sosyal medya hesabından açıklamada bulundu. CHP Sözcüsü, açıklamasına şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>"Silivri’de tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’nun CHP’den istifa etmesi şaşırtıcı olmamıştır. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yol göstericiliğinde ilçe başkanlığı, ilçe belediye başkanlığı, ardından yine Sayın Kılıçdaroğlu’nun desteği ve ısrarı ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmuştur. Kendisi İstanbul’a aday olmaya cesaret edemediğinde, CHP tüm örgütleriyle arkasında durmuş ve helal oylarla seçilmiştir. Son olarak da Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmiştir.</p><p>Bir siyasi partinin üyesiyken başka bir siyasi partinin genel başkanına 'Genel Başkanım' diye hitap etmesi, başka bir partinin kuruluş süreçlerinde yer alması kabul edilemez bir durumdur. Gelinen noktada Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etmesi, aslında geç kalmış bir karardır. Ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün iki büyük eserinden biri olan Cumhuriyet Halk Partisi, temiz ve dürüst siyaset anlayışıyla, kişilerin bireysel kariyer hırslarına bağlı olmadan, köklü tarihi ve güçlü örgütüyle emin adımlarla yoluna devam edecektir."</p><p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Politika</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/chp-sozcusu-sari-imamoglunun-istifasi-sasirtici-olmadi-gec-kalmis-bir-karardir</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/6f69df36-7804-483b-93f9-6bb1192919bc.jpg" type="image/jpeg" length="10718"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP, İstanbul'da 14 ilçeye yeni başkan atadı!]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/chp-istanbulda-14-ilceye-yeni-baskan-atadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/chp-istanbulda-14-ilceye-yeni-baskan-atadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında İstanbul'daki boş ilçe başkanlıkları için görevlendirmeler yapıldı. CHP Sözcüsü Müslim Sarı, 14 ilçede yeni ilçe başkanlarının belirlendiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Toplantısı sonrası açıklama yapan Müslim Sarı, partisinin İstanbul ilçe başkanlıklarına görevlendirmeler yapıldığını söyledi.</p><div></div><div></div><p>Sarı, İstanbul'da 14 ilçeye atama yaptıklarını belirterek şunları kaydetti:</p><p>"Arkadaşlar, genelde illerimizin ilçeleriyle ilgili değerlendirmelerimizi, aldığımız kararları ayrıntılı kararlar olarak görüp sizlerle paylaşmama eğilimi içindeyiz ama İstanbul'la ilişkin biliyorsunuz, özel bir ilgi var ve İstanbul'da özel bir beklenti oluşuyor. O yüzden biz geçen hafta İstanbul ilçelerine ilişkin yapmış olduğumuz atamaları da, yarım bıraktığımız, eksik bıraktığımız ilçelerimize ilişkin değerlendirmeleri de yaptık. Bu değerlendirmeleri de yine sizinle paylaşalım. Yaklaşık 14 tane ilçemizde ilçe başkanı belirlemiş bulunuyoruz. Bu ilçeler Avcılar ilçesi, Bağcılar ilçesi, Bakırköy, Beşiktaş, Beylikdüzü, Beyoğlu, Esenyurt, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kağıthane, Silivri, Sultangazi."</p><p><strong>İstanbul’da atanan ilçe başkanları şöyle:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Avcılar - Bülent Kılınç<br>Bağcılar - Yasemin Ağbaş<br>Bakırköy - Ali Türkoğlu<br>Beşiktaş - Serhat Dükel<br>Beylikdüzü - Turgay Eminoğlu<br>Beyoğlu - Oğuz Ünver<br>Esenyurt - Cihan Demir<br>Fatih - Oğuz Polat<br>Güngören - Güven Aydın<br>Kağıthane - Gökhan Murat Pektaş<br>Silivri - Önder Çolak<br>Sultangazi - Ali Acar</p><p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Baba Ocağı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Politika</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/chp-istanbulda-14-ilceye-yeni-baskan-atadi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 19:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/chp124421.webp" type="image/jpeg" length="65992"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'de 5 il başkanlığına atama yapıldı!]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/chpde-5-il-baskanligina-atama-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/chpde-5-il-baskanligina-atama-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'de Bolu, Gümüşhane, Hatay, Sakarya, Tokat il başkanlıklarına atama yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Toplantısı sonrası açıklama yapan Müslim Sarı, partisinin 5 il başkanlığına görevlendirme yapıldığını söyledi.</p><div></div><div></div><p>Sarı, boş bulunan 5 ile atama yaptıklarını belirtti. Atama yapılan il başkanlıkları ve il başkanları şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bolu: Ersan Türkoğlu<br>Gümüşhane: Rıdvan Eryılmaz<br>Hatay: Derya Altınay<br>Sakarya: Songül Bulut<br>Tokat: Ender Ergül.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Baba Ocağı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Politika</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/chpde-5-il-baskanligina-atama-yapildi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 17:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/kumpas-iddiasi-chp-hangi-belgeleri-isaret-etti.webp" type="image/jpeg" length="54419"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP MYK, Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/chp-myk-kemal-kilicdaroglu-baskanliginda-toplandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/chp-myk-kemal-kilicdaroglu-baskanliginda-toplandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında parti genel merkezinde toplandı. Toplantıda iç siyaset, dış politika, ekonomi ve bölgesel gelişmelerin yanı sıra ihraçlar, il örgütlerine yönelik atamalar ve TBMM’de kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un değerlendirilmesi bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Merkez Yönetim Kurulu, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında parti genel merkezinde bir araya geldi. Toplantının Kılıçdaroğlu’nun sunuş konuşmasıyla başladığı bildirildi.</p><p><strong>MYK’NIN GÜNDEMİ YOĞUN</strong></p><p>Toplantıda iç siyasetteki gelişmelerin yanı sıra bölgesel gelişmeler, dış politika ve ekonomi başlıklarının ele alınması bekleniyor. İhraçlar ve il örgütlerine ilişkin atamaların da MYK gündeminde olması öngörülüyor.</p><p><strong>PARTİ SÖZCÜSÜ SARI AÇIKLAMA YAPACAK</strong></p><p>MYK’da ayrıca TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’a ilişkin değerlendirmelerin yapılması bekleniyor.</p><p>CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı’nın ise toplantının ardından saat 17.00’de CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenleyerek MYK gündemine ilişkin açıklamalarda bulunacağı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Baba Ocağı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Politika</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/chp-myk-kemal-kilicdaroglu-baskanliginda-toplandi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/chp-myk-4.webp" type="image/jpeg" length="55130"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muharrem İnce’den sert mesaj... "Bizi kandırdılar diyecekler"]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/muharrem-inceden-sert-mesaj-bizi-kandirdilar-diyecekler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/muharrem-inceden-sert-mesaj-bizi-kandirdilar-diyecekler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'li Muharrem İnce, gündemdeki “çerçeve yasa” tartışmalarına ilişkin sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşım yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muharrem İnce, gündemdeki “çerçeve yasa” tartışmalarına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. İnce, paylaşımında sürece ilişkin eleştirilerini dile getirerek, iktidar kanadının ilerleyen dönemde yaşanabilecek gelişmeler karşısında sorumluluğu farklı aktörlere yükleyeceğini savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İnce, “Aziz Türk Milleti, çok yakında Bahçeli bizi kandırdı, Öcalan bizi kandırdı demeye başlayacaklar. Hazır olun” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Baba Ocağı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Politika</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/muharrem-inceden-sert-mesaj-bizi-kandirdilar-diyecekler</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/muharrem-ince14421.webp" type="image/jpeg" length="53278"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurtulmuş'tan 'çerçeve yasa' açıklaması...]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/kurtulmustan-cerceve-yasa-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/kurtulmustan-cerceve-yasa-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasa ile ilgili "Milli egemenliğimizi, birliğimizi, bütünlüğümüzü, ulus devlet, üniter yapımızı bozacak bir tek cümle yoktur" değerlendirmesini yaptı. "Bu bir genel af değil" diyen Kurtulmuş, "Tek tek her bir dosyayla ilgili Kurul'da kararlar verilecek ve Kurul'un verdiği kararlar çerçevesinde uygulama gerçekleşecek" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Çerçeve Yasa'nın Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilmesinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.</p><p>Çerçeve yasanın 467 oyla kabul edilmesine değinen Kurtulmuş, "Milletin, Terörsüz Türkiye'ye verdiği desteğin siyasete yansımasıdır. Barış ve esenlik havasını toplumun tamamı satın aldı. Bunun siyasete yansımasıdır" ifadelerini kullandı.</p><p>Süreç ile ilgili değerlendirmesinde Kurtulmuş, "Rapor süreçlerinin hiçbirisinde devletin temel nitelikleriyle ilgili tartışma gündeme gelmemiştir. Şehitlerimizin, gazilerimizin, maşeri vicdanın, büyük çoğunluğun kabul edeceği bir şekilde dengeyi oluşturmaya çalıştık. Milli hassasiyetin ve devlet yapısının tamamının korunabildiği ortak bir kararlılıkla yürütülmüştür. Onun için büyük bir destek sağladı" dedi.</p><p><strong>"YASA KAPIYI TAMAMEN AÇTI"</strong></p><p>"Böylesine zor bir coğrafyada, iddiası olan bir ülke olarak Türkiye, iç kalesini tahkim etmek mecburiyetindedir. Bu süreç böyle başlamıştır" diyen Kurtulmuş, "Raporun kapıyı araladığını, büyük oyla kabul edilen yasanın da kapıyı tamamen açtığını görüyorum. Bu yol birliğin, kardeşliğin yoludur" ifadelerini kullandı.</p><div></div><div></div><p>Kurtulmuş, açıklamasında, "Eski dönemin alışkanlıkları üzerinden siyaseti konuşma devri artık geride kalmalıdır. Husumete ya da karşıtlıklara dayalı bir dilin bırakılması gerektiğini düşünüyorum. Herkes yeni dönemin hassasiyetine uygun, barış ve kardeşlik diliyle konuşmak durumundadır. Önceki ezberlerine göre yapılan siyasetin bundan sonra bir karşılığı olmayacak" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>"SÜREÇ TIKIR TIKIR İŞLEYECEKTİR"</strong></p><p>Çerçeve yasa ile ilgili "Milli egemenliğimizi, birliğimizi, bütünlüğümüzü, ulus devlet, üniter yapımızı bozacak bir tek cümle yoktur" değerlendirmesini yapan Kurtulmuş, "Bu bir genel af değil. Tek tek her bir dosyayla ilgili Kurul'da kararlar verilecek ve Kurul'un verdiği kararlar çerçevesinde uygulama gerçekleşecek. Bundan sonraki süreci hep birlikte takip edeceğiz. Medyanın da bu süreçte etkisi olduğunu biliyoruz. Anayasa oylamalarında bile bu kadar yüksek konsensüs çıkmaz. Bu tarihi bir başarıdır. Türkiye en zor meselesini bile ittifakla çözecek kudrettedir. Bundan sonra süreç tıkır tıkır işleyecektir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Baba Ocağı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Politika</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/kurtulmustan-cerceve-yasa-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/numan-kurtulmus-8.webp" type="image/jpeg" length="34109"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adalet Bakanlığı'nda 'Terör Suçları Değerlendirme Toplantısı' yapıldı]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/adalet-bakanliginda-teror-suclari-degerlendirme-toplantisi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/adalet-bakanliginda-teror-suclari-degerlendirme-toplantisi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce, Ankara’da 'Terör Suçları Değerlendirme Toplantısı' gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce, Ankara’da 'Terör Suçları Değerlendirme Toplantısı' gerçekleştirildi. Adalet Bakan Yardımcısı ve HSK Üyesi Can Tuncay koordinesinde gerçekleşen toplantıya; Ceza İşleri Genel Müdürü Hazım Aslancı, Ceza İşleri Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Serhat Ergin Kanat, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü Terör Daire Başkanı Nazım TÜZÜN, Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanı Yusuf Topcan, 81 ilde terör suçlarından sorumlu Cumhuriyet başsavcı vekilleri ve Cumhuriyet savcıları ile TEM Daire Başkanlığının ilgili birimlerinin katıldı.</p><p>Adalet Bakanlığı sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce, Ankara’da Terör Suçları Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildiği duyuruldu. Açıklama şöyle:</p><p>"Adalet Bakan Yardımcımız ve HSK Üyesi Can Tuncay koordinesinde Ceza İşleri Genel Müdürümüz Hazım Aslancı, Ceza İşleri Genel Müdür Yardımcımız Ahmet Serhat Ergin Kanat, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü Terör Daire Başkanı Nazım TÜZÜN, Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanı Yusuf Topcan, 81 ilde terör suçlarından sorumlu Cumhuriyet başsavcı vekilleri ve Cumhuriyet savcıları ile TEM Daire Başkanlığının ilgili birimlerinin katıldığı toplantıda; başta FETÖ olmak üzere terör örgütlerinin güncel yapılanmaları, faaliyet yöntemleri, soruşturmalarda uygulama birliği ve adli makamlarla güvenlik birimleri arasındaki koordinasyon ele alındı. Terörle mücadelemizi; hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde, devletimizin tüm kurumlarıyla güçlü iş birliği ve kararlılıkla sürdüreceğiz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Politika</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/adalet-bakanliginda-teror-suclari-degerlendirme-toplantisi-yapildi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/a808e84f-b869-4255-9594-392a1c9224b9-w.jpeg" type="image/jpeg" length="95362"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanlığı'nda 'çerçeve yasa' zirvesi!]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/icisleri-bakanliginda-cerceve-yasa-zirvesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/icisleri-bakanliginda-cerceve-yasa-zirvesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen Çerçeve Yasa'nın ardından İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 81 ilin valisi, emniyet müdürü ve jandarma komutanını yarın VKS üzerinden gerçekleştirilecek zirve toplantısına çağırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaşmasının ardından harekete geçen İçişleri Bakanlığı, uygulamanın sahadaki yol haritasını netleştirmek amacıyla yarın saat 15.00'te İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi başkanlığında geniş kapsamlı bir zirve toplantısı gerçekleştirecek.</p><p>İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, kanunun Meclis'ten geçmesinin ardından İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, uygulamanın sahadaki adımlarını ve yol haritasını belirlemek amacıyla 81 ilin valisini, il emniyet müdürünü ve il jandarma komutanını "ivedi olarak" Video Konferans Sistemi (VKS) toplantısına çağırdı.</p><div></div><div></div><p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un da bizzat katılım sağlayacağı geniş kapsamlı toplantı, yasamayı temsil eden Meclis iradesi ile yürütmeyi temsil eden sahadaki mülki idare amirlerini ve kolluk kuvvetlerini tek ekranda bir araya getirecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Zirve öncesinde değerlendirmelerde bulunan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Sürecin akamete uğramaması için herkes üzerine düşeni yapacak" ifadesini kullandı.</p><p><strong>İÇİŞLERİ BAKANLIĞI BİRİMLERİ TAM KAPASİTE SAHAYA İNİYOR</strong></p><p>Toplantıda, sürecin 81 ildeki valiler tarafından gelişmelerin anlık olarak takip edilmesi istenecek. Süreç içerisinde yer alacak adımların; toplumsal entegrasyon, rehabilitasyon ve kamu düzeninin etkin bir şekilde ilerlemesi konuları ayrıntılı biçimde ele alınacak.</p><p><strong>DEZENFORMASYONA KARŞI DİKKATLİ OLUNMASI İSTENECEK</strong></p><p>Toplantının en kritik başlıklarından birini, valiler ile kolluk kuvvetlerinin sahada karşılaşabileceği olası sorunlar ve aksaklıklar oluşturacak. Olası provokasyonlara, dezenformasyon dalgalarına ve süreci baltalamak isteyebilecek odaklara karşı sahadaki tepkilere karşı dikkatli olunması talep edilecek.</p><p><strong>VALİLER, EMNİYET VE JANDARMANIN ROLÜ</strong></p><p>Toplantıda 81 ilin mülki amirleri ile kolluk birimlerine verilecek talimatlar, sürecin ana omurgasını oluşturacak. Valiler, illerinde sürecin en üst düzey koordinatörü ve mülki lideri olarak görev yapacak, kurumlar arası entegrasyonu ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini sağlayacak. Şehir merkezlerinde emniyet personeli, kırsal alanda ise jandarma teşkilatı, kamu düzeninin ve asayişin korunmasında sıfır tolerans ilkesiyle hareket edecek.</p><p>Güvenlik güçleri, bir yandan provokasyonları engellerken diğer yandan vatandaşla kurulan güven bağını güçlendirecek. Yarın saat 15.00'te başlayacak olan zirve, "Terörsüz Türkiye" vizyonunun sahadaki uygulama rehberini netleştirerek, sürecin yeni aşamasını resmen başlatmış olacak.</p><p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Baba Ocağı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Politika</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/icisleri-bakanliginda-cerceve-yasa-zirvesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 16:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/bakanlik-8.webp" type="image/jpeg" length="53058"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AKP'den çerçeve yasa açıklaması: Dünyadan 'üçüncü göz' olarak rol almak isteyenler oldu]]></title>
      <link>https://www.paralaksnews.com/akpden-cerceve-yasa-aciklamasi-dunyadan-ucuncu-goz-olarak-rol-almak-isteyenler-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.paralaksnews.com/akpden-cerceve-yasa-aciklamasi-dunyadan-ucuncu-goz-olarak-rol-almak-isteyenler-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKP Sözcüsü Ömer Çelik, 467 "evet" oyuyla Meclis'ten geçen çerçeve yasaya ilişkin yaptığı açıklamada, "Dün tarihî bir gündü. Terörsüz Türkiye gündemi bakımından Yüce Meclis, PKK/KCK'nın silah bırakmasının önünü açan bunun zeminini oluşturan bu yasal zemini oluşturmuş oldu. Türkiye'nin üçüncü göz olmadan şeffaf bir süreç yürütmesi kıymetlidir. Bu bir yöntem olarak Türkiye modelidir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı yeni çözüm süreci kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda 'çerçeve yasa' olarak bilinen "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", 10 Ağustos'ta oylamaya katılan 561 milletvekilinden 467'sinin "evet" oyuyla kabul edilerek Meclis'ten geçti.</p><p>AKP Sözcüsü Ömer Çelik, 467 "evet" oyuyla Meclis'ten geçen çerçeve yasaya ilişkin açıklama yaptı. Çelik,<i>"Dünyadaki bütün dikişlerin çözüldüğü, iç cephelerin darmadağın hale geldiği bir dönemde, Türkiye 86 milyonun ortak iradesiyle, millî bir gözle 'biz kendi meselemizi kendimiz hallederiz' iradesini ortaya koyuyor. Bir Türkiye modeli ortaya çıkarıyor. Bu tablo içerisinde baktığımızda bunun dünyaya verdiği mesajın da çok kuvvetli olduğunu görmek lazım"</i>diye konuştu. </p><h3>"Dün tarihî bir gündü"</h3><p>Çelik'in açıklamasından öne çıkanlar şöyle:</p><p><i>"Dün tarihî bir gündü. Terörsüz Türkiye gündemi bakımından Yüce Meclis, PKK/KCK'nın silah bırakmasının önünü açan bunun zeminini oluşturan bu yasal zemini oluşturmuş oldu. Bütün bu geçen süre içerisinde bir sürü iniş çıkış oldu. Bazen dedik 1 yılda gidilen yol bir günde gidilir. Burada net bir irademiz olduğunu çeşitli defalarda belirttik.</i></p><p><i>467 kabul oyu, siyasi tarihimiz açısından çok önemli bir sayısal ve siyasal bir niteliğe işaret ediyor. 3 şeyi gördük. Net bir irade ortaya kondu hem sayın Cumhurbaşkanımız hem de Sayın Bahçeli tarafından, ikincisi partimiz ve Cumhur İttifakı açısından bakıldığında net bir politikamız vardı. Üçüncüsü de net bir hedefe sahiptik, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge dediğimiz çalışmalar.</i></p><h3>"Meclis'te yıkıcı eleştiriler yapanlar oldu"</h3><p><i>Eleştirileri dikkatle dinledik, sabah akşam toplantı yaptık. Yapıcı eleştirilere de katkılar kadar değerlendirdiğimizi belirtmek isterim. Yapıcı eleştiriler çok kıymetli. Toplum yapıcı eleştiriler ortaya koyarken, dün Meclis'te yıkıcı eleştiriler yapanlar oldu. Sizin öneriniz nedir denildiğinde aslında herhangi bir şeyin olmadığını, siyasi bir yaklaşım olmadığını, siyasi bir yetersizlik olduğunu görmüş olduk. Aslında yasada olmayan şeyleri varmış gibi eleştiriler yapıldı. Dersine iyi çalışmış olmak, meseleyi bilmek kıymetli bir şeydir. Bazılarının hayali bir eleştiride bulunduğunu gördük. Net bir şekilde yasa ortadadır. Bunun içerdiği maddeler net bir şekilde ortaya konulmuştur, Meclis'te tartışılmıştır ve günün sonunda Yüce Meclis'te tarihî bir sonucu ortaya çıkarmıştır.</i></p><h3>"Türkiye'nin üçüncü bir göze ihtiyacı yok"</h3><p><i>Bu sürecin en kıymetli taraflarından bir tanesi de çeşitli ülkelerde çatışma çözümleri denilen bir literatür var. Esasında bu literatürün ortaya çıkmasındaki sosyolojik gerçeklikle, oradaki toplumsal ilişki ağlarıyla Türkiye'deki durumun bir ilgisi olmadığını biz uzun zamandır söylüyoruz. Bunları kopyala-yapıştır şekilde olmayacağını defalarca ifade ettik. Bu literatür 'üçüncü göz' denilen bir mekanizmaya zaman zaman ihtiyaç duymuş. Bu üçüncü göz mekanizmalarında çalışan kurumlar ve kişiler bizlere de ulaştılar, 'Biz bu süreçlerde rol alalım' diye. Türkiye'nin üçüncü bir göze ihtiyacı yok. Üçüncü göz 86 milyondur. </i></p><h3>"Bu bir yöntem olarak Türkiye modelidir"</h3><p><i>Örgütün tasfiyesi ve silah bırakması için bu yasal çerçeve oluşmuştur. Türkiye'nin üçüncü göz olmadan şeffaf bir süreç yürütmesi kıymetlidir. Bu bir yöntem olarak Türkiye modelidir. Bundan sonrasında terör örgütü tasfiye olur ve silahlarını bırakırsa, süreç tamamlanırsa bu bölge ülkeler için de bir yöntem olarak bir adres olacaktır. </i></p><p><i>Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefi bakımından bütün kardeş halklar için bir yankı oluşturacaktır. Türkiye'de böylesi uzun tarihi olan bir meseleyi, yasal zemin oluşturarak çözme konusunda net bir irade ortaya çıkmıştır.</i></p><p><i>Dün 467 evet kararı, 86 milyon vatandaşımızın emperyalizmin ve siyonizmin bölgemize dönük kötü niyetlerine karşılık güçlü bir cevap olmuştur. </i></p><p><i>Terör her zaman demokrasi üzerinde strestir, yüktür. Bu ister istemez toplumsal hayatı da etkiler. Dünyanın her yerinde böyledir. </i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><i>Şehitlerimiz ve gazilerimiz kahramanca mücadele ettiler. Hepsine şükranlarımızı sunuyoruz. Şehitlerimizin kahramanca mücadeleleri sayesinde ülkemizi bölmek isteyenler amacına ulaşamadı. Türkiye, bu mücadeleyi hakkıyla verdi. </i></p><h3>"Dünyaya verdiği mesaj çok kuvvetli"</h3><p><i>Dünyadaki bütün dikişlerin çözüldüğü, iç cephelerin darmadağın hale geldiği bir dönemde, uluslararası ilişkiler kurala dayalı düzenden boşalıyor. Tüm bunun içerisinde Türkiye 86 milyonun ortak iradesiyle, milli bir gözle 'biz kendi meselemizi kendimiz hallederiz' iradesini ortaya koyuyoruz. Bir Türkiye modeli ortaya çıkarıyor. Bu tablo içerisinde baktığımızda bunun dünyaya verdiği mesajın da çok kuvvetli olduğunu görmek lazım."</i></p><p>​​​​​​​​​​​​​​</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Politika</category>
      <guid>https://www.paralaksnews.com/akpden-cerceve-yasa-aciklamasi-dunyadan-ucuncu-goz-olarak-rol-almak-isteyenler-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 15:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://paralaksnewscom.teimg.com/crop/1280x720/paralaksnews-com/uploads/2026/08/9ca04b81-7bb9-4edd-a95e-0eddabc881fa.webp" type="image/jpeg" length="14635"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
